İSTANBUL (Medyascope, Dicle Baştürk) – Bodrum’da bir gece eğlenmenin maliyeti her geçen gün artarken, o gecelere müziğiyle eşlik edenlerin yaşadıkları giderek zorlaşıyor. Müzisyenler, “tıngır mıngır çalıyorsunuz, bir de para kazanıyorsunuz” gibi sözlere tepki gösteriyor: “Bir kere tıngır mıngır değil, müzik yapıyoruz. Aldığımız para sadece hayatta kalabilmemize yetiyor. Biz her gün çalmak zorundayız, ama artık insanlar her gün gelmiyor.”
Dışarıdan keyifli görünen sahne hayatının arkasında müzisyenler için nasıl bir mesai var? Işıltılı sahne hayatının arkasında neler yaşanıyor? Bodrum’da sahne alan Büşra Çin, Emirhan&Görkem Band ve N’alaka grubu hangi şartlarda çalıştıklarını anlattı.
Toplumda canlı müzik yapan kişilerin “tıngır mıngır çalıp para kazandığı” yönünde yaygın bir algı olduğunu belirten müzisyenler, dışarıdan eğlenceli gibi görünen işin zorluklarına dikkat çekiyor.
“Dışarıdan çok kolay bir işmiş gibi görünüyor”

N’alaka grubu üyesi Doğanay Kurtuluş, “İnsanlar dışarıdan ‘ne güzel mesleğiniz var, çıkıyorsunuz üç saat tıngır mıngır yapıp, iniyorsunuz’ diyor. Hayır öyle değil. Bizim o sahneye çıkana kadar olan sürecimiz de çok zahmetli geçiyor. Mesela buradan çıkıp provaya gideceğiz. Akşam bir daha sahneye gideceğiz. Sabah 4’te sahneyi bitireceğiz. Evimize gitmeye çalışacağız” diyor.
Müzisyen Büşra Çin de “Dışarıdan kolay bir iş gibi görünebilir fakat eğlence sektörü zor bir sektör. Fiziken çok fazla efor sarf ediyoruz ifadelerini kullanıyor.
Emirhan&Görkem Band üyesi Görkem Güngörer de “Aslında biz de çok ciddi mesai harcıyoruz. Akşam 8.00’de geldiğimizi düşünün, gece mekandan çıkışımız 3:00, 3:30. Eve gitmemiz sabahı buluyor” sözlerini ekliyor.
“Herkes işimizi Serdar Ortaç’ın klibine benzetiyor”

N’alaka grubu üyesi Doğanay Kurtuluş, toplumda müzisyenlere dair yaygın bir algı olduğunu ve birçok kişinin müzisyenlik hayatını Serdar Ortaç’ın göbekten zeytin yediği meşhur klipteki renkli, eğlenceli ve gösterişli atmosferle özdeşleştirdiğini söylüyor. Ve ekliyor:
“Bir kere tıngır mıngır değil, müzik yapıyoruz. Ve aldığımız para sadece hayatta kalabilmemize yetiyor.”
Bodrum’da en büyük sorunun kiralar yani barınma problemi olduğunu belirten müzisyenler, “Her gün çalmak zorundayız ama insanlar her gün gelemiyor” sözleriyle ekonomik koşulların onları nasıl etkilediğine de vurgu yapıyor.
Emirhan&Görkem Band üyesi Emirhan Güngörer, “Bırakın bir sene öncesini. Hiçbir şey dün gibi değil. Artık insanların her gün barlara gidip eğlenebilecek gücü de kalmadı. Bunun da farkındayız zaten” diyor. Büşra Çin de “Artık insanların bütçesi yok. Bu nedenle mekana gelenlerin sayısı git gide azalıyor” ifadelerini kullanıyor.
“Genç kitleyi kaybettik, insanların umudu azaldı”

Müzisyenlere göre ekonomik zorluklar nedeniyle mekanlar genç kitleyi kaybetti. N’alaka grubu üyesi Emre Demirel’e göre de “Her sene insanların umudu biraz daha azaldı, eğlenme şekli değişti.”
Emirhan&Görkem Band üyesi İsmail Mehmet Uğur, “Kimse boş masalara çalmak istemez. Benim için en zoru boş masalara çalmak” diyor.
Dinleyicilerle yaşadıklarına da dikkat çeken grup üyeleri, istek şarkı nedeniyle karşı karşıya kalınan sorunlara dikkat çekti.
N’alaka grubu üyesi Haktan Erdoğan, “Kafamdan aşağıya banknot attılar benim. İğrenç bir hareket. ‘O trampeti kafanda kırarım’ dediler. Sırf istek şarkılarını çalmadım diye” derken Emirhan&Görkem Band üyesi Emirhan Güngörer de “Bir istek şarkıyı çalmadınız diye vuruluyorsunuz. Biz çoğu mekanda bu sorunları yaşıyoruz” ifadelerini kullanıyor.
“İnsan alkışı da unuttu”

N’alaka grubu üyesi Doğanay Kurtuluş eskiden müzisyenlere karşı duyulan saygının artık kalmadığına dikkat çekiyor:
“Kimse saygı göstermiyor artık. Bunun en önemli göstergesi alkıştır. Ama insanlar artık alkışı da unuttu.”
Proje hakkında
“Medya Özgürlüğüne Destek – Güçlü Dayanışma, Güçlü Medya” projesi Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Gazeteciler Cemiyeti (GC) ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (IGC) tarafından yürütülmektedir. Programın genel amacı, “Türkiye’de medya çoğulculuğunun ve özgür basının güçlendirilmesine” katkıda bulunmaktır.
Dicle Baştürk kimdir?
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi’nde Gazetecilik Öğretmenliği alanında master yaptı. Mesleğe 2008 yılında Taraf gazetesinde muhabir olarak başladı. Uzun yıllar yargı muhabiri olarak çalıştı. İMC TV’de program editörlüğü yaptı. Türkiye’de İktidar dergisinde Yazı İşleri Müdürlüğü yaptıktan sonra mesleğe freelance gazeteci olarak devam ediyor.







