Aynı holding, farklı madenler, aynı talep: İşte ETİ Gümüş eylemi hakkında bilmeniz gerekenler

ETİ Gümüş eylemi hakkında bilmeniz gerekenler

İSTANBUL (Medyascope) – Elazığ ETİ Gümüş işçileri, taahhüt edilen ödemelerin yapılmaması gerekçesiyle Ankara’ya gitti. İşçiler, eylemlerinin üçüncü gününde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek isterken polis tarafından engellendi ve yaklaşık beş saatlik ablukanın ardından gözaltına alındı. Peki, işçiler neden eylemde, talepleri neler?

Elazığ ETİ Gümüş bünyesinde çalışan işçiler, söz verilen ödemelerin yapılmadığı gerekçesiyle Ankara’ya gitti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek isteyen işçiler, 11 Ağustos’ta polis engeliyle karşılaştı ve yaklaşık beş saat ablukada tutulduktan sonra gözaltına alındı. Sendika, alacaklar ödenene kadar mücadelenin devam edeceğini açıkladı.

Eti Gümüş işçileri neden eylemde?

Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Elazığ ETİ Gümüş bünyesinde çalışan Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi işçiler, ödenmeyen maaşları ve geriye dönük özlük hakları için 18 Temmuz’da eylem başlattı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası, 9 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na verilen sözleri hatırlattı. Sendika, “Temmuz bitti, ağustostayız. Hala madenci insandan sayılmıyor, ücretleri ödenmiyor. Geliyoruz” diyerek Ankara yürüyüşünü başlattı.

Eti Gümüş eylemi hakkında bilmeniz gerekenler

Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, Yıldızlar SSS Holding’in uzlaşma zeminlerine uymadığını vurgulayarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’na müdahale çağrısında bulundu.

Madencilerin öne çıkan talepleri şöyle:

  • Beş ila yedi aylık birikmiş maaş ve tazminat alacaklarının ödenmesi.
  • Geriye dönük özlük haklarının verilmesi ve ücretsiz izin kayıplarının giderilmesi.
  • 16 Haziran’da imzalanan ödeme protokolüne uyulması.
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın garantörlük sorumluluğunu yerine getirmesi.

Bakanlığa yürümek isteyen işçilere polis ablukası

ETİ Gümüş işçileri, 10 Ağustos’ta kendilerine verilen garantörlük sözlerinin tutulması talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek istedi. Ancak Milli Kütüphane Metro İstasyonu çıkışında durdurulan işçiler, beş saat boyunca abluka altında tutulduktan sonra gözaltına alındı.

Eylem alanında işçilere destek veren TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale yaşananlara tepki gösterdi. Milli Kütüphane çıkışında konuşan Baş, şunları söyledi:

“Bir tarafta ‘Bekleyin, geleceğiz’ deniyor, diğer tarafta ‘bekleyemezsin’ deniyor. İşçi ne yapacak? İşçi ne yaparsa ben de onunla beraber yapacağım.”

Ümit Özlale ise 28 Nisan’da üç bakanlığın garantörlüğünde imzalanan anlaşmayı hatırlatarak verilen sözlerin tutulması çağrısında bulundu. Özlale, sözlerine şöyle devam etti:

“Devletimizin güçlü olduğuna, işçilerin gecikmiş haklarını teslim edeceğine inanmak istiyoruz. Biz, bakan yardımcısıyla görüşmeyi beklerken burada oturmak istiyoruz. Ama biraz önce memur bey bizden baretlerimizi bile çıkartmamızı istedi. Geldiğimiz nokta budur. İşçilerin çok haklı taleplerini Ankara’da dile getirmesi için yaptıkları bütün eylemleri yasaklayan, baret takmalarına bile müdahale etmek isteyen bir anlayışla karşı karşıyayız. O yüzden de bir an önce Ankara’nın göbeğinde, başkentimizde bu hak talebinin, işçilerin bu çok haklı talebinin yerine getirilmesi için devletin devreye girmesini bekliyoruz.”

Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, gözaltındaki madencilere su ve yemek verilmediğini belirterek, işçilerin beş ila yedi aylık maaşlarının ve geriye dönük özlük haklarının ödenmesini talep etti. Çakır, devamında şunları söyledi:

“Bizim muhataplarımız Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’dır. Çünkü onlar bize söz vermişti, onlar kefil olmuştu. Ama hiçbir şekilde bu patron o sözlerini yerine getirmedi. Bu saatten sonra bir an önce bakanların el atması, Cumhurbaşkanımızın el atması lazım. Bu olay bugün bitse, bu hakları bu işçilere de biz haftaya yine geleceğiz. Çünkü Türkiye’nin dört bir yanındaki bütün işçilerin bu patrondan alamadığı hakları var. İşçilerin haklarını ödemediği sürece serveti daha çok kâr elde ediyor. 3 bin ruhsatı vardı, 180’e indirdiler. 180’i de iptal edebilirsiniz.”

Sendikanın bakanlıklarla görüşme beklediği sırada polis ablukasına alındığına dikkat çeken Çakır, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“Biz nerede bekleyeceğiz? Biz hakkımızı nerede arayacağız? Biz buradan gitmeyeceğiz. Gözaltı olursa da gözaltı olsun. Çünkü işçiler bıkmış, usanmış, bıçak kemiğe dayanmış. Çünkü işçilerin aileleri, çocukları var. Çünkü işçiler haklı mücadelesini burada vermek istiyor. Biz parklarda yatmayı istemiyoruz. Türkiye halkı kazansın diye biz bu mücadeleleri yapacağız. Çünkü işçilerimiz haklıdır. Bu patron haklı değildir. Biz olumlu yaklaşmaya çalışıyoruz. Bu sorunu bir an önce gidermelerini istiyoruz.”

“Ben çocuklarımın ekmeğini götürmek için direniyorum”

Gözaltı sürecinin ardından eylemlerine devam eden madenciler, ekonomik mağduriyetlerinin yanı sıra eylem sırasındaki müdahalelere tepki gösterdi. Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin Ankara’da ikinci kez gözaltına alındığını belirterek, işçilerin alacakları ödenene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Aksu, “Yarın yine Bakanlığın önünde olacağız” dedi.

Eti Gümüş eylemi hakkında bilmeniz gerekenler

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1 Mayıs’taki açıklamasında “madencilerin haklarının ödendiğini söylediğini” belirten Aksu, şöyle konuştu:

“Biz onun da manipüle edildiğini düşünüyoruz, bu çıkar ilişkisi tarafından. Bakanlıklar ve holding arasında kurulmuş çıkar ilişkileri tarafından manipüle edildi. Yoksa bir Cumhurbaşkanı böyle bir açıklamayı niye yapar? Madencilere ödenmiş bir şey yok, madencilerin hakları ortada duruyor ama Cumhurbaşkanı böyle bir açıklama yapıyor. Cuma günü işçiler, madenciler ve aileleriyle beraber Cumhurbaşkanı’nın Başkent Millet Bahçesi’ndeki etkinliğine katılacağız. Cumhurbaşkanına bu durumu anlatacağız.”

İşçiler, 12 Ağustos’ta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek için tekrar yola koyuldu. Millî Kütüphane Metro İstasyonu önünde tekrar polis müdahalesiyle karşılaşan işçiler, yetkililere tepki gösterdi.

Bir madenci, yaptığı açıklamada şunları söyledi: 

“İki gecedir gördüğümüz eziyeti hiçbir hayvan görmedi. Biz iki gecedir parkta yatıyoruz. Parkta üzerimize su fışkırtıyorlar. Üstümüz başımız, paramız, eşyalarımız; her şeyimiz ıslanıyor. Camiye gidiyoruz, imam, bekçiler bizi camiye almıyorlar. Bizim sığınacağımız yer camidir. Başka nereye sığınalım? Bize yaptıkları eziyeti köpeğe bile yapmazlar. Bir it yattığı zaman köpeğin üzerine su atmıyoruz. Ama bunlar bizi ıslatıyorlar. Biz hayvan değiliz, insanız. Köpek yattığı yerde üzerine su sıçratılmaz. Ama onlar bize su sıçratıyorlar. Diyorlar ki ‘Hayvan hakkı var’ Hayvan hakkı varsa insan hakkı da var, tamam mı? Ben 33 sene devletime hizmet yaptım. Devletime kucak açtım. Ama devlet benim yanımda durmuyor. Milletvekilleri yanımızda durmuyor. Vali Bey kendi başına karar çıkarıyor. Karar çıkarıyorsanız buyurun, gelin benim derdimi dinleyin. Ben gece yatamıyorum. Buraya geldim, köle değilim. Ben de insanım. Ben de ana babanın yavrusuyum. Benim de çocuklarım var. Ben çocuklarımın ekmeğini götürmek için direniyorum.”

Başka bir madenci ise şöyle konuştu:

“Pazar günü bir yasak çıkarmışlar, ‘İşçiler, Doruk Maden, Elazığ ETİ Gümüş grev yapamaz.’ İşte ‘Hakları varmış, maaşları varmış ama grev yapamazsınız’ diyorlar. Valim bunu biliyorsanız, gelin derdimize derman olun. Şimdi burada yaşlı arkadaşlarımız var. Kiminin kızı, kiminin oğlu üniversiteye gidiyor. Çocukları okula gidiyor. Gelin, üç ay maaş almayın, kızınıza, çocuğunuza harçlık göndermeyin. O kız çocuğu üniversiteye gittiği zaman üç ay maaş göndermezseniz orada ne yapacak? Bir erkek çocuk üniversiteye gittiği zaman, babası üç ay harçlık göndermediği zaman ne olacak? Sayın devlet yetkilileri, size sesleniyorum. Sayın valiler, sayın milletvekilleri, gelin derdimize derman olun. Burada yasa dışı bir şey yapmıyoruz. Grev yapmıyoruz. Alın terimizi, ekmeğimizi ve bize yasal olarak tanınan haklarımızı savunuyoruz. Sanki biz burada muhalefet yapıyoruz. Biz burada muhalefet yapmıyoruz. Tüm haklarımız için, Elazığ Maden’den gelemeyen çalışan arkadaşlarımızın haklarını almak için, alın terimiz için buraya geldik. Sesimize ses olun.” 

Derleyen: Zehra Erçakar

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş