İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – CHP’nin atanmış genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP bölünürse bu durumun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işine yarayacağını ifade ederek, “Kim partiyi bölüyorsa Erdoğan’a hizmet ediyor demektir. Bir kez daha ifade edeyim; kim partiyi böler, partiyi ayrıştırırsa Erdoğan’a hizmet etmiş olur” dedi.

Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’de yaşanacak bir bölünmenin Erdoğan’a yarayacağını belirtti.
- CHP’nin içindeki tartışmaların olağan olduğunu ve partiyi canlı tuttuğunu ifade etti.
- Kılıçdaroğlu, itiraz kültürünün CHP’nin kurumsal yapısında önemli bir yeri olduğunu vurguladı.
- Mutlak butlan davasının kendisiyle değil, partililerin başvurularıyla şekillendiğini söyledi.
- Kılıçdaroğlu, eski yönetim ile göreve gelmelerinin amacının partiyi yeni bir kurultaya taşımak olduğunu açıkladı.
CHP’nin atanmış genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tv100 canlı yayınında gazeteci Başak Şengül ve Erdoğan Aktaş’ın sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, “CHP bölünüyor mu” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Öncelikle şunu ifade edeyim; Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel özelliklerinden biri, iç tartışmaların en yoğun ama en uygar şekilde yaşandığı partilerden biri olmasıdır. CHP sıradan bir parti değildir. Yüz yılı aşkın bir geçmişe sahiptir. Zaman zaman ayrılıklar olmuştur, zaman zaman tartışmalar yaşanmıştır. Bunlar bazen genel başkanlık düzeyinde, bazen de izlenen politikalar üzerinden olmuştur. Dolayısıyla bu tartışmaları olağan karşılamak gerekir. Partinin kendi içindeki tartışmalardan kaçınmamak lazım. Çünkü tartışmalar partiyi diri tutar.”
“İtiraz kültürü”
Kılıçdaroğlu, CHP’nin kurumsal kültüründe itirazın önemli bir yeri bulunduğunu belirterek, geçmişte de parti içinde ayrılıkların yaşandığını ancak CHP’nin kuruluş ilkeleri ve “ahlaki üstünlüğü” sayesinde yüz yılı aşkın süredir varlığını koruduğunu söyledi. Partinin Türkiye’nin en çok tartışılan siyasi hareketlerinden biri olmasının da bu önemini gösterdiğini ifade etti.
CHP’de yaşanacak bir bölünmenin iktidarın işine yarayacağını savunan Kılıçdaroğlu, mutlak butlan davasını kendisinin açmadığını, davanın CHP’lilerin başvuruları ve ifadeleri üzerine şekillendiğini belirtti. Kurultayda delegelerin iradesinin para ve çıkar karşılığında etkilendiği iddialarının yine partililer tarafından gündeme getirildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, tartışmanın bu yönünün göz ardı edildiğini dile getirdi.
“Parayı alan kim? CHP’liler; ifadeyi veren kim? CHP’liler”
Kurultayla ilgili para iddialarının belediye başkanları ve partililer tarafından kamuoyuna taşındığını söyleyen Kılıçdaroğlu, ilk günlerde parti yönetiminden kimsenin kurultayda şaibe olmadığı yönünde net bir açıklama yapmadığını, bu yönde ilk açıklamayı kendisinin yaptığını ifade etti.
Mutlak butlan kararının yalnızca kendisini değil, 38. Olağan Kurultay öncesindeki Parti Meclisi, Merkez Yönetim Kurulu ve genel başkanı birlikte göreve döndürdüğünü belirten Kılıçdaroğlu, mahkemenin eski yönetimi yeniden kurultayı toplamak amacıyla görevlendirdiğini savundu.
“Mahkeme ‘O kurultayda şaibe oldu, usulüne uygun şekilde yeni bir kurultay yapın’ diyor
Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararı çıkmadan önce Mansur Yavaş, Vahap Seçer ve Engin Özkoç’un kendisiyle görüştüğünü, bu görüşmede kayyum atanmasını kesinlikle kabul etmeyeceğini söylediğini aktardı. Mutlak butlan halinde ise eski yönetimin birlikte göreve döneceğini belirterek bunun kayyumdan farklı bir durum olduğunu ifade etti.
Partinin bu süreçte tartışmalardan arınması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, CHP’nin temel gücünün ahlaki üstünlüğü olduğunu ve bunun korunmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
“Bizim oraya gelip kalıcı olma gibi bir niyetimiz yok”
Dosyada MASAK raporları, para hareketleri ve çok sayıda ifadenin bulunduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, kamuoyunda bu iddiaların değil, kendisinin göreve dönmesinin tartışıldığını savundu.
Eski Parti Meclisi ile birlikte göreve gelmelerinin amacının partiyi yeniden kurultaya götürmek olduğunu belirterek, “Bizim oraya gelip kalıcı olma gibi bir niyetimiz yok” dedi.








