İSTANBUL (Medyascope) – İBB davasının ikinci duruşmasının 28. gününde iş insanı Özge Bağdatlı ve Erdinç Çolak savunma yaptı. Bağdatlı, HTS-baz kayıtlarının suçlamalara dayanak gösterilmesine tepki göstererek beraatini isterken Erdinç Çolak, Dijital Deneyim Merkezi’ne ilişkin alımların deprem sonrası artan inşaat maliyetleri nedeniyle pahalı göründüğünü savundu.

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 53’ü tutuklu 435 kişinin yargılandığı İBB davasının ikinci duruşmasına 28. günde devam ediliyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de görülen duruşmaya, iş insanı Özge Bağdatlı’nın savunmasıyla başlandı. Öncesinde, gece yarısı Çorlu’dan, Kandıra’daki hapishaneye sevk edilen Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, söz almak istedi. Mahkeme başkanı, “Savunmaları alayım söz vereceğim” dedi.
“8 yıldır şirket hayatım ya da özel hayatımda bir artış yoktur”
“Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” ile suçlanan Özge Bağdatlı, firari sanık Emrah Bağdatlı’nın kardeşi olmakla suçlandığını söyledi. Özge Bağdatlı, “Kendisi öz abimdir. Yeğenlerimi ziyarete gitmem, ailece bir araya gelmemiz bile suç olarak gösterilmiş. Sekiz yıldır kirada oturuyorum. Sekiz yıldır şirket hayatım ya da özel hayatımda bir artış yoktur” dedi.
Hakkındaki suçlamalara dayanak gösterilen HTS-Baz kayıtlarıyla ilgili konuşan Özge Bağdatlı, ofisinin Zincirlikuyu Metrobüs durağının yanında olduğunu ve İstanbul’daki herkesle en az 10-15 kez ortak baz verebileceğini söyledi. Söz konusu baz kayıtlarının iddianameye “görüşme kaydı” olarak geçirilmesine tepki gösteren Özge Bağdatlı, suçlamaların dayanaksız olduğunu belirtip beraatini talep etti.
“Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” ile suçlanan Çolak, Sayıştay raporunu 16 ay sonra gördüğünü ve tutuklandıktan sonra raporun geldiğini belirtti. Bilirkişi raporlarını görmeden savunma yaptığını söyleyen Çolak, Dijital Deneyim Merkezi (DDM) iddialarına değindi ve “DDM için 3 farlı alım var. Bunların hepsi de 3g istisna alımıdır” dedi.
DDM inşaat malzemelerinin pahalıya alındığı iddialarına değinen Çolak, “Şubat depreminden sonra inşaat maliyetleri arttı. Bizim alım yaptığımız zaman inşaat maliyeti Türkiye endeksi yüzde 70, bilirkişi raporu hazırlanırken inşaat endeksi yüzde 35. Biz alım yaptığımızda piyasada arz talep dengesizliği vardı” diye konuştu.
Çolak’ın savunması sonrası tutuklu Kahraman Yeşilyurt, soru sormak için söz aldı. Yeşilyurt, itirafçı Murat Abbas’ın “6 milyon Kahraman’a verildi” ifadesini sordu. Çolak, “Böyle bir şey olamaz, alımlar TUCE’den yapılmıyor. Her şey faturalı yapılıyor. 6 milyon nasıl girsin buraya. Burada mülkiye, Sayıştay, İBB denetliyor” dedi.
Mehmet Pehlivan söz hakkı aldı
Tutuklu avukat Mehmet Pehlivan’a söz hakkı verildi. 16 aydır mesleki faaliyeti nedeniyle tutuklu olduğunu söyleyen Avukat Pehlivan, tutukluluk devma kararı verildiği günün gecesinde, nereye gideceğini bilmeden başka bir Kandıra’daki hapishaneye sevk edildiğini belirtti.
Avukat Pehlivan, “Yargılama Silivri’de, haftanın dört günü devam ediyor. Ben gecenin 3’ünde uyandırılarak götürüldüm. Yanan açık görüş hakkımı, kızımı görememeyi de bir kenara koyuyorum. Hoş koyamıyorum kenara da koydum diyelim. Siz bile bazen burada kalmayı tercih ediyorsunuz. Ben bu sabah 3,5 saat kelepçeli bir şekilde getirildim” dedi.
Mahkeme başkanı, gerekli görüşmeleri yapacaklarını söyleyip “Bizlik bir durum değildi” dedi. Pehlivan devamında, “Ben ayrıcalık istemiyorum. Duruşma bittiğinde siz nereye gideceğinizi biliyorsunuz. Ben nereye hangi cezaevine gideceğimi bilmiyorum. Hem tutukluluğum hem nakil sürecinde barolar birliği, baro başkanlarımız dayanışma gösterdi, teşekkür etmek istiyorum” dedi.
Mahkeme başkanı, Avukat Mehmet Pehlivan’ın yaşadıkları üzerine söz hakkı almak isteyen avukatlara izin vermedi. Tepkiler üzerine mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Avukatlar, “Savunma susmadı, susmayacak” sloganı attı.






