Açık Oturum (530) | Yeni parti hangi toplumsal fay hatları üzerine kurulacak?

İSTANBUL (Medyascope) – Açık Oturum’un bu haftaki konusu Özgür Özel liderliğinde kurulacak olan yeni parti oldu. Göksel Göksu’nun konukları Emre Erdoğan ile Murat Aksoy ve Eren Aksoyoğlu, yeni partinin kuruluş sürecini, kimlik arayışını ve karşılaşabileceği zorlukları değerlendirdi.

Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Açık Oturum’da bu hafta Özgür Özel liderliğinde kurulacak olan yeni parti konuşuldu.
  • Siyasi kimlik oluşturmanın, hazırlık yapılmadan başarısız olabileceği vurgulandı.
  • Yeni partinin fikir hareketine ihtiyaç duyduğu ve entelektüel birikimin değerlendirilmediği belirtildi.

Açık Oturum’da bu hafta, kurulacak yeni partinin Türkiye siyasetinde önemli bir dönüm noktası olma potansiyeli taşıdığına dikkat çekildi. Bu potansiyelin kalıcı bir başarıya dönüşmesinin ideolojik netliğin sağlanması, toplumsal talepleri doğru okuyabilen kapsayıcı bir siyasal dil kurulmasına ve güçlü bir örgütlenme modelinin hayata geçirilmesine bağlı olduğu görüşü ağırlık kazandı.

Siyasi partilerin toplumsal fay hayatların üzerine kurulduğunu söyleyen Emre Erdoğan, bu durumun matematiksel formülünü “Ülkedeki etkin siyasi parti sayısı, fay hattı sayısı artı bir” diye tarif etti. Türkiye’deki fay hatlarının “Türk-Kürt” ve “muhafazakâr-seküler” ayrımı üzerinden şekillendiğini söyleyen Erdoğan, siyasi partilerin, dolayısıyla yeni kurulacak partinin de ister istemez bu hatlar üzerinden konumlanmak zorunda olduğunu vurguladı. Erdoğan yeni partinin büyük ölçüde CHP’nin bulunduğu seküler muhalefet bloğunda konumlanacağını, iktidar blokundan geniş çaplı oy almasının ise kolay görünmediğini söyledi.

Anketler değil, strateji belirleyici olacak

Emre Erdoğan, henüz kurulmamış bir parti üzerinden yapılan kamuoyu araştırmalarının sağlıklı sonuç vermeyeceğini belirterek, CHP’nin tamamen boşalacağı yönündeki yorumlara katılmadığını söyledi. CHP’nin tamamının boşalacağına inanmadığını kaydeden Erdoğan, parti baraj altında kaldığında dahi kolay kolay kimsenin parti değiştirmediğini vurguladı. Anket sonuçlarının bugünkü aşamada anlamlı olmadığını ifade eden Erdoğan, bu tespitini esprili bir dille anlattı:

“İnsanların özellikle telefon anketlerinde verdikleri yanıtları ciddiye almak mümkün değil. Belki bir iyi niyet göstergesi, ‘Keşke olsa’ duygusu… Bugün çok da bilimsel bir açıklama geldi; ’24 Temmuz’da kurulursa astrologlara göre çok başarılı olacak’ denildi. Bu anketlerin değeri astrologların tahmininden daha ileride değil. Ben de ekleyeyim; Merkür retrosu geçmeden yapmayın bu işi. Bugün bitiyor. Merkür retrosu varken imza atılmaz.”

Yeni partinin ancak doğru bir siyasal stratejiyle başarı yakalayabileceğini söyleyen Erdoğan, siyasetin kendiliğinden değil, planlı biçimde inşa edildiğini vurguladı:

“Siyaset inşa edilir. Siyasette faillik diye bir şey vardır. Yoksa ‘sosyoloji belirler, yıldızlar belirler, anketler belirler’ diye bir şey yok. Eğer yeni parti kurulacaksa bunun stratejisini, taktiğini, retoriğini geliştirmesi gerekir. Pratik siyaset masa başında yapılan siyasetten çok farklıdır.”

