Gazze’de umut tohumları: İşgalin ortasında yeniden kurulan tohum bankası

Gazze tohum bankası

İSTANBUL (Medyascope) – Gazze’de işgalin ilk dönemlerinde yıkılan Al-Qarara Tohum Bankası, kurucusu Salama Ayesh Muhanna ve kızı Hanadi tarafından Deyr el-Belah’ta yeniden ayağa kaldırılıyor. Yerel tohumları koruyan ve çiftçilere dağıtan proje, artan açlık ve ithalat kısıtlamaları altında yaklaşık 200 çiftçiye destek oldu.

Salama Ayesh Muhanna, ailesinin Gazze’nin el-Karara bölgesindeki toprağına ilk tohumlarını ektiğinde 17 yaşındaydı. İlk salatalıklarının filizlendiğini gördüğü günü hâlâ hatırlıyor.

“Çok mutluydum çünkü sonucunu görmüştüm” diyen Muhanna, “Biz çiftçiliği yüreğimizde taşıyorduk” diye anlatıyor.

Bugün 71 yaşında olan Muhanna, ziraat uzmanı, yerel bir toplum önderi ve Gazze’deki Al-Qarara Tohum Bankası’nın kurucusu.

2017’de kurulan tohum bankası, Gazze’nin doğu sınırına yakın el-Karara’da bulunuyordu. Muhanna’nın evi, zeytin ağaçları, arazisi, tohumları saklamak için kullandığı ekipman ve yıllardır büyüttüğü koleksiyonu işgalin ilk dönemlerinde yok edildi.

Gazze’de umut tohumları yeniden yeşermeye başladı.
Salama Muhanna ve kızı Hanadi.

2024’te Deyr el-Belah’a göç etmek zorunda kalan Muhanna, 38 yaşındaki kızı Hanadi ile birlikte Gazze’deki tek tohum bankasını yeniden kurmaya başladı.

Ailenin yaşadığı çadırın hemen yanında bugün küçük ama giderek büyüyen bir tohum koleksiyonu bulunuyor. Bu koleksiyonda yerel buğdayın yanı sıra bamya ve ıspanak gibi açık tozlanan, genetiği değiştirilmemiş yerel türler de yer alıyor.

Yerel tohumlar “yaşam hattına” dönüştü

Projenin temel amaçlarından biri, Gazze’nin iklim ve toprak koşullarına daha dayanıklı yerel tohumları korumak ve çoğaltmak.

Hanadi Muhanna, savaşla birlikte tohum ithalatındaki kısıtlamalar, artan gıda fiyatları ve açlık nedeniyle çiftçilerin yerel tohumlara yönelmek zorunda kaldığını anlatıyor. Muhanna ailesinin “baladi” olarak adlandırdığı yerel tohumların kuraklığa, mantarlara ve zararlılara karşı daha dirençli olduğu belirtiliyor.

Projenin bir diğer amacı ise tohumları bölgede çiftçilik yapmaya devam eden ailelere ulaştırmak.

Toplanan tohumlar Deyr el-Belah’taki çiftçilere ve ailelere veriliyor. Hasat sonrasında çiftçiler aldıkları miktarda tohumu bankaya geri getiriyor. Böylece hem mevcut stok korunuyor hem de yeni ekim dönemleri için tohum çoğaltılıyor.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin desteğiyle bugüne kadar yaklaşık 200 çiftçinin projeden yararlandığı belirtiliyor.

Muhanna ailesi, bunun yalnızca gıda üretimi değil, aynı zamanda Filistinli çiftçilerin kendi üretimleri üzerinde yeniden söz sahibi olması açısından önemli olduğunu düşünüyor.

“Tohumlar benim kimliğim”

Muhanna için tohumların anlamı yalnızca tarımla sınırlı değil. Balkabağı tohumlarının kendisine çocukluğunu ve ailesini hatırlattığını söyleyen Muhanna, “Balkabağı bana annemi ve babamı hatırlatıyor. Çocukken yaşadığımız bağda yetişirdi” diyor.

Tohumları ise şu sözlerle tanımlıyor: “Tohumlar benim kimliğim, vatanseverliğim, milliyetim.”

Gazze’de en az 1,2 milyon kişi ağır gıda güvensizliğiyle karşı karşıya. Tarım arazilerine erişimin kısıtlanması, tohum ve organik gübre girişindeki engeller, azalan su kaynakları, zarar gören topraklar ve patlamamış mühimmat da üretimi giderek zorlaştırıyor.

Gazze’de umut tohumları yeniden yeşermeye başladı.
Salama Muhanna, “Tohumlar benim kimliğim” diyor.

Muhanna, “Sokakta yürümek güvenli değil, arazide yürümek de güvenli değil” diyerek savaşın psikolojik etkisinin de çalışmalarını zorlaştırdığını söylüyor. “Savaş umudumu yok etti” diyen Muhanna, buna rağmen tohum toplamaya ve üretmeye devam ediyor.

Savaştan önce 42 çeşit vardı, şimdi 28

Al-Qarara Tohum Bankası savaş öncesindeki kapasitesine henüz ulaşabilmiş değil. Muhanna, savaş başlamadan önce bankada yaklaşık 42 çeşit yerel tohum bulunduğunu, bugün ise bu sayının yaklaşık 28’e düştüğünü söylüyor.

Buna rağmen şimdiye kadar yaklaşık 2,5 ton tohum toplamayı başardılar.

Bir diğer sorun ise iklim değişikliği. Yüksek sıcaklıkların tohumları bozabildiğini belirten Muhanna, bazı ürünleri normalden neredeyse bir ay geç ekmek zorunda kaldıklarını anlatıyor.

Muhanna’ya göre Gazze’nin geleceği, yalnızca daha fazla gıdaya erişebilmekten değil, kendi gıdasını üretebilme gücünden geçiyor: “Dünyada gıda güvenliği üzerinde egemenliği olmayan hiçbir ülke gerçek anlamda ülke değildir. Gıda güvenliği üzerinde egemenlik kurarsak gerçek bir ülke oluruz.”

Kaynak: Guardian

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş