Ekrem İmamoğlu salondan çıkarıldı, hakkında yeni soruşturma açıldı

İSTANBUL (Medyascope) – İBB davasının 64. gününde mahkeme heyetiyle tartışma yaşayan Ekrem İmamoğlu salondan çıkarıldı. İmamoğlu’nun duruşmada sarf ettiği sözler gerekçe gösterilerek, hakkında “kamu görevlisini tehdit” suçundan soruşturma başlatıldı.

Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Ekrem İmamoğlu, İBB davasının 64. gününde mahkeme ile tartıştı ve salondan çıkartıldı.
  • Durum, İmamoğlu’nun “Ben yargılayacağım…” sözleri nedeniyle ‘kamu görevlisini tehdit’ suçlamasıyla soruşturma başlatılmasına yol açtı.
  • İmamoğlu, 59’u tutuklu toplam 414 sanıklı İBB davasında CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak yer alıyor.
  • Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, inceleme başlattığını doğruladı.
İmamoğlu'ndan Erdoğan'a, Ekrem İmamoğlu'na yeni soruşturma:
Ekrem İmamoğlu salondan çıkarıldı, hakkında yeni soruşturma açıldı

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 59’u tutuklu, 414 sanıklı İBB davasının 64. gününde İmamoğlu ile mahkeme heyeti arasında tartışma çıktı. Tartışmanın ardından salondan çıkartılan İmamoğlu’na mahkemede “Ben savunma yapmam, ben yargılayacağım, yargılayacağım merak etmeyin, ben iddianameyi yapanları yargılayacağım…” sözleri nedeniyle, “kamu görevlisini tehdit” suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı.

  • Medyascope muhabirleri Ali Deniz Çakır, Furkan Karabay ve Fırat Fıstık ile Medyascope Haber Müdürü Göksel Göksu, bugün Silivri’den aktardı. Buradan izleyebilirsiniz!
  • İBB davasının 64. gününde yaşananları canlı blogumuzdan takip edin!

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı açıklama şöyle:

” İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2026/208 Esas sayılı dosyasında sanık Ekrem İMAMOĞLU hakkında, 08/07/2026 tarihli duruşmada, mahkeme heyeti önünde sarf ettiği, ‘Ben savunma yapmam, ben yargılayacağım, yargılayacağım merak etmeyin, ben iddianameyi yapanları yargılayacağım…’ şeklindeki sözleri nedeniyle, ‘kamu görevlisini tehdit’ suçundan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.”

Ekrem İmamoğlu salondan çıkarıldı, hakkında yeni soruşturma açıldı

İmamoğlu mahkeme başkanıyla ne konuştu?

Ekrem İmamoğlu’nun duruşmadan çıkarılması talimatı verilmeden önce mahkeme başkanıyla arasında yaşananlar şöyle:

Ekrem İmamoğlu: “Yani işin temelinde cumhurbaşkanı adaylığı var, cumhurbaşkanı olmak var. Ülkenin bugünkü cumhurbaşkanının bu işe nasıl muhatap olduğuyla ilgili bizim düşüncelerimiz var. Ekrem İmamoğlu’nun Türkiye’ye nasıl baktığı meselesi var. Elbette burada yargılanan bütün arkadaşlarımızın da sizin huzurunuzda gelip anlattıkları, kendilerini savundukları, olaylara dair olmadıkları hususlar var. Bakınız, 63 duruşma bitti. Tek bir delil evrak ekrana iddia makamınca yansıtılamadı. Tek bir evrak, tek bir ses kaydı, tek bir delil, tek bir husus yansıtılamadı. Şimdi siz, iddia makamını zaten biz kınıyoruz, yok sayıyoruz. Her türlü bunu bir saldırı olarak, hukuk cinayeti olarak görüyoruz. Ama şu anda bizim güven duyarak yüzünüze baktığımız ve ömür boyu yüzünüze bakacağımız böyle bir süreçte bu yanlış kararın altında gerçekten yere düşen Türk yargısına kimsenin tekme vurmasına müsaade etmeyin, çok net söylüyorum. Tekmelemesine müsaade etmeyin. Onun için beni susturmanın ne faydası var? Bakın yani dünya liderleri Türkiye’de, Ankara’da, böyle bir ortam oradayken Ekrem İmamoğlu’nun burada susturulmasını kime izah edebilirsiniz? Yani hangi ülkeye, hangi paydaşa, hangi ortama ikna anlatabilirsiniz?”

Mahkeme başkanı: “Şöyle, itirazları sabırla dinliyoruz. Sabırla dinliyoruz.”

Ekrem İmamoğlu: “Sabırla dinlemiyorsunuz.”

Mahkeme başkanı: “Sabırla dinliyoruz itirazları, sabırla dinliyoruz. Şimdi şöyle; bu programın bu kadar, yine söylüyorum, gecikmesine neden olan bir sebep de ben değilim. Biz ısrarla ve sabırla tüm, tüm yargılama boyunca, tüm yargılama boyunca savunma haklarına müdahil olmadık. Ancak burada iyi niyetli, iyi niyetli, iyi niyetli… iyi niyetli olmayan birtakım davranışlarla yargılama süreci bu noktaya getirildi. Şimdi sus… Bizim burada sizi susturma gibi bir durumumuz söz konusu değil. Biz bir program yaptık, bu programı belirttik. Alt katlarımız da buradayken, sanıklarımız da buradayken bunu herkese takvimi söyledik, tamamlayacağımız günü söyledik. Israrla uzatmak için sürekli pazarlık halinde biz burada iki gün kaybettik fazladan. Yani bunu sizin savunmanızın üzerine ekledik. Yani bu anlamda…”

Ekrem İmamoğlu: “Hangi iki günü kaybettik sayın başkan? O pazarlıklar nerede? Hangi pazarlık sayın başkan? Ben pazarlık falan yapmadım. Perşembe sabahı saat…”

Mahkeme başkanı: Ekrem Bey şu anda da aynısını yapıyorsunuz. Bakın ben size şu an şimdi bakın bir yargılama, bir usul var.

Ekrem İmamoğlu:“Mikrofonu alıp size sadece 10 dakika izahta bulundum. Nasıl engel oldum ben anlamadım?”

Mahkeme başkanı: “Şimdi yargılamanın bir usulü var.”

Ekrem İmamoğlu: “Evet.”

Mahkeme başkanı: “Bu usulün dışında hiçbir şey yapmıyoruz. Şu an huzura almışız. Hakkınızdaki isnatlar belli, iddianame belli. Dört ay yargılama sürdü. Dört ay öncesinde tensip zaptından yargılama başlayıncaya kadar sekiz aylık bir süre geçti. Yani burada şu an ya savunmanızı alacağız ya da savunma almıyorsak susma hakkınızı kullandığınızı yazacağız zapta, celseyi kapatacağız. Takdir sizin. Yani bu anlamda ben ben şimdi burada hani bunun pazarlığını yapacak mecrada, makamda değilim. Belirlediğimiz belirlediğimiz bir takvim var, bu takvime uyun. Yani biz makul de bir süre veriyoruz herkese. Bu anlamda da savunma hakkım kısıtlandı algısı yaratarak böyle şey yapmayın yani. Biz burada hangi soruyu sormanızı engelledik? Ya avukatlarınız niye ısrarla ses çıkarıyorlar ya? Yani niye? Şimdi hangi soruyu hangi soruyu sordunuz engelledik? Ya ısrarla takvimi bu hale getirmek için elinizden geleni yaptınız hep beraber. Yani burada şu an bu şekilde bağıran, ses çıkaran avukatlarımız mı bu şekilde aynı zamanda? Burada bize burada bize iddianame dışında bakın Ekrem Bey iddianame dışında bize burada ses kayıtları dinlettirilmedi, sporcu görselleri izlettirilmedi yani yapmadığınız şey kalmadı burada. Ondan sonra da savunma hakkımız kısıtlandı. Böyle bir şey yok yani. Savunma hakkı bu kadar sınırsız da bir şey değil yani bunun makul bir süresi var yani.”

Ekrem İmamoğlu: “Kimin kısıtlanmasından bahsediyorsunuz? Buradaki sanıklar hak arama derdinde. Neyin sporcusu, neyin şeycisi? Sayın başkan, ne gerekiyorsa…”

Mahkeme başkanı: “Biz buradayken beraber izledik bunu.”

Ekrem İmamoğlu: “Bakın bu insanlar 16 aydır hapiste, 16 aydır tutuklu.”

Hâkim: “Ekrem Bey savunmanızı yapıyorsanız savunmanıza geçelim. Savunma yapmayıp bu şekilde dönüp buraya pazarlık yapmak için geldiyseniz salondan çıkartacağım.”

Ekrem İmamoğlu: “Hayır, siz…”

Mahkeme başkanı: “Avukatlarımız hiçbir şekilde ses çıkarmasın.”

Ekrem İmamoğlu: “Şimdi bu noktadan bu noktadan bu niyetini tutun, bakın bu bu bu tutumla beni beni…”

Mahkeme başkanı: “Bakın burası böyle şey değil yani böyle söz hakkı vermeden rahatça bağırıp çağıracağınız yerler değil.”

Ekrem İmamoğlu: “Tamam bakın…”

Mahkeme başkanı: “Ekrem Bey ya savunmanıza geçelim kimlik tespitini alalım ya da savunma yapmayacaksanız sizi salondan çıkartacağım.”

Ekrem İmamoğlu: “Sayın Başkan, tekrar ediyorum, müsaade edin arkadaşlar. Sayın Başkan, tekrar ediyorum. Siz ağır bir hak ihlali yapıyorsunuz. Siz Türk yargısına büyük bir zarar veriyorsunuz. Siz açıklanamaz bir şekilde 9 Temmuz’u milat koydunuz. Ne adli tatil başlangıcı, ne Sayın mahkeme…”

Mahkeme başkanı: “Duruşma günü verirken duruşma takvimini verirken altına gerekçe yazmaz şundan dolayı şu tarihte diye. Yani bunun neden böyle başka mecralara çekmeye ısrarla…”

Ekrem İmamoğlu: “Siz böyle yapınca uzuyor işte, siz yaptınız, siz uzattınız. Böyle yapınca uzuyor, müsaade edin, bitireyim.”

Mahkeme başkanı: “Ekrem Bey müsaade edin, müsaade edin.”

Ekrem İmamoğlu: “Tamam son cümlelerimi kurayım. Avukat Bey müdahil olmayın.”

Mahkeme başkanı: “Ne dinliyoruz şu an savunma mı alıyoruz? Ne dinliyoruz biz şu anda? Savunma mı alıyoruz, neyi dinliyoruz? Tamam, kimlik tespitini alalım. Ekrem Bey yani neden ısrarla? Bakın savunma yapmaktan kaçmaya çalışıyorsunuz. Kimlik tespitinizi alalım. Bu çok siyasi bir yaklaşım. Hayır, kimlik tespitini alalım. Ben hiçbir şey, ben kimseye zorla savunma yaptırmam.”

Ekrem İmamoğlu: “Ben savunma yapmam. Ben yargılayacağım, yargılayacağım.”

Mahkeme başkanı: Sen yargılayacak makamda değilsin.

Ekrem İmamoğlu: “Ben iddianameyi yargılamaya geldim. İddianame yapanlar…”

Mahkeme başkanı: “Sen buraya yargılanmaya geldin, burası senin yargılayacağın makam değil. Burası senin yargılayacağın makam değil, biz de senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. Biz seni yargılayacak makamda oturuyoruz. Hakkında 203 uyguladım, salondan dışarı çıkartın. Alın, dışarı çıkartın.”

Ekrem İmamoğlu: “Benim Ankara’da yargılayacaklarım, buradaki yargıyı yürütmeye çalışıyor. Adalet Bakanlığı bir çöküş bakanlığıdır. Adalet millete aittir. Ben millete konuşuyorum. Millete yüzümüzü dönelim.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş