İSTANBUL (Medyascope) – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Süleymancılar cemaatine yönelik soruşturması kapsamında tutuklanan Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Suçlamaları reddeden Kuriş, cemaat içinde yönetici olmadığını, yalnızca Süleyman Hilmi Tunahan’ın “varisi ve temsilcisi” olduğunu ileri sürdü.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Süleymancılar cemaatine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan cemaat lideri Alihan Kuriş ifade verdi. Savcılık ifadesinde cemaat içinde yönetici olmadığını savunan Kuriş, sadece Süleyman Hilmi Tunahan’ın “varisi ve temsilcisi” olduğunu öne sürerek suçlamaları reddetti.
- Süleymancılar operasyonunda Alihan Kuriş dahil 32 kişi tutuklandı
- Cübbeli Ahmet Hoca’ya da sıra gelir mi? | Ruşen Çakır yorumluyor
“Şahsi telefon hattım yok”
Alihan Kuriş’e adına kayıtlı bir GSM hattı bulunup bulunmadığı soruldu. Kuriş adına kayıtlı GSM hattı bulunmadığını, görüşmelerini ofis telefonu ve aile bireyleri üzerinden yaptığını söyledi.
Kuriş’e “ticari, siyasi ve bürokrasi ilişkileri sorumlusu” olduğu öne sürülen Ayakkabı Dünyası ortağı Mehmet Akbacakoğlu ile bağı soruldu. Kuriş, Akbacakoğlu’nun mağazasından iki kez ayakkabı aldığı için tanıdığını ve aralarında ticari bağ olmadığını savundu.
Kuriş, dosyada adı geçen diğer şüpheliler Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöze’yi “sosyal çevresinden” tanıdığını belirtti.
Aylık gelirini 380 bin lira olarak açıkladı
Evinde ele geçirilen altın ve ziynet eşyalarının düğün takıları ile aile birikimi olduğunu kaydeden Kuriş, aylık gelirinin 380 bin TL olduğunu öne sürdü.
Kuriş, dosyada yer alan Osman Aslanali adına düzenlenmiş 3 milyon dolarlık senedin ise tamamlanamayan bir gayrimenkul satışı için alınan teminat olduğunu söyledi.
Cihaner MİT’e Süleymancıları sordu: “Suç şüphesi yok”
BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre eski CHP milletvekili İlhan Cihaner, Erzincan Başsavcısı olduğu dönemde, MİT’e “Süleymancılar suç örgütü kurup kara para aklıyor mu?” diye sordu. Cihaner’e “Suç şüphesine dair bir rapor ve bilgi notu mevcut değil” denildi.
Cihaner’in MİT’e gönderdiği yazıda gruplarla ilgili kadrolaşma, izinsiz eğitim kurumu açma, yardım toplama kanununa muhalefet, suç örgütü kurma ve yönetme ile kara para aklama gibi suçlara ilişkin bilgi ve raporların olup olmadığı soruldu. Varsa bunların Başsavcılığa gönderilmesi talep edildi.
MİT 9 Şubat 2010’da Cihaner’e verdiği yanıtta, Fethullah Gülen grubu, Süleymancılar ve Menzil Grubu hakkında suç şüphesi içeren herhangi bir rapor veya bilgi notunun bulunmadığını bildirdi.
Cihaner, yazışmadan kısa bir süre sonra 16 Şubat 2010’da Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki makam odasında gözaltına alınarak tutuklandı. Cihaner’in gözaltına alınması, dönemin Erzurum Savcısı Osman Şanal’ın talebiyle gerçekleşti. Cihaner, yaklaşık dört ay tutuklu kaldıktan sonra HSYK kararıyla serbest bırakıldı.
Cihaner hakkında tutuklama talebinde bulunan Osman Şanal ise 15 Temmuz darbe girişiminin ardından “FETÖ üyeliği” suçlamasıyla tutuklandı. Şanal hakkında 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.








