Enkazdan doğan şampiyon: Meryem Hanne Erbil, tek koluyla üç altın madalya kazandı

ADIYAMAN (Medyascope) – 6 Şubat depremlerinde annesini, babasını, kardeşini ve sağ kolunu kaybeden Meryem Hanne Erbil, spora yeniden tutunarak Para Atletizm Türkiye Şampiyonası’nda üç farklı branşta altın madalya kazandı. Genç sporcu şimdi hedefini 2028 Paralimpik Oyunları olarak belirledi.

Enkazdan doğan şampiyon
Enkazdan doğan şampiyon: Meryem Hanne Erbil, tek koluyla üç altın madalya kazandı

6 Şubat depremlerinde hayatı paramparça olan genç sporcu Meryem Hanne Erbil, yaşadığı tarifsiz acılara rağmen pes etmedi, küllerinden yeniden doğdu. Adıyaman’da enkaz altında üç gün boyunca yaşam mücadelesi veren, bu süreçte annesini, babasını ve kardeşini kaybeden Meryem, aynı zamanda sağ kolunu da yitirdi. Ancak o, tüm kayıplarına rağmen hayata tutunmayı başardı ve sporu yeniden sarıldığı bir umut haline getirdi.

Bugün ise Meryem, azmi ve inancıyla sadece kendi hayatını değil, bir şehrin umudunu da ayağa kaldırıyor. Genç sporcu, Para Atletizm branşında 3 farklı dalda Türkiye Şampiyonu olarak adını altın harflerle yazdırdı.

Çocuk yaşlarda eskrimle spor hayatına başlayan Meryem, yıllar önce sağ koluyla Türkiye üçüncülüğü elde etmişti. Depremle birlikte hem ailesini hem de sağ kolunu kaybetmesine rağmen spordan kopmayan genç sporcu, şimdi sol koluyla Paralimpik Oyunlar’a hazırlanıyor.

Diyarbakır’da 69 sporcunun katılımıyla düzenlenen Para Atletizm Türkiye Şampiyonası’nda U20 kategorisinde; 100 metre koşuda Türkiye birincisi, Gülle atmada Türkiye birincisi ve Cirit atmada Türkiye birincisi olan Meryem, 3 altın madalya kazanarak büyük bir başarıya imza attı.

“Ya tamamen vazgeçecektim ya da yeniden ayağa kalkacaktım”

Enkazdan doğan şampiyon: Meryem Hanne Erbil, tek koluyla üç altın madalya kazandı

Başarı hikayesini anlatırken gözleri dolan ancak sesi kararlılıkla yükselen Meryem Hanne Erbil, yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi:

“Yaklaşık 11 sene önce eskrim branşıyla spor hayatıma başladım. Çok severek yaptığım bir spordu ve başarılıydım. Ama 6 Şubat’ta hepimizin yaşadığı o büyük felaketi ben de yaşadım. O gün sadece bir deprem olmadı, benim hayatım tamamen değişti. Annemi, babamı, küçük kardeşimi ve sağ kolumu kaybettim. O an her şey bitmiş gibi hissettim. Hem psikolojik olarak hem fiziksel olarak çok ağır bir süreçten geçtim.

Ancak bir noktadan sonra şunu fark ettim; ya tamamen vazgeçecektim ya da yeniden ayağa kalkacaktım. Ben ikinci yolu seçtim. Spor benim için yeniden hayata tutunmanın yolu oldu. Tekrar eskrime başladım ama sonra hocalarım bana farklı branşları denememi önerdi. Atletizmle tanıştım. İlk başta zorlandım ama sonra içimde bir şeylerin yeniden canlandığını hissettim.

Cirit, gülle ve koşu branşlarını denedim. Çok yeniyim ama inanıyorum. Diyarbakır’daki Türkiye Şampiyonası’na katıldım ve üç branşta da birinci oldum. Bu benim için sadece bir madalya değil, yeniden doğuşumun simgesi.

Şimdi hedeflerim çok daha büyük. Ocak ayında olimpik deneme yarışmalarına katılmak istiyorum. Ardından Dubai’deki uluslararası yarışmalar ve 2027’deki dünya şampiyonası var. En büyük hayalim ise 2028 Paralimpik Olimpiyatları. Bunun için durmadan çalışıyorum, her gün antrenman yapıyorum. Yoruluyorum ama asla vazgeçmiyorum.

Bu süreçte yanımda olan herkese minnettarım. Antrenörüm Emre hocama, aileme, ablama, akrabalarıma ve il müdürlüğümüze çok teşekkür ediyorum. Bana inandılar, beni yalnız bırakmadılar. Ben de onları gururlandırmak istiyorum. Ülkemi ve Adıyaman’ı en iyi şekilde temsil etmek istiyorum.”

“Üniversiteyi de sporu da sürdürmek istiyorum”

Enkazdan doğan şampiyon: Meryem Hanne Erbil, tek koluyla üç altın madalya kazandı

Üniversite eğitimiyle sporu birlikte yürütmenin zorluklarına da değinen Meryem, kararlılığını şu sözlerle ifade etti:

“Adıyaman Üniversitesi Sosyoloji bölümünde okuyorum. Şu an 4. sınıfa geçtim. Elbette hem üniversite hem spor birlikte zor oluyor. Ama ben ikisini de bırakmak istemiyorum. Hayatımı dengelemeyi öğrendim. Planlı çalışıyorum. İkisine de aynı özeni gösteriyorum. Çünkü hem iyi bir sporcu hem de iyi bir birey olmak istiyorum.”

Gençlik ve Spor İl Müdürü Elüstü: “İnanılmaz bir başarı”

Enkazdan doğan şampiyon
Enkazdan doğan şampiyon: Meryem Hanne Erbil, tek koluyla üç altın madalya kazandı

Adıyaman Gençlik ve Spor İl Müdürü Hüseyin Elüstü ise Meryem’in hikayesinin sadece bir spor başarısı değil, aynı zamanda büyük bir direnişin simgesi olduğunu vurguladı.

Elüstü, duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Meryem kızımız, 6 Şubat depreminde çok ağır kayıplar yaşamış bir evladımız. Ailesini kaybetmiş, büyük bir acı yaşamış. Ama buna rağmen hayata küsmedi. Spora sarıldı ve bugün geldiği nokta gerçekten hepimiz için büyük bir gurur kaynağı.

Deprem sonrası gençlerimizin yeniden hayata tutunması için sporun ne kadar önemli olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. Meryem bunun en güçlü örneği. Önce eskrimle başladı, ardından para atletizme yöneldi ve kısa sürede Türkiye şampiyonu oldu. Bu, inanılmaz bir başarı.

Bizim amacımız, depremden etkilenen tüm gençlerimizi sporla buluşturmak, onları yeniden sosyal hayata kazandırmak. Meryem gibi örnek sporcularımız, diğer gençlerimize de umut oluyor. Onun azmi, inancı ve çalışkanlığı herkese ilham veriyor.

Meryem’in önü çok açık. Hem üniversite hayatında başarılı bir öğrenci hem de sporda büyük hedefleri olan bir sporcu. Biz de Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak her zaman yanında olacağız. İnşallah önümüzdeki süreçte dünya şampiyonalarında ve Paralimpik Oyunlar’da hem ilimizi hem ülkemizi en iyi şekilde temsil edecek.

Adıyaman’dan daha nice Meryem’ler çıkacak. Yeter ki gençlerimiz spora yönelsin, biz onların yanında olmaya devam edeceğiz.”

Enkazdan doğan bu büyük başarı hikayesi, yalnızca bir sporcunun zaferi değil; aynı zamanda umudun, azmin ve yeniden ayağa kalkmanın en güzel örneği.

Meryem, Sümerevler Atletizm Pistinde antrerölerüyle birlikte düzenli olarak haftanın 5 günü çalışmalarına devam ediyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş