Özgür Özel yeni parti için tarih verdi: “Temmuz sonu veya ağustos başında resmi bir adım atılabilir”

İSTANBUL (Medyascope) – Özgür Özel yeni parti için tarih verdi. Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 15 Temmuz’un yıldönümünde yaptığı açıklamalarda CHP’nin darbe girişimi gecesi Meclis’in açılması çağrısını yaptığını söyledi. Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in tutuklanmasını “siyasi operasyon” olarak nitelendiren Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını eleştirdi, yeni parti hazırlıklarının sürdüğünü doğruladı ve Kılıçdaroğlu’na “2 milyon üyenin önüne çıkalım, kaybeden siyaseti bıraksın” çağrısı yaptı.

Özgür Özel yeni parti
Özgür Özel yeni parti için tarih verdi: “Temmuz sonu veya ağustos başında resmi bir adım atılabilir”

CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, Sözcü TV’de katıldığı 15 Temmuz Liderler Özel programında, CHP’nin 15 Temmuz 2016’daki tutumunu değerlendirdi. “15 Temmuz’u o gün nasıl tanımladıysak bugün de aynı noktadayız” diyen Özel, darbe girişimi gecesi CHP’nin demokrasinin ve seçilmiş Meclis’in yanında durduğunu söyledi.

15 Temmuz gecesi neler yaşandı?

Özel, 15 Temmuz akşamı Ankara’da nöbetçi Grup Başkanvekili olarak bulunduğunu anlattı. Akşam saatlerinde önce uluslararası bir ajansın muhabirinden Ankara üzerindeki F-16 hareketliliğine ilişkin telefon aldığını, kısa süre sonra da Genelkurmay Başkanlığı önünde asker ile polisin karşı karşıya geldiği bilgisinin kendisine ulaştığını belirtti. Televizyonda Boğaziçi Köprüsü’ne ilerleyen tankları gördükten sonra Ankara’daki CHP milletvekillerini genel merkeze çağırdığını söyledi.

Darbe girişiminin siyasi hedeflerinden birinin TBMM olduğunu düşündüğünü ifade eden Özel, bu nedenle Meclis’in açık tutulmasının kritik olduğunu savundu. AK Parti yöneticileriyle ve dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman’la iletişime geçerek Meclis’in toplanmasını önerdiklerini belirten Özel, “Darbeler Meclis’i kapatır. Biz de darbeye Meclis’ten direnelim istedik” dedi.

Özel, Meclis’in açılması yönündeki ilk çağrının CHP’den geldiğini, İsmail Kahraman’ın da bu öneriye destek vererek Meclis’i toplama kararı aldığını söyledi. Kahraman’ın da daha sonra bu durumu doğruladığını aktaran Özel, Meclis’in açılmasının ardından farklı partilerden milletvekillerinin kısa sürede TBMM’de toplandığını ifade etti.

CHP’li milletvekilleri Uğur Bayraktutan, Tufan Köse ve Bülent Tezcan’ın, parti çağrısından önce Meclis’e giden ilk isimler olduğunu belirten Özel, daha sonra genel merkezde yapılan değerlendirmenin ardından hep birlikte TBMM’ye geçtiklerini anlattı.

Özel, Meclis’in yeniden açılmasının ardından darbecilerin TBMM’yi hedef aldığını ve bombardımanın başladığını söyledi. Genel Kurul salonundaki avizelerin sallanması üzerine güvenlik gerekçesiyle milletvekillerinin sığınağa indirildiğini belirten Özel, geceyi burada geçirdiklerini ifade etti. Ayrıca CHP’nin 15 Temmuz gecesi sergilediği tutumun bugün de değişmediğini vurgulayarak, “Tarihsel tutarsızlığa sahip olmayı istemezdim. O gece tarihin doğru tarafında yer aldık, bugün de aynı yerdeyiz” diye konuştu.

“Karşımda ilk seçim kaybettiğinde sonucu hazmedemeyen bir anlayış görüyorum”

15 Temmuz gecesi canı pahasına savunduğu şeyin Cumhuriyet’in en büyük kazanımı olan seçme, seçilme hakkı, sandık ve demokrasi olduğunu ifade eden Özel, iktidar partisinin bugünkü politikalarını şu sözlerle eleştirdi:

“Şimdi ben o gün darbeye muhatap olan iktidar partisinin gözünün içine baktığımda, 23 yıl boyunca seçim kazandığında seçim sonuçlarını baş tacı eden, ilk seçim kaybettiğinde sonucu hazmedemeyen bir anlayış görüyorum. Ben, iktidar partisini yönetenlere baktığımda ya da onun atadıklarına baktığımda seçim sonuçlarına saygı duyan değil, ‘İstanbul’u kazanan, Türkiye’yi kazanır’ diye söyleyip sonra İstanbul’u üst üst üste üç kez kazanan, matbaası iptal edilmesine rağmen tekrar seçimde açık farkla kazanan, sonra 1 milyonun üzerinde farkla beş yıl yönettikten sonra kazanan birisini alıp hapse koymalarını, yani bir cumhurbaşkanı adayını siyasetten menetmeye çalıştıklarını görüyorum. Yani karşılarındaki rakibi hapse attıklarını görüyorum. CHP’nin başarılı belediye başkanlarını hapse attıklarını görüyorum. CHP’nin kendi seçimlerine müdahale ettiklerini, CHP’ye seçilmiş değil, atanmış bir yönetim getirdiklerini görüyorum. Ve yapılacak seçimlerde karşılarındaki bir sonraki iktidar partisini adaysızlaştırmaya, kurumsuzlaştırmaya, kuralsızlaştırmaya, lidersizleştirmeye çalıştıklarını görüyorum.”

“AKP içinde de rahatsızlık var”

15 Temmuz’un ardından darbelere karşı gösterilen toplumsal tepkinin bugün farklı değerlendirildiğini söyleyen Özgür Özel, sandığın ortadan kaldırılmaya çalışıldığı durumlarda sokağa çıkmanın demokratik ve meşru bir hak olduğunu belirtti. 15 Temmuz gecesi halkın bu hakkını kullandığını ifade eden Özel, bugün ise iktidarın sandığa müdahale etmeye çalıştığını savundu.

AKP içinde de yaşanan gelişmelerden rahatsız olan önemli bir kesim bulunduğunu belirten Özel, bu isimlere seslenerek rahatsızlıklarını açıkça dile getirmeleri ve parti içinde bunun mücadelesini vermeleri çağrısında bulundu.

İktidar kanadından kendilerine doğrudan temaslar olduğunu da söyleyen Özel, birebir görüşmelerde birçok kişinin yaşanan uygulamaları onaylamadığını ifade ettiğini belirtti. Bu kişileri “sessiz ama güçlü bir kitle” olarak nitelendiren Özel, parti içinde ciddi bir rahatsızlığın bulunduğunu söyledi.

“Hüseyin Can Güner’e yönelik süreç siyasi operasyonun Ankara ayağı”

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in tutuklanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgür Özel, sürecin hukuki değil siyasi olduğunu belirtti. Çankaya Belediyesi’ni yalnız bırakmadıklarını belirten Özel, belediye önünde düzenlenen destek eylemini hatırlattı.

Güner’in tutuklanmasını “Ankara’daki siyasi operasyonun ilk adımı” olarak nitelendiren Özel, 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan sürecin şimdi Ankara’ya taşındığını belirtti. Bu süreci “geleceğe yapılmış bir darbe girişimi” olarak tanımlayan Özel, iktidarın yargıyı siyasi amaçlarla kullandığını iddia etti.

Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde yürütülen soruşturmaları da eleştirerek, bu operasyonları yürüten isimlerin Ankara’da görevlendirildiğini ve benzer bir yöntemin CHP’li belediyelere uygulanmaya başlandığını belirtti.

Hüseyin Can Güner’in özellikle hedef seçildiğini belirten Özel, Güner’in uzun yıllardır CHP içinde görev yaptığını, kendisiyle yakın çalışma ilişkisi bulunduğunu ve bu nedenle tutuklamanın aynı zamanda kendisine verilmek istenen siyasi bir mesaj olduğunu söyledi.

Soruşturma dosyasında Güner’in gözaltına alınmasını ya da tutuklanmasını gerektirecek somut bir unsur bulunmadığını ifade eden Özel, ilgili ihale dosyasının daha önce müfettişler tarafından incelendiğini ve Sayıştay’ın da ihalenin iptalinin kamu yararına olduğuna ilişkin değerlendirme yaptığını belirtti. Bu nedenle Güner’in karşı karşıya olduğu sürecin bir yolsuzluk soruşturması değil, siyasi operasyon olduğunu belirtti.

“Kılıçdaroğlu’nun ‘Kuşkularım var’ demesi beni derinden üzdü”

Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’li Çankaya Belediyesi’ne yönelik operasyon için “Kuşkularım var” ifadesini sert sözlerle eleştirdi. Bu açıklamanın kendisini derinden üzdüğünü belirten Özel, söz konusu ifadelerin Hüseyin Can Güner’e haksızlık olduğunu söyledi.

Güner’in geçmişini ve kişiliğini en iyi bilen isimlerden birinin Kılıçdaroğlu olduğunu dile getiren Özel, Çankaya Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Kılıçdaroğlu’nun kendisini sık sık aradığını, vatandaşlardan gelen talepleri ilettiğini ve Güner’in bu süreçte her zaman saygılı davrandığını ifade etti. Güner’in çocuk yaşta babasını kaybettiğini, infaz koruma memuru olan annesinin maaşıyla büyüdüğünü hatırlatan Özel, hakkında şüphe uyandıracak herhangi bir durum bulunmadığını vurguladı.

Özel, Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere CHP’li belediye başkanlarına yönelik soruşturmalarda parti yönetiminin her zaman belediye başkanlarının yanında durduğunu belirterek, Kılıçdaroğlu’nun Çankaya Belediyesi’ne yönelik operasyon sonrası uzun süre sessiz kaldıktan sonra “Kuşkularım var” demesinin yakışıksız olduğunu söyledi. Bu açıklamanın kendisini derinden yaraladığını ifade eden Özel, parti arkadaşlarının zor zamanlarında yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

“Yargı süreci bilinçli olarak uzatılıyor”

Özgür Özel, yeni parti kuracağı yönündeki iddialara ilişkin soruyu yanıtlarken, öncelikle CHP kurultayına ilişkin dosyanın yargı sürecine değindi. Dosyanın henüz Yargıtay’a ulaşmadığını belirten Özel, kararın verildiği Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) dosyayı 55 gündür göndermediğini söyledi.

Dosyanın Yargıtay’a iletilmesinin normal şartlarda kısa sürede tamamlanması gerektiğini vurgulayan Özel, mahkemenin çeşitli gerekçelerle süreci uzattığını ifade etti. Bunun nedeninin, dosyanın Yargıtay tarafından bozulacağı endişesi olduğunu iddia eden Özel, bu gecikmenin üst mahkemeye başvuru hakkını fiilen engellediğini söyledi.

Adli tatil öncesinde sürecin bilinçli olarak uzatıldığına dikkat çeken Özel, amaçlarından birinin kendisini CHP’den ayrılıp yeni parti kurmaya zorlamak olduğunu söyledi.

Sürecin siyasi baskıyla yürütüldüğünü savunan Özel, yargı mekanizmasının bağımsız hareket etmediğini belirterek kararın alınma sürecinde mahkeme heyetine baskı yapıldığını ve bunların zamanı geldiğinde tanık beyanlarıyla ortaya çıkacağını ifade etti.

Özel yeni parti için tarih verdi

Özel, yeni parti konusunda önceliklerinin devam eden hukuki süreçler olduğunu söyledi ama yeni parti için tarih verdi. Kurultay talepleri, Yargıtay süreci ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan başvuruların kısa süre içinde sonuçlanmasını beklediklerini belirten Özel, bu süreçlerin ardından Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve seçilmiş il başkanlarıyla değerlendirme yapacaklarını ifade etti.

Özel, olası tüm senaryolara karşı hazırlık yürüttüklerini de açıkladı. Bir grubun yeni parti kuruluşu üzerinde çalıştığını, başka bir grubun ise olası baskın seçim ihtimaline karşı mevcut bir siyasi partinin hazır tutulmasına yönelik hazırlık yaptığını söyledi. Bu kapsamda parti tüzüğü ve programının hazırlandığını, kurucular kuruluna ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Temmuz sonu veya ağustos başında resmi bir adım atılabileceğini dile getiren Özel, ancak bunun için kesin bir tarih bulunmadığını vurguladı. Hukuki yolların tükendiğine ve CHP’de siyaset yapma imkanlarının yargı eliyle ortadan kaldırıldığı kanaatine varmaları halinde kararlarını uygulayacaklarını söyledi.

Yüzde 90 teklifini yineledi

Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Paralel yapıya izin vermem” sözlerine yanıt vererek, CHP’de meşruiyetin seçilmiş organlarda olduğunu savundu. Meclis’te oluşan yapının parti tüzüğü ve teamüller gereği işlediğini belirten Özel, asıl sorunun seçilmemiş bir yönetimin görevi üstlenmesi olduğunu ifade etti.

Partinin ikiye bölünmeyeceğini söyleyen Özel, “Seçilmiş CHP yoluna devam edecek, butlancılar bir tarafta kalacak” ifadelerini kullandı. Kamuoyu araştırmalarının CHP’nin kendi liderliğinde AKP’nin önünde olduğunu gösterdiğini savunan Özel, olası bir ayrılıkta asıl desteğin seçilmiş yönetimde kalacağını belirtti.

Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunan Özel, parti içindeki tartışmanın çözümü için doğrudan üyelerin hakemliğine başvurulmasını önerdi. Yaklaşık 2 milyon CHP üyesinin katılacağı bir ön seçim yapılmasını isteyen Özel, “Kemal Kılıçdaroğlu ile ben yarışalım, kaybeden siyaseti bıraksın” dedi.

Kendisine de yüksek bir çıta koyduğunu belirten Özel, üyelerin oylarının yüzde 90’ından daha azını alması halinde siyaseti tamamen bırakacağını açıkladı. Siyasetin iddia işi olduğunu söyleyen Özel, seçim kaybedilmesi halinde görevden ayrılma anlayışını benimsediğini ifade ederek Kılıçdaroğlu’nu da aynı anlayışla üyelerin karşısına çıkmaya davet etti.

“‘Yeni parti’ diyelim”

Özgür Özel yeni partinin isminin belirlenip belirlenmediğinin sorulması üstüne de şu cevabı verdi:

“Millet belirliyor, ben henüz belirlemedim. Ama çok isim de dolaşıyor. İsim ve logo çalışıyoruz. İsimde bir belirginleşme ortaya çıkmaya başladı. Genel olarak bir genel kabul gören isim belli. Logo daha çalışılıyor. Şimdilik ‘yeni parti’ diyelim. Yeni bir isim olana kadar ‘yeni parti’ diyelim.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş