Akbelen direnişçisi Esra Işık’a hapis cezası: “Biz onurumuzu savunduk, bunun suç olmadığını biliyoruz”

Esra Işık

İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – Akbelen direnişinin simge isimlerinden Esra Işık’a, “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi. Kararın ardından konuşan Işık, “Biz onurumuzu savunduk ve bunun hiçbir zaman suç olmadığını biliyoruz” dedi.

Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Akbelen direnişinin simge isimlerinden Esra Işık’a 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi.
  • Işık, “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan cezalandırıldı.
  • “Kamu görevlisine hakaret” suçundan verilen 442 gün adli para cezasında hükmün açıklanması geri bırakıldı.
  • Avukatları, Işık’ın bu karar nedeniyle cezaevine girmeyeceğini ancak hukuki sürecin devam edeceğini açıkladı.
  • Işık, “Biz onurumuzu savunduk ve bunun hiçbir zaman suç olmadığını biliyoruz” dedi.

Akbelen direnişinin simge isimlerinden Esra Işık’a, “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi.

Duruşmayı izleyenler arasında İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, CHP Muğla Milletvekilleri Cumhur Uzun ve Gizem Özcan, Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu ile BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen de vardı.

Akbelen’de acele kamulaştırma kapsamında bölgeye gelen keşif heyetine yönelik “görevi yaptırmamak için direnme” ve “kamu görevlisine hakaret” suçlamalarıyla yargılanan Işık, 31 Mart’ta tutuklanmış, 42 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmişti.

Karar, istinaf sürecinin ardından kesinleşecek.

Avukatları: “Esra Işık cezaevine girmeyecek”

Işık’ın avukatları, hukuki sürecin devam edeceğini belirterek, verilen cezayı kabul etmediklerini açıkladı.

Avukatlar, “Esra Işık verilen ceza nedeniyle cezaevine girmeyecek. Ancak biz bu kararı ve cezayı kabul etmiyoruz. Hukuki süreç devam edecek ve Esra’nın suçsuzluğunu kanıtlamaya söz veriyoruz” dedi.

Işık: “Biz onurumuzu savunduk”

Kararın ardından adliye önünde açıklama yapan Esra Işık, verilen cezanın yalnızca kendisi için değil, toprağını ve yaşam alanlarını savunan tüm yurttaşlar için emsal niteliği taşıdığını söyledi.

Işık, “Biz bu memleketin gerçek sahipleriyiz. Bu toprağı işleyen kim? Biziz. Bu memleketi var eden kim? Biziz. Bizim emekçi ellerimiz. Biz onurumuzu savunduk ve bunun hiçbir zaman suç olmadığını biliyoruz” dedi.

Mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Işık, “Hiçbir baskı bizi yıldıramıyor. Köylüleri yıldıramıyor. Bizler şirketlere ve onları koruyanlara boyun eğmedik, eğmiyoruz ve eğmeyeceğiz” diye konuştu.

Başaran Aksu: “Akbelen halkı eğilmez”

Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada Akbelen direnişinin örnek bir mücadele olduğunu söyledi. Aksu, “Akbelen’deki direniş örnek bir direniştir. Holdinglerin ve tekellerin uyguladığı politikalar, insanları kendi tarlasında köleye dönüştüren, geçmişini gasbederek hafızasızlaştıran bir pratiktir. Esra da o köyün çocuğu olarak buna itiraz ediyor ve onurlu bir mücadele yürütüyor” dedi.

Yargının şirketleri koruyan bir tutum içinde olduğunu savunan Aksu, “Yargı, holdingleri üzmemek ve neşelendirmek adına bir seferberlik halinde. Esra’ya ister idam ister müebbet versinler, Akbelen halkı eğilmez. O holding oradan kazınıp gidecek, Akbelenliler ise orada nesiller boyu yaşamaya devam edecek” diye konuştu.

Ne olmuştu?

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’deki Akbelen Ormanı, 24 Temmuz – 1 Ağustos 2023 tarihleri arasında, YK Enerji termik santraline kaynak olacak kömürün çıkarılması için yurttaşların tepkisine rağmen kesilmişti. Kesim sırasında, yalnızca Muğla’dan değil Türkiye’nin farklı bölgelerinden yurttaşlar Akbelen Çadırlı Nöbet Alanı’na gelerek kesime karşı çıkmış ve kesimi durdurmaya çalışmıştı.

Kesime karşı çıkan yurttaşlar jandarma ekiplerinin biber gazlı, coplu, tazyikli sulu müdahalesine maruz bırakılmıştı.

Karara karşı 96 kişi dava açmıştı. Davacılar, bölgede çok sayıda zeytin ağacının zarar göreceğini öne sürmüştü. Zeytinciliğin yöre halkı için temel geçim kaynaklarından biri olduğu vurgulanmıştı. Davacılar kararın yaşam hakkı, mülkiyet hakkı ve çevre sağlığı bakımından ağır sonuçlar doğuracağını ileri sürmüştü.

Mahkemenin bilirkişi incelemesi kapsamında 30 Mart’ta Çamköy Mahallesi’ndeki parsellerde keşif başlamıştı. Köylüler ve dava tarafları, keşif işleminin kendilerine önceden bildirilmediğini savunmuştu. Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevlendirdiği keşif ekibinin sahaya gelmesinin ardından gerginlik çıkmıştı. Köylüler, işlemlerin jandarma eşliğinde sürdürülmesine tepki göstermişti. Yaşanan olayların ardından Esra Işık, 31 Mart’ta gözaltına alındı ve aynı gün tutuklanmıştı.

42 gün tutuklu kalan Esra Işık, tutukluluk incelemede 11 Mayıs’ta tahliye edilmişti.

Danıştay, Akbelen Ormanı’ndaki tarım arazilerinin acele kamulaştırma kararını 7 Mayıs’ta durdurmuştu. Danıştay 6. Dairesi, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallarına kömür sağlanması gerekçesiyle çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararının yürütmesini, davaya konu taşınmazlar bakımından oybirliğiyle “dur” demişti.

Daire kararında acele kamulaştırmanın istisnai bir yöntem olduğunun altını çizmişti. Mahkeme, bu yola ancak kamu düzeni açısından gerçek bir aciliyetin bulunduğu olağanüstü durumlarda başvurulabileceğini kaydetmişti. İdarenin öne sürdüğü gerekçelerin böyle bir olağanüstü durumu ortaya koymadığı belirtilmişti. Karar uygulandığı takdirde giderilmesi güç veya olanaksız zararların doğabileceği değerlendirilmişti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş