İSTANBUL (Medyascope) – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “mobbing” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlamalarıyla başlattığı “hakemler dosyası” soruşturması sürüyor. Eski FIFA hakemi Selçuk Dereli, hakemlikteki gruplaşmaları ve federasyonun sorumluluğunu Medyascope’a anlattı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan “hakemler dosyası” soruşturmasında Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun da aralarında bulunduğu beş kişi 3 Ekim’de tutuklandı.
Eski FIFA hakemi Selçuk Dereli’yle soruşturmayı, hakemlikte gruplaşmayı ve federasyonun yönetim yapısını konuştuk. Dereli, yabancı hakem tartışmalarını, VAR’daki sorunları ve yasadışı bahisin futbol üzerindeki etkilerini değerlendirirken bağımsız, liyakate dayalı bir hakemlik sisteminin nasıl kurulabileceğini anlattı.
Futbolun yönetiminde sahadan gelen isimlere neden yer verilmediğini sorgulayan Selçuk Dereli, bunun bilinçli bir tercih olduğunu savundu:
“Voleybolun başında bir voleybolcu var. Basketbolun başında bir basketbolcu var. Futbolun başında niye yok? Bilinçli olarak sahadan gelen bir isim futbolun başına getirilmiyor. Çünkü futbol, toplumun en çok ilgi gösterdiği spor. Birileri oraları kendi etki alanında tutmak istiyor.”
Soruşturmanın yalnızca hakemlerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Selçuk Dereli, kulüp başkanları, yöneticiler ve medya içindeki olası bağlantıların da araştırılmasını istedi:
“Yalnızca hakemler değil, kulüp başkanları, kulüp yöneticileri ve medya da var. Medya içinde bunları destekleyen yapılar var. Birlikte hareket ettiklerini düşünüyorum. Yalnızca hakemlik kurumunu düzeltmekle olmaz bu işler.”
Mobbing, kollama, ayrımcılık
Ferhat Gündoğdu’nun tutuklandığı bu soruşturmayı bekliyor muydunuz, hakem camiası şu an ne durumda?
Son soruşturmayı tabii ki bekliyorduk. Bu camiada yıllardır mobbing olduğunu, hakemler arasında birilerinin kollandığını, ayrımcılık yapıldığını, gözlemciler konusunda da benzer süreçlerin yaşandığını biliyorduk.
Ben bunları kendim yaşadım. Türkiye’nin bir numarasıyken bana bunlar yapılıyorsa aşağıda kimlere neler yapılıyordu? Biz bunları söylediğimizde insanlar duyarsız kaldı, ilgi göstermedi. Kendimizi öne çıkarmaya çalıştığımızı düşündüler. Oysa yenilen hakkımızı savunuyor, kamuoyuna bunu anlatmaya çalışıyorduk. Bugün ortaya çıkan yazışmalar, konuşmalar ve basına yansıyan süreç, hakemliğin ne hâle geldiğinin göstergesi.
Federasyonlar genelde kendi yönetebilecekleri MHK başkanlarını tercih ediyorlar. Bu durum Türk hakemliği için çok ciddi sorun. Yöneten bir MHK başkanına ihtiyaç var, yönetilen değil. Bağımsız bir MHK’ye ihtiyaç var. Hiç kimse kurumları kendi arka bahçesi gibi görmemeli, elindeki imkânları bir baskı unsuru olarak kullanmamalı.
“Belirli zihniyetler futbolu yönlendiriyor”
Sizce TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu istifa etmeli mi?
MHK başkanı tutuklanmış, en önemli derbileri yöneten hakem tutuklanmış, millî takımın durumu ortada. Federasyon ise devam kararı almış. Bundan sonra ağızlarıyla kuş tutsalar onlara kim güvenir?
Federasyonların genel kurul delege yapılarının gözden geçirilmesi lazım. Bu federasyon başkanlarını kim seçiyor, kimler oy kullanıyor? Avrupa’da final, Türkiye’de derbiler yönettim. Yaklaşık on yıl Türkiye’nin önde gelen hakemiydim. Hakem Derneği Genel Başkanlığı yaptım ama federasyon başkanlığı seçiminde oy kullanma hakkım yok. Kim oy kullanıyor? Hasbelkader parası olduğu için kulüp yönetimlerine girmiş insanlar. Onların seçtiği federasyon başkanları böyle oluyor. O başkanların seçtiği kurullar da bu hâle geliyor. En büyük problem oradan başlıyor. Futbola emek veren, bu harmanda izi olan insanlar federasyon başkanlığı seçimlerinde söz sahibi olsun. Delege sayısı artırılsın.
Birileri işaret ediliyor, karşılarına aday bile çıkmıyordu. Son seçimde iki adaylı bir yarış oldu uzun zamandır böyle bir durum da yoktu. Belirli zihniyetler birilerini yönlendiriyor, karşılarına aday bile çıkarttırılmıyor ve o insanlar gelip futbolun başında oturuyorlardı. Delege yapılarına dikkat çekmemin sebebi bu. Sorun burada başlıyor. Buralar aile şirketi gibi yönetilmeye başlanıyor. Futbolun sorunlarıyla uğraşmak yerine kendilerini öne çıkarmaya, reklamlarını yapmaya, toplumda daha etkin görünmeye çalışıyorlar.
“Birileri futbolu etki alanına almak istiyor”
Federasyonu yöneten kişilerin orada bulunmasında sportif birikimlerinden çok belirli güç ilişkilerinin etkili olduğunu söylemek doğru olur mu?