Merkeze açılma tartışmalarına da değinen Erdoğan, bunun ciddi riskler içerdiğine dikkat çekerek, merkeze yönelip oradan oy alma hesabının son derece dikkatli yapılması gerektiğini söyledi. Yeni partinin ortaya çıkışında “mutlak butlan” kararının belirleyici olduğunu savunan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Sokak bu noktaya mı getirdi, yoksa mutlak butlan kararı mı getirdi, bu tartışmalı. Bana göre mutlak butlan kararı olmasaydı CHP’den böyle bir kopuş olmazdı. Bu biraz üstten bir itişle gerçekleşti. Üstelik ortada hâlâ parti yok. Biz olası bir partiyi konuşuyoruz.”

Yeni parti hangi toplumsal
Yeni parti hangi toplumsal fay hatları üzerine kurulacak?

Kimlik ve program arayışı

Eren Aksoyoğlu ise yeni partinin en önemli sorununun nasıl bir siyasi kimlik oluşturacağı konusunda yeterince hazırlık yapılmaması olduğunu söyledi:

“Ne Özgür Bey, ne Ekrem Bey, ne de arkadaşları daha önce parti kurma deneyimi yaşadı. Dolayısıyla partinin çadırını nereye kuracağız; sosyal demokrat bir parti mi olacak, merkezde mi konumlanacak, sol popülist bir çizgi mi izleyecek? Bunlar yeterince tartışılamadı. Aynı zamanda kamuoyunun da bu tartışmaya katılmasına çok izin verilmedi.”

Kuruluş sürecinde verilen görüntünün dağınık olduğunu söyleyen Aksoyoğlu, bunun soru işaretlerini artırdığını belirtti. Ayrıca ilk anketlerde görülen yüksek desteğin kalıcı olmayabileceğine dikkat çekerek, partinin temel siyasal başlıklarda yeni bir perspektif ortaya koyması gerektiğini söyledi: 

“30-35 bandındaki anketlerin büyük bölümü bence umuda verilmiş oylar. İnsanlar ‘Oy veririm’den çok ‘Oy verebilirim’ diyor. Bu net bir oy değil. Parti kendisini tarif etmeye başladıkça, bazı yönelimlerini açıkladıkça bazı kesimleri kaybedecek ve o rakam doğal olarak aşağı gelecektir. Yurttaşlık tanımını nasıl yapacak? Kürt sorunu konusunda nasıl bir tavır alacak? Masaya oturacağını biliyoruz ama masada ne söyleyecek? Eğer kadro hareketi şeklinde örgütlenecekse akademisyenlerle, siyaset bilimcilerle, sosyologlarla geniş bir tartışma yürütülmeli. Doğruyu birlikte arayan bir inşa süreci gerekiyor.”

“Başarı için fikir hareketi şart”

AKP’nin başarısının yalnızca güçlü kadrolardan değil, güçlü bir fikir hareketi olmasından kaynaklandığını belirten Murat Aksoy ise yeni partinin de benzer bir düşünsel hazırlığa ihtiyaç duyduğunu vurguladı:

“AK Parti sadece bir kadro hareketi değildi, aynı zamanda bir fikir hareketiydi. 28 Şubat’ın mağduriyetini, Avrupa Birliği sürecini ve ekonomik kriz sonrası oluşan toplumsal talepleri doğru okuyan yeni bir ideolojik hat kurdu.”

CHP çevresindeki entelektüel birikimin yeterince değerlendirilmediğini savunan Aksoy şu değerlendirmeyi yaptı:

“CHP’nin içinde ve çeperinde ciddi bir entelektüel sermaye var ama bunu harekete geçirecek siyasi irade yok. Parti çok dar ve kapalı bir çevrede tartışıyor. Oysa 70-100 kişilik bir ekiple birkaç günlük yoğun bir çalışma yapılsa, ardından bu tartışma topluma açılsa çok daha güçlü bir kuruluş süreci yaşanabilirdi. Toplum bu partiyi kuruyor ama partiyi kuranlar, toplumun nasıl bir parti istediğini yeterince dinlemiyor.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş