Yemek Arası (7): Bir rakı sofrası klasiği… 

İSTANBUL (Medyascope) – Zeynep Asutay, Yemek Arası köşesinde bu hafta rakı sofralarının vazgeçilmez mezelerinden oluşan üç kişilik bir sofra hazırlıyor ve tariflerini, hazırlamanın püf noktalarıyla birlikte anlatıyor.

Yemek Arası (7): Bir rakı sofrası klasiği... 
Yemek Arası (7): Bir rakı sofrası klasiği… 

Yemek Arası köşemin bu haftaki tarifinde ufak bir değişiklik yapıp, tek bir tarif yerine rakı sofralarımın vazgeçilmezlerinden oluşan küçük bir menü hazırladım.

Yaz sezonunu yavaş yavaş kapatırken, hafif rüzgârlı akşamlardan fırtınalı gecelere geçmeden önce son bir rakı sofrası kuralım istedim. Bu kez soframı dostlarım için kurdum. Sonbahar gelmeden önce favori mezelerimizi aynı masada buluşturmak için de güzel bir bahanem oldu.

Kimin neyi sevdiğini, rakısını neler eşliğinde içmekten hoşlandığını bildiğim için benim açımdan oldukça pratik bir menü hazırladım: Köpoğlu, humus, haydari, yoğurtlu semizotu, limeli kuru cacık ve tabii ki demli çay…

Ama bizim masada yemeklerden çok daha uzun süredir konuşulan başka şeyler var.

İtiraf etmeliyim ki birbirimizin favori yemeklerinden çok travmalarını biliyoruz. Aile kaosları, karmaşık gönül ilişkileri, geçim sıkıntıları, okul stresi… Kısacası hayat telaşımız hiç bitmiyor. Belki de yıllardır birbirimize iyi gelen tarafımız biraz da bu. Herkes üç kişilik arkadaşlıkların zor olduğundan bahsediyor. Ben ise 18 yılı aşkın süredir bunun zorluğunu hiç hissetmedim. Belki de bu yüzden rakı sofrası benim için yalnızca birkaç mezenin, bir şişe rakının ve uzun sohbetlerin yan yana gelmesinden ibaret değil.

Hal böyle olunca bizim rakı masamız da hep üç kişilik kaldı. Dördüncü sandalyede ise sorunlarımız oldu.

“Saçmalama Zeynep, elbette ortak arkadaşlarınız da vardır” dediğinizi duyar gibiyim. Elbette var. Üçümüzün de birbirinden farklı hayatları, arkadaşları ve çevreleri var. Ama bizim soframız biraz başka. O masaya ne kadar kalabalık oturursak oturalım, gece sonunda yine üç kişi kalıyoruz.

Bazen hayatın bütün gürültüsünü masanın dışında bırakıp, üç kişinin birbirine yetebildiği küçük bir alan. Bu haftaki sofrayı da biraz bunun için kurdum.

  • Gündemi kaçırmayın! Son dakika gelişmelerini WhatsApp üzerinden takip etmek için tıklayın ve kanalımıza katılın.

Şimdi gelelim masanın vazgeçilmezlerine…

Bu sofrada, daha önce Yemek Arası’nda tarifini verdiğim humus ve karabuğdaylı somon salatasının yanı sıra köpoğlu, yoğurtlu semizotu, haydari ve benim en sevdiğim meze olan limeli kuru cacık var.

Karabuğdaylı somon salatasının ve humusun tarifini daha önce paylaşmıştım. O yüzden burada yeniden uzun uzun anlatmayacağım. Rakının yanında biraz daha doyurucu ama hafif bir şeyler olsun dediğimde ikisi de benim için güzel alternatifler. Mezelerin yanına kızarmış ekmek de bonus!

Hazır domates konserveleri için hazırlıklar başlamışken ve domatesler en güzel hallerindeyken, onları köpoğlu ile değerlendirmek istedim. Semizotu da yaz bitmeden sofraya koymak istediklerimden. Yaz boyunca bol bol yedik; sezonu kapanmadan bir kez daha yapalım dedim.

Gelelim benim favorime: Limeli kuru cacık. Bu masada en çok ona uzanacağımı şimdiden biliyorum.

Ben meze hazırlarken hepsini aynı anda yapmayı seviyorum. Özellikle bu sofrada olduğu gibi mezelerin çoğunda yoğurt kullanacaksam, önce hepsinin ortak hazırlığını yapmak benim için işleri epey kolaylaştırıyor.

Hazırlığıma patlıcan, biber, domates, semizotu, nane, dereotu ve maydanozu yıkayarak başlıyorum.

Yoğurt karışımı:

  • Yoğurt 
  • Sarımsak
  • Tuz

İlk iş, mezelerimin yoğurt bazını hazırlamak. Karıştırma kabına 4 su bardağı yoğurdu alıp çırpıcıyla karıştırmaya başlıyorum. Yavaş yavaş zeytinyağını ekleyerek çırpmaya devam ediyorum. İki diş sarımsağı rendeledikten sonra bıçakla iyice ezip yoğurda ekliyorum. Göz kararı tuzunu da attıktan sonra güzelce çırpıp üzerini kapatıyor ve buzdolabına kaldırıyorum. Bu karışım, birazdan hazırlayacağım mezelerin bazını oluşturacak.

Köpoğlu

  • Patlıcan
  • Biber
  • Domates
  • Domates salçası
  • Zeytinyağı
  • Tuz
  • Karabiber
  • Dağ kekiği

Hazırlığa köpoğlu ile başlıyorum. Patlıcan ve biberleri büyük küpler halinde doğrayıp kızgın yağda kızartıyorum. Kızaranları, üzerine peçete serdiğim bir tabağa alıp fazla yağını çektiriyorum.

Sebzeler soğurken domates sosunu hazırlıyorum. Bir büyük domatesin kabuklarını soyup küp küp doğruyorum. Sos tavasında biraz zeytinyağı ve salçayı çevirip domatesleri ekliyorum. Tuz ve karabiberini attıktan sonra kaynamaya bırakıyorum. Ben domates sosuna çok az dağ kekiği eklemeyi seviyorum. Bence bir kere denemelisiniz.

Yoğurtlu semizotu 

  • Semizotu
  • Zeytinyağı

Domates sosu pişerken yoğurtlu semizotuna geçiyorum. Bu mezede semizotunun saplarını kullanmayı pek sevmiyorum, bu yüzden yapraklarını tek tek ayıklıyorum. Ama sapları ziyan olmuyor, kalan saplarla başka bir gün semizotu salatası yapıyorum.

Bir karıştırma kabına hazırladığımız 1 su bardağı yoğurt karışımını alıp semizotu yapraklarını ekliyorum. Burada biraz nazik olmak gerekiyor; yaprakları ezmeden, sadece yoğurtla buluşacak kadar karıştırıyorum. Mezeyi tabağa aldıktan sonra üzerine çok az zeytinyağı gezdiriyorum.

Haydari

  • Dereotu
  • Nane
  • Zeytinyağı

Sırada haydari var. Bir başka kaba 1 su bardağı yoğurt karışımını alıp üzerine ince kıydığım dereotu ve naneyi ekliyorum. Güzelce karıştırdıktan sonra tabağa alıyor ve yine üzerine biraz zeytinyağı gezdiriyorum.

Limeli kuru cacık

  • Lime
  • Salatalık
  • Zeytinyağı

Son olarak en sevdiğim mezelerden biri olan limeli kuru cacığı hazırlıyorum. Bir karıştırma kabına 1 su bardağı yoğurtlu karışımı alıyorum. İki salatalığı çekirdeklerine gelmeden, yalnızca kabuklarını kullanacak şekilde kesiyorum. Kabukları küçük küpler halinde doğrayıp yoğurda ekliyorum.

Bir lime’ın kabuğunu rendeliyorum, yani zestliyorum. Bir kısmını cacığın içerisine ekliyor, kalanını da sunumda kullanmak üzere kenara ayırıyorum. Sunum tabağına alırken ortasını çukurlaştırıp içerisine biraz zeytinyağı gezdiriyorum, üzerine ise kalan lime zestini serpiyorum.

Mezelerin çoğunu hazırladıktan sonra köpoğluna geri dönüyorum. Patlıcan ve biber kızartıldığı için hem sıcaklıklarının düşmesini hem de fazla yağlarını bırakmasını bekliyorum. Bu sırada diğer mezeleri aradan çıkarmak işimi kolaylaştırıyor.

Sunum tabağının en altına kızarttığım patlıcan ve biberleri yerleştiriyorum. Üzerine kalan yoğurt karışımını, en üste de mevsiminde yakaladığımız domateslerle hazırladığımız sosu ekliyorum. İnce kıyılmış maydanozu serpiştirip sunumu tamamlıyorum.

Üç kişilik bir rakı sofrası

Masada humus, köpoğlu, yoğurtlu semizotu, haydari ve limeli kuru cacık var. Ana yemek yapmayacağım için sofrayı biraz daha doyurucu hale getirmek adına karabuğdaylı somon salatasını da hazırladım. Yapılışına buradan ulaşabilirsiniz.

Sude için beyaz peynir, Özge için rakısının yanına da çay demliyorum. Mezeler tamam, ekmekler kızardı, salata hazır, rakı soğuk…

Umarım siz de bu hafta sonu dostlarınızla güzel bir sofra kurar, biraz olsun dinlenir ve bol bol sohbet edersiniz. Hazırladığınız sofranın fotoğrafını bana göndermeyi unutmayın. Şimdiden afiyet olsun!

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş