İSTANBUL (Medyascope) – İBB davasında 2. duruşmanın 3. günü tartışmalı geçti Sanıklar savunmalarını sürdürdü. Duruşmada kameraların bantlanması, iskân sürecinde para talep edildiği iddiaları ve itirafçı sanıkların ifadeleri öne çıktı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 414 sanığın yargılandığı İBB davasının ikinci duruşmasına, üçüncü günde devam ediliyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi İnfaz Kurumu önüne inşa edilen yeni duruşma salonunda görülen duruşmada, tutuksuz sanık Emin Türe savunma yaptı. Emin Türe daha önceki savunmalarının geçerli olduğunu ve beraatini istediğini belirtti.

“Bana bu konuda bir talimat gelmedi”
Türe’nin ardından İBB protokol görevlisi Emre Manav’ın savunmasına geçildi, suçlamalar reddedildi. İBB protokol memuru Özgür Türkmen sanık kürsüsüne geldi. Duruşma savcısı, Türkmen’e, İmamoğlu’nun programlarında kameraların bantlanıp bantlanmadığını sordu. Türkmen, “O bir kere oldu. Yapma sebebim, ekibin oraya yetişememesiydi. Kıyafet değişimi olacaktı, mahrem bir durum vardı. Kamera Ekrem Başkan’ın kişisel kullanım alanının açısındaydı o nedenle kapattım” dedi. Türkmen, “Bana bu konuda bir talimat gelmedi, bu zaruri bir prosedürdür” diye belirtti.
Gül İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Metin Gül’ün, savunmasına geçildi. Gül, önceki ifadelerini tekrar ettiğini söyledi. Gül, etkin pişmanlıkçı Adem Soytekin ve İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in kendisinden Beylikdüzü’nde yapılacak bir proje için iskân karşılığında para istediğini öne sürmüştü.
Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “Sizden kişisel bir talebim oldu mu?” diye sordu. Gül, “Hayır olmadı” diye yanıt verdi. Ardından Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan söz alarak, Metin Gül’e “Geçmişte sizinle çalıştığımız ilk projeden itibaren benimle ilgili bir şikayetiniz oldu mu?” diye sordu. Gül, “Hayır, aksine çalışmanız çok mutlu etmişti bizi” dedi. Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya Gül’e, “Beni arayıp ‘2 milyon TL istediler’ demişsiniz. O konu ne” sorusunu yöneltti. Gül, “Bizim muhasebeden böyle bir şey geldi sonra iptal oldu” diyerek yanıtladı.
Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya’nın, “Müvekkilim sizden hukuka aykırı bir talepte bulunur muydu?” sorusuna yanıt veren Gül, “Hayır, bizim muhatabımız Adem Soytekin’di. O da bize çok yakın olduğu içindi. Yoksa bizim işlerimizi takip eden mühendislerimiz ve mimarlarımız var” dedi.
“Para, Adem’de mi kaldı başkasına mı gitti bilmiyorum.”
İnşaat şirketi hissedarı Erhan Ünal ise savunmasında “West Side’ın iskan sürecinde Adem Soytekin’e 3 milyon 540 bin lira ödendi diye biliyorum. Para Adem’de mi kaldı başkasına mı gitti bilmiyorum. Mehmet Murat Çalık, Ekrem İmamoğlu ve Hasan İmamoğlu ile bu proje kapsamında bir görüşmem olmadı” dedi.
Mahkeme başkanı, Erhan Ünal’a “Projede dört daire Hasan İmamoğlu’na devredilmiştir. Karşılığında da ödeme alınmamıştır. Böyle olmuş diyorlar’ demişsin. Bu ne demek” diye sordu. Ünal, “Ortakların olduğu ortamda duydum, bir bilgim yoktur” yanıtını verdi.
“Benden hiç para istemediniz”
Eski AKP Milletvekili Vahit Kiler’in ağabeyi tutuksuz sanık Nahit Kiler’in savunmasına geçildi. Belediye için kreş yaptırdığını söyleyen Kiler, inşaatı iş yoğunluğu nedeniyle Adem Soytekin’e ait Asoy İnşaat’a yaptırdığını ifade etti. Kiler’in savunmasının ardından Mehmet Murat Çalık söz aldı ve “Ben maddi menfaatim için sizden para istedim mi” diye sordu. Kiler, “Benden hiç para istemediniz, kreş yapımı için şirkete yönlendirdiniz” ifadelerini kullandı.
İtirafçılar selamlaşıp öpüştü
Duruşmaya verilen aradan sonra itirafçı sanıklardan Naim Erol Özgüner, bir diğer itirafçı Ertan Yıldız’la selamlaşıp öpüştü. Tutuksuz sanık İsmet Koyun’un savunmasına geçildi. Koyun, “Ne için burada olduğumu bilmiyorum. Hüseyin Gün’ü ömrümde görmedim. Sözde İBB ile bir iş yapmış ama benim bundan haberim yok” dedi.
KOBİL firmasının sahibi İsmet Koyun, İBB’yle ilk iş yapmaya başladığı tarihlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İBB Başkanı olduğunu söyledi. Koyun, “Böyle bir adam alnına silah dayasalar böyle bir işe girmez. Benim ömrümü verdiğim şeyle beni suçluyorlar” dedi. Mahkeme başkanı Koyun’un savunması sırasında araya girdi, “Farkındayım hayal kırıklığı yaşamışsınız ama buraları geçelim” diye konuştu.
“Bunu yapan adamın gerizekalı ya da manyak olması lazım”
İBB’ye yaptığı projede 10 milyonun üzerinde zararı olduğunu ifade eden Koyun, “Ben Cumhurbaşkanı’yla aynı masada yemek yemiş insanım. İstanbul Senin programına casusluk programı yüklemişiz. Bunu kim iddia ediyorsa ispatlamak zorunda. Böyle bir şey mümkün değil. Bunu yapan adamın gerizekalı ya da manyak olması lazım” diye belirtti.
İsmet Koyun’un ardından eski İBB Bilgi İşlen Daire Başkanı Naim Erol Özgüner, savunma için kürsüye geldi.
“Başkanlığın vizyon projesi”
İsmet Koyun’un ardından eski İBB Bilgi İşlen Daire Başkanı Naim Erol Özgüner, savunma için kürsüye geldi. Özgüner, “örgüt yöneticisi” olduğu iddia edilen casusluk davasında da yer alan Hüseyin Gün’ün altında gösterildiğini belirten Özgüner, “Örgüt üyeliği yönünden düşündüğümüz zaman Hüseyin Gün’le hiçbir emir talimat ilişkimin olmadığını, bir hiyerarşi yapısı içinde bulunmadığımı söylemek isterim. Hüseyin Gün’ün altında bir örgüt üyesi olarak konumlanma pozisyonunu örgüt üyeliği savı ile reddediyorum” dedi.
Özgüner, “İBB Hanem” ve “İstanbul Senin” uygulamaları üzerinden veri sızdırıldığı iddialarının yer aldığı ve 27 kişiyle dosyada en çok ismin tutuklandığı 13 numaralı eyleme ilişkin konuştu. Özgüner, “Sayın Başkanım, bu başkanlığın bir vizyon projesidir. Dolayısıyla İBB, 30 tane iştirak şirketi, 2 tane bağlı kuruluşun tamamındaki mobil uygulamaların ve çok kullanılan web sayfalarının tek bir platformda toplanması amacıyla geliştirilmiş bir başkanlık vizyon projesidir. Dolayısıyla paydaşı bu kadar çok olan bir projede, iş sadece ihaleyi kim yaptı gibi düşünüldüğünde konu yanlış anlaşılıyor ve eksik kalıyor” dedi.
Özgüner devamında, “Şimdi bana ’27 kişi senin yüzünden tutuklandı, biz Naimzedeyiz’ diyen sesler duyuyorum. Çok garip. Öyle değil. GTM kodu işinin mutlaka bir bilirkişi tespitiyle çözümlenmesi gerekiyor. Çünkü hepimizin canı yandı burada, hiç kimsenin canının yanmasını da istemiyorum açıkçası” ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanı İmamoğlu’nun sözünü kesti: “Ne yapmaya çalıştığınızın farkındayız”

Ekrem İmamoğlu, soru sormak için söz aldı. İmamoğlu, ”Benim telefonumu neden evinizde sakladınız” diye sordu. Özgüner, “Saklamadım, muhafaza ettim” dedi. İmamoğlu, “Bu telefon 6-7 yıl önce kullandığım sonra da özel kaleme yönlendirilmiş bir cihazdır” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu devamında, “Ama şunu soracağım size, suç örgütü şüphesiyle yaşadınız mı? Beş sene burada beraber çalıştık. Altı sene boyunca burada bir suç örgütü vardı veya böyle bir izlenim yaşadınız mı” dedi.
Özgüner, “Ben bu konuda net bir şey söyleyemem başkanım ama ben bu suç örgütü üyesi değilim” diye yanıtladı.
İmamoğlu devamında şunları söyledi:
“Suç örgütü üyesi değilsin ama suç örgütü vardı veya yok diye bir şey söyleyemezsiniz. Tamam. Şimdi tam da işte buradan ifade de şuna gelecek. Yani az önce platform veri sızdırabilir ama ben bunu bilmem, diyorsunuz. Bence de yoktur diyebiliyorsunuz. Böyle hani çelişkili cevaplar veriyorsunuz. Erol Bey ne oldu size? Ne oldu size?”
Mahkeme başkanı araya girdi, “Naim bey cevap vermek zorunda değilsiniz” dedi, İmamoğlu’nun sorusunu tamamlamasına izin vermedi. İmamoğlu’na seslenen mahkeme başkanı, “Ne yapmaya çalıştığınızın farkındayız” dedi.
Mahkeme başkanı, avukatların itirazları sonrası “Avukat bey hiçbir şey yapamazsınız. Hiçbir şey soramazsınız” dedi. Mahkeme başkanı, avukatlara seslenerek “salondan çıkarırım” dedi.
Mahkeme başkanından İmamoğlu’na: “Normal bir sanık gibi olun”
Savunma yapmasının engellendiğini hatırlatan Ekrem İmamoğlu ve mahkeme başkanı arasında şu diyalog geçti:
Mahkeme başkanı: Savunma yapsaydınız, verdik burada size süre. Evet değerlendireceğiz. Verdik size süre. Verdik süresini, yapsaydı savunmasını. Avukat Bey, evet anlıyorum çünkü sana aynı soruyu soruyor, ‘Örgüt var mı, yok mu? 31 Mart’tan sonra ne değişti’ diye soru soruyor. Böyle bir soru şekli var yani. Bu şekilde devam etmeyin. Bu şekilde devam etmeyin Ekrem Bey. Yani bu, böyle, bu tavırlar, bu üsluplar, bu heyete yönelik bu tavrınızın biz baştan beri farkındayız. Bunu böyle devam ettirmeyin. Normal bir sanık gibi devam edin burada. Evet. Saygı çerçevesinde olsun.
Ekrem İmamoğlu: Normal bir sanık nasıl olur?
Mahkeme başkanı: Saygı çerçevesinde olur.
Ekrem İmamoğlu: Saygısızlık mı yaptım?
Mahkeme başkanı: Neyse bu sorunun sorulmasını engelledik. Bu soruyu sordurmuyoruz. Sanığa ne yapmaya çalıştığınızı burada salonda olan herkes görüyor zaten.