Evet. Voleybolun başında bir voleybolcu var. Basketbolun başında bir basketbolcu var. Futbolun başında niye yok? Bilinçli olarak sahadan gelen bir isim futbolun başına getirilmiyor. Çünkü futbol, toplumun en çok ilgi gösterdiği spor. Birileri oraları kendi etki alanında tutmak istiyor. Futbol takımlarına bakın. İkinci, üçüncü lig takımlarının başına biraz ekonomik gücü olan, o kentte öne çıkmaya çalışan ya da gelecekte siyaset yapma iddiasında olan insanlar geliyor.
Hakem camiasında gruplaşma ve kollamanın bu kadar yaygınlaşmasının temel sebebi sizce ne?
Birileri federasyonda güçlü olduğunda kendi grubuna sahip çıkıyor. Ya kardeşim, ne grubu? Liyakati ve emeği olan, harmanda izi bulunan, performansı iyi olan, gelecekte futbol adına önemli katkılar sunabilecek insanların önünü açın. Bu gruplar hep kendi adamlarına sahip çıktılar, hakkı olan pek çok insanı dışarıda bıraktılar. Bu nedenle futbol hakemliği bu duruma geldi. Hakemlik yerlerde sürünüyor. Tartışmalar bitmiyor. O yüzden bu görevlerde liyakatli insanların olması gerekiyor.
“Ali Koç’un söyledikleri ortaya çıktı”
Ali Koç’un son yıllarda sıkça dile getirdiği “yapı” söylemini, son dönemde yaşananlar ışığında nasıl değerlendiriyorsunuz?
Söylediği pek çok konu ortaya çıktı. Adına yapı mı dersiniz, gruplaşma mı dersiniz bunların üzerine hassasiyetle gidilmeli, en ağır cezalar verilmeli ve bu isimler camiadan uzaklaştırılmalı.
Kim bu işlere bulaştıysa üzerine gidilmeli. Araştırsınlar, baksınlar… Kimin hesap hareketlerinde ne var, kim kimlerle nasıl bir ilişkiye girmiş? Yalnızca hakemler değil kulüp başkanları, kulüp yöneticileri ve medya da var. Medya içinde bunları destekleyen yapılar var. Birlikte hareket ettiklerini düşünüyorum. Onların da hepsine ulaşılmalı. Tertemiz bir futbol ailesi, tertemiz bir futbol tablosu yaratılmalı. Yalnızca hakemlik kurumunu düzeltmekle olmaz bu işler.
Sizce Türkiye’de hakemler geçmişte ya da bugün şampiyonlukların sonucunu belirledi mi?
Hakemler yaptıkları hatalarla pek çok maça damga vuruyorlar. Maçların sonucunu etkileyen hatalar yapıyorlar. Dolayısıyla bu hatalarla sonuçlara etki ettiklerini görüyoruz. Ama bunun arkasında yasadışı bir yol izlenip izlenmediğini ben bilemem. Bu, yargının işi. Yargı araştıracak, bulacak, yargılayacak.
“Anthony Taylor’ı yönlendiriyorlar”
Yabancı hakem uygulaması bir çözüm olabilir mi?
Başka ülkeler neden en iyi hakemini sana göndersin? Kendi ligleri var, o hakemi kendi liginde değerlendirecek.
Anthony Taylor ligimizi ne bilir? Geleli kısa bir zaman oldu, bütün hakemleri tanımaz. Taylor’ın kime danıştığına, onu bu anlamda kimin yönlendirdiğine bakmak lazım. İlk hafta atamalarına baktım, tabloya baktım değişen bir şey yok. Ferhat Gündoğdu tutuklanmış ama bütün bu işler yapılırken altına imza atan MHK üyeleri şu anda görevlerine devam ediyor. Böyle bir şey olabilir mi? Kaldı ki bu kurul üyeleri Taylor’a anlatıyor, söylüyor, onu yönlendiriyor. Bence atamalar da birlikte yapılıyor.
Biz kendi hakemlerimizi neden yetiştiremiyoruz?
Hakemlik kurumu, liyakatsız insanların elinde bu hâle geldi. Eskiden hakemlerimizin performansı ortadaydı. Türk futbol hakemliği nerelerdeydi, bugün nerelerde? Şu konuşulanlara bakın. Hakemliğin bu duruma gelmesi çok acı. Bunu bu hâle getirenler bellidir: Bu gruplaşmaları yapanlar ve onların başındakiler. Hakemlik kurumunda yarattıkları ayrışma nedeniyle maalesef yetenekli çocuklar bu camiada barındırılmadı.
Objektif bir hakem atama sistemi nasıl kurulabilir? Bunun için nasıl bir süreç izlenmesi gerekiyor?
Liyakatli, tecrübeli hakemlerden, eski hakemlerden bir kurul oluşturacaksınız. Bu kurul Türkiye’de tarama yapacak, alt liglerdeki yetenekli hakemleri bulacak ve onları yukarıya çıkaracak. Bunun için çok uzun süre beklemeye gerek yok. Sabırlı olunursa bu sistem bir iki yıl içinde kurulur. Bu sistemi kuracak bağımsız bir kurulla çok iyi bir noktaya gelinebileceğini düşünüyorum.
Bahis sektörünün büyümesi ve çok yüksek hacimli paraların dönmesi, sizce futbolun içinde bulunduğu durumu nasıl etkiliyor?
Bahis futbola girdiğinden beri futbolun etrafında çok enteresan işler dönmeye başladı. UEFA da bundan muzdarip. Türkiye’de birileri fazlasıyla bu işin içerisinde. Bu çerçeveden de bakılması ve gerekli önlemlerin alınması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’nin en önemli derbilerini yöneten bir hakemle ilgili böyle bir süreç basına yansıdı.








