Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na: “Umudu burada tüketirsen, millet umudu yeni partide arıyor”

ANKARA (Medyascope) – Grup toplantısında konuşan CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel’den “Kimsenin partiden ayrılma lüksü yok, kim ayrılıyorsa Erdoğan’a hizmet eder” diyen Kılıçdaroğlu’na net yanıt geldi. Özel, Kılıçdaroğlu’nun AK Parti yargısıyla atandığını ve kendini altı yıl öncesinden bugüne ışınlattığını söylerken “Milletin umudunu burada tüketirsen, millet umudu yeni partide arıyor” diye konuştu. CHP üyelerinin genel başkanlık seçimi yapmasını isteyen Özel “Kaybeden CHP’yi salsın, yüzde 90 oy alamazsam siyaseti bırakırım” dedi.

Özgür Özel'den Kılıçdaroğlu'na
Özel’den Kılıçdaroğlu’na tarihi çağrı: “Kaybeden CHP’yi salsın”

CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel haftalık grup toplantısı için Meclis kürsüsündeydi. Özel, atanmış genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yeni parti cevabını verirken, yeniden üyelerin yapacağı bir seçimde yarışma çağrısı yaptı.

“Millet umudu yeni partide arıyor”

Kılıçdaroğlu’nun dün (13 Temmuz) katıldığı televizyon programındaki “Gerçek anlamda CHP’li kendi partisini korur. Hiç kimsenin partiden ayrılma lüksü yoktur, kim partiden ayrılıyorsa Erdoğan’a hizmet eder. Türkiye’yi dar bir alana kıstıran bir görüşü kabul etmiyoruz” sözlerine Özel, Meclis kürsüsünden yanıt verdi:

“Bir yandan ‘Efendim yeni parti kurulur mu, kurulmasın nereye gidiyorsunuz? Niye gidiyorsunuz? Anlayamadım.’ Kimse yeni parti kurmanın meraklısı değil de sokakta iktidar yürüyüşümüzü kesip partiyi baraj altına çekip umudunu tükettiğin emekli soruyor yeni partiyi. Böyle soruyor, kolumu cimciriyor yeni parti diye. Yeni partiyi nasırlı elleriyle kiraz toplayan teyzem soruyor. Sanayide bütün gün çalışan kalfa soruyor. ‘Alın terinin karşılığını alırsam sosyal demokratların iktidarında alırım, sendikaya kavuşurum, yarın öbür gün daha iyi çalışırım’ diyenler arıyor. Yeni partiyi ‘Artık bu ülkede yaşamayacağım ve dünyanın başka bir tarafına gideceğim’ diyen gençler soruyor.”

Kılıçdaroğlu’na yönelik sözlerine Özel “Hem seçilmeden geleceksin, AK Parti yargısıyla atanacaksın, kendini altı yıl öncesinden bugüne olmayan mazbatanla ışınlatacaksın. Ondan sonra, ‘Ya yeni parti niye konuşuluyor, hiç anlamıyorum.’ Millet anlıyor niye konuşuluyor. Milletin umudunu burada tüketirsen, millet umudu yeni partide arıyor” diye devam etti.

Önceki Genel Başkanlara saygıda kusur etmediğini “Benden önceki Genel Başkan demediğini bırakmadı. ‘Olsun o beni eleştirir, onun hukuku bana emanet’ dedim” diye anlatan Özel, il başkanlarının görevden alınmasını ve ihraç edilmesini “Partinin evlatlarına kıyıyorsunuz” şeklinde eleştirdi.

“Üyeler seçsin, kaybeden CHP’yi salsın”

Özel’den Kılıçdaroğlu’na tarihi çağrı: “Kaybeden CHP’yi salsın”

Özel, genel başkanlığa seçildiğinde partinin üye sayısını bir milyon 250 binden 2 milyona çıkardıklarını söylerken mutlak butlan kararının ardından 50 bin kişinin istifa ettiğini açıklayan Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na “Tarihi çağrı” geldi:

“Görüyorum ki ‘Ben aday olmam. Hiç olmadım. Aday gösterilirsem olabilir’ falan lafları yeniden geri gelmiş. Tam zamanı. İlk kez Sayın Kılıçdaroğlu size bu kürsüden ki bu kürsüde siz görev yaptınız, konuştunuz. Ben orada oturdum. Alay ediyorlar benimle. Aday oldunuz, ben burada gözyaşı döktüm. Bu kürsüden ama bu kürsünün ilk sahibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Son sahibi ne benim ne sensin. Madem ki partilisin, madem ki bölünmek istemezsin, madem ki bölünme olursa AK Parti‘ye yarayacak diye sanki bölebilecekmiş gibi konuşursun. Buradan açıkça söylüyorum. Sayın Kılıçdaroğlu çağrı yapıyorsun ya, çağrı yapıyorum. İkimiz yarışalım 2 milyon üyeyle. Yüzde 90’ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum.”

Genel başkanlığa seçildiğinde “Partiyi birinci parti yapmazsam siyaseti bırakıyorum” dediğini ve yerel seçimde birinci olduklarını hatırlatan Özel “Arkadaşlar ‘Bilmiyorum, duymuyorum, konuşmuyorum’ diyerek değil, siyaset iddia ile olur. ‘Yüzde 90 oy almazsam siyaseti bırakıyorum’ diyorum. Kazanmak, galibiyet iddia işidir. Ortaya koyuyorum. Buyursunlar, bekliyorum” diye konuştu.

“İstinaf dosyayı Yargıtay’a göndermiyor”

Mutlak butlan kararının üstünden 54 gün geçtiğini söyleyen Özel “Butlanı kabul edeni millet sokağa çıkartmıyor, illerde selamını almıyor. Butlana direnenleri omzunun üstünde taşıyor” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun istinafın tedbir kararı nedeniyle kurultay yapılamayacağına dönük sözlerini hatırlatan Özel, olağanüstü kurultay için delegelerin noter onaylı imzalarını genel merkeze teslim ettiğine değindi. Özel “İmzaları verdik, üstünden bir ay geçti, hiçbir şey söylemeyip üstüne yatıyorlar” diye ekledi. Mahkeme kararıyla göreve gelen Parti Meclisi 40 kişinin altına düştüğü için olağanüstü kurultayın zorunlu olduğunu söyleyen Özel istinafın kasıtlı olarak dosyayı göndermediğini savundu:

“54 gün geçti, istinaf Bölge Adliye Mahkemesi 36 kararı vermiş, herkes ne diyor bize? ‘Yargıya saygı duyun, sakin olun, Yargıtay’ı bekleyin.’ Dosyayı Yargıtay’a göndermediler. Bir aydır bir düğmeye basacak mahkeme başkanı, basmıyor. Düğmeye basma yetkisi oradaki müdürde. Yazı yazmış yetkiyi üstüne almış, ondan habersiz onaylanmasın diye. Adli tatil gelene kadar onaylamamak için ‘Müzakere var basamadım, NATO vardı gidemedim, bilmem ne yapamadım.’ Şimdi 3 günlük rapor daha almış, o düğmeye basamasın ki kararı Yargıtay’a yollamasın. Dikkat, kararı alan, kararı Yargıtay’a yollamamaya çalışıyor, üst mahkemenin denetimine sokmamaya çalışıyor. ‘5-6 gün daha sallarsam araya 40 gün adli tatil girer, belki bunlar yılar, partiyi oraya bırakır, maksat hasıl olur, ben de bu işlerden kurtulurum.’ Aldığı karara güvenmeyen, Yargıtay’ın bozacağını adı gibi bilen, verilen talimatı uygulayanın muradını ben biliyorum. Ama bu millet günü gelince soracak bunun hesabını.”

“Güya faili meçhulleri bulacaklar, beyaz Toroslarıyla poz veriyorlar”

Özgür Özel'den Kılıçdaroğlu'na
Özel’den Kılıçdaroğlu’na tarihi çağrı: “Kaybeden CHP’yi salsın”

Cumartesi Anneleri’nin eylemlerinin 1111’inci haftası olduğuna ve 21 Ocak 2025’te Grand Kartal Otel’de yakınlarını kaybedenlerin adalet arayışına değinen Özel şöyle konuştu:

“Bugün ‘geçmişteki faili meçhulleri aydınlatıyoruz’ diye algı çalışması yapanlar, faili malum olan bir katliama sessiz kalıyorlar. Aynı Bakanlar Kurulu masalarını paylaşıyorlar. Yüz yüze bakıyorlar. Sonra da dönüp bu millete adalet dağıtacaklarını söylüyorlar. Bin 111 haftadır ‘Cumartesi Anneleri’nin kayıplarını aramak için, onların sesini duyurmak için İstanbul’da oturdukları yerde güya o faili meçhulleri bulacaklar, beyaz Toroslarıyla millete poz veriyorlar, bakanlıklardaki makamlarda oturuyorlar. Bir gün gelecek Cumartesi Anneleri’nde, Kartalkaya’da, Soma’da, Ermenek’te, ne kadar toplumun içini yakan ve bu sistem içinde kendini kurtaran ve onları kurtaranlar hesap verecek, adalet yerine gelene kadar bu mücadele, bizim mücadelemiz olarak sürecek.”

“Canımı yakmak için Güner’i hedefe oturttular”

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in gözaltına alınmasına tepkisini sürdüren Özel, Sayıştay’ın kamu yararı olduğunu tespit ettiği ihale iptaliyle ilgili Güner’in suçlandığı açıkladı:

“Birileri bu ihale iptalini, Ankara’da bir şey olmuyor, İstanbul’a bildirdi. İstanbul’dan biri dosyayı aldı. Önce kendi geldi, sonra dosyayı açtı. İstanbul’dan bir başsavcı vekili Ankara’ya dosyayla birlikte geliyor. Hüseyin’in yaptığı bu işi bu boyutta ele alıyor. Sorulan, basına yapılan serviste ‘rüşvetler, onlar bunlar’ havalarda uçuşurken dün gördük ki Allah’a şükür bu konuşulanın dışında hiçbir şey yok. Ama şimdi buradan usul bu ya, hedef kim? Hedef orada Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’ydu, CHP’nin başarılı belediye başkanlarıydı. Şimdi Ankara’ya gelindi, Ankara’da hedef kim? ‘Canını yakalım CHP’nin, canını yakalım Özgür Özel’in. Hüseyin Can Güner’i hedefimize oturtalım.’ Bunu buradan, bu yüce çatının altında, tutanak alında, milletin gözünün önünde, sizlerin şahitliğinde, tarih önüne emanet ediyorum.”

“Savcılara mülakat” iddiası

Özel, yeni atamalar yapılmadan önce hakim ve savcılara CHP’li siyasetçilerin ismini verip “Önüne bu gelirse delile mi bakacaksın, gözünü kırpmadan tutuklayacak mısın” diye sorulduğu iddiasını yeniden gündeme getirdi ve Ekrem İmamoğlu’nun savunma süresinin kısıtlanmasından söz etti:

“Ülkeyi yönetenler artık vicdandan, adil yönetiyor görüntüsü vermekten, mahkemeleri sanki varmış gibi göstermekten bile vazgeçmiş durumdalar. Geçen hafta Ekrem İmamoğlu’nun, sevgili Başkan’ın yargılandığı dava. 147 ayrı iddia. Ekrem Başkan her bir şey söylemek istediğinde ‘Başkan otur, savunma sıran gelince her birine tek tek istediğin kadar cevap vereceksin’ diyen, bir yerden gelen talimatla ‘Efendim 9’unda mahkemeyi bitireceğim. O güne kadar savunmalar bitecek. Haydi çabuk.’ Birçok kişinin avukatını kesmiş. Avukatın savunmada sözünün kesildiği nerede görülmüş? Ekrem Başkan’a gelmiş, ’Altı saatin var. Bütün avukatların ve sen altı saatte savunmanı yapacaksın.’ Böyle bir noktayla, ucubelikle, hukuk tanımazlıkla, vicdansızlıkla karşı karşıyayız.”

“İBB borsası” hatırlatması

Özel geçtiğimiz sene “İBB borsası” diyerek, tutuklu isimlere 2 milyon dolar karşılığında savcıyla görüştürmeyi ve tahliye edilmeyi vadeden avukatı açıklamıştı. Özel, o avukat yurtdışına kaçmak üzereyken yakalandığını hatırlattı:

“Geçen gün hayretlere düşerek izledim. Bir köşe yazarı diyor ki, ‘Murat Ongun iddia etti’ diyor, ‘Efendim şu avukat benden para istedi. Böyle bir şey olabilir mi? İddia doğruysa vahim, yalansa daha vahim’ diyor. Yahu çok iyi de bizzat bir tutuklu bunu dedi, ifadelerinin arkasında. Bu ifade tutanağı Silivri’de kayıtlara girdi. Ben bunu Bayrampaşa’da otobüsün üstünden avukatın adını vererek söyledim. ‘Buna imza at, şuraya da parayı at, dışarı çık’ diyen avukat o gece cep telefonlarını evde bırakıp bir başka arkadaşının arabasına binip Antalya Kepez’e doğru yola çıkıp, orada Yunan Adası’na geçmek için tekne ayarlayıp jandarmaya yakalandı Kepez’de. Getirildi, mahkemede ev hapsi verildi. Şu anda ev hapsi de kaldırıldı. Binamız işgale uğradığında ‘Burada temizlik başlamış’ diye bizim CHP Genel Merkezinden poz veriyor o avukat. Sen diyorsun ki ‘Böyle bir iddia varsa vahim. Yalansa dahi vahim.’ Olmuşu var, suçüstü yakalanmışı var, kaçışı var, gelişi var, ortada dolaşıyor adam. Bu kadar somut gerçekler ortadayken buna şaşırmayıp da tutup oradan bir şeyi cımbızlayıp ona şaşırmalar. Kim neyin şakasını yapıyor? Kim kimi kandırıyor? Kim hangi tiyatroyu oynattırıyor? Bunların hepsini görmek lazım.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş