BU BLOG KAPANMIŞTIR… Dört partinin Meclis’teki grup toplantılarında fon krizi, Yemen gerilimi ve çözüm süreci öne çıktı. İşte en önemli mesajlar.
- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a her türlü askeri desteği vermesini istedi.
- YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yemen’e asker göndermeyi Trump’ın planı olarak niteledi.
- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, fon mağdurları için kapsamlı bir yasal düzenleme talep etti.
- Atanmış CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise gazeteci tutuklamalarına karşı çıktı.
Liderlerin fon krizine dair açıklamalarını okumak için haberimize tıklayın.
Medyascope editörleri gün boyu gelişmeleri takip etti.
- Devlet Bahçeli’nin grup toplantısını izlemek için tıklayın.
- Özgür Özel’in konuşmasını izlemek için tıklayın.
- Tülay Hatimoğulları’nın konuşmasını izlemek için tıklayın.
- Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını izlemek için tıklayın.
Kemal Kılıçdaroğlu Meclis'te konuştu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis'te konuştu. İşte öne çıkan başlıklar:
“Medyada en sert eleştirileri alan benim. Bazıları gerçek dışı, abartılı ama ne olursa olsun hiçbir gazetecinin tutuklanmasını istemedim.
Gazetecilerin hepsinin mutlaka doğru haber yaptığını iddia etmiyoruz. Ancak doğru haber yapmayanı da medyanın kendi aktörleri, kendi alanının dışına çıkarabilmeli.
Ama ne olursa olsun hiçbir gazeteci tutuklanmamalı, ev hapsi de uygulanmamalı.”
Çiftçilere tarımsal destek çağrısı: Yasa uygulanmıyor
“Narenciye üreticisi, zeytin üreticisi, büyük sıkıntılarla karşı karşıyadır.
Eğer çiftçiyi desteklemezseniz biz beslenemeyiz. Bütün ürünleri dışarıdan getiririz. Bu da dışarıdaki elin oğlunu zengin etmek demektir.
Tarımla ilgili özel bir kanunumuz da var. Tarıma yapılacak destek, gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 1'inden az olamaz.
Yüzde 1'i 630 milyar lira. Yani kanuna göre çiftçiye bir yılda bu kadar destek verilmesi gerekiyor. Peki, verilen destek ne kadar? 168 milyar lira. Yani yasa uygulanmıyor.
Lütfen çiftçileri örgütleyin, hakkınızı isteyin. CHP de kapı gibi arkanızda dursun.”
“Hâkim siyasallaşmışsa vicdani kanaati de yoktur, kanun da”
“Anayasa, hâkimin vicdanına ve kanuna göre karar vereceğini söylüyor. Eğer hâkim siyasallaşmışsa artık onda vicdani kanaat de yoktur, kanun da yoktur.
Bir hâkim birisinin torpiliyle giriyorsa ve hâkim oluyorsa o hâkim vicdani kanaatini mi dinleyecek, yoksa kendisine torpil yapan adamın talebini mi?
Belediye başkanlarının evleri sabahın köründe basılmaz. Telefon edersiniz, gelirler.
Birilerinin talebiyle oraya geldin mi hakka, hukuka değil, seni oraya getiren adama hizmet edersin. Bu da hukuk değildir, adalet değildir.”
“Hırsızlık yapan belediye başkanlarının sığınacağı yer AK Parti Genel Merkezi’dir”
“Nasıl oluyor da düne kadar bir sürü laf eden, “Aman bunlara oy vermeyin” diye kapı kapı, sokak sokak gezen bir belediye başkanı bir gecede öbür tarafa transfer oluyor?
İki şey oluyor: Ya malı götürmüş, sığınacak yer arıyor; “Derhal buraya gel” diyorlar. Ya da henüz malı götürmemiş ama götürmek, çalmak istiyor.
Bu belediye başkanlarında ahlak sorunu var, ar sorunu var.
Namuslu bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez. Sen seçmenine ihanet ediyorsun.
Ama sana güvenen CHP seçmeni asla arkandan gelmeyecek. Onlar gerçeği biliyor.
Hırsızlık yapan, yolsuzluğa bulaşan belediye başkanlarının sığınacağı yer AK Parti Genel Merkezi’dir.”
“Araştırma önergesini reddediyorsan ortağısın”
“Devletin bürokratıyla hırsız siyasetçinin yan yana gelmesine devlet krizi dedik. İkisi beraber çalıyorlar.
Bu hırsızlık olayına TBMM bakmayacak da kim bakacak? Reddediyorlar. Olmaz! Reddediyorsan ortağısın, kusura bakma.
Örneğin, Maliye Bakanı’nın haberi var mıydı? Evet, vardı. Kendisi söylüyor zaten. Sermaye Piyasası Kurulu’nun haberi var mıydı? Evet, vardı.
Suçlu bürokratları derhal görevden alın. Açıklamazsanız siz de bu işin içindesiniz.
Fatma Betül Sayan Kaya, şimdi o şüpheli sıfatıyla mı ifade verdi, yoksa ifade sahibi olarak mı bu işi yaptı?
Bu yolsuzluğun faturasını milletin sırtına yükleyip mağdura ödemek isterseniz dünyayı başınıza yıkarız, açık söylüyorum. Milletin beş kuruşuna sahip çıkacağız. Vurguncunun parasını siz kendiniz ödeyeceksiniz.”
“Silahların susması barış için yeterli değil, hukukun konuşması lazım”
“Terörün bitmesi için CHP olarak katkı verdik, mücadele ettik, adres gösterdik.
CHP’nin kalbi Doğu’da, Güneydoğu’da atıyor.
Sonunda bizim dediğimize geldiler, çözüm adresinin parlamento olduğunu kabul ettiler. Bir an önce, bizim üstümüze düşen bir görev varsa, bir tıkanıklık varsa biz o tıkanıklığı kaldırmaya da hazırız.
Silahların susması barış için yeterli değil. Hukukun konuşmaya başlaması, vatandaşın kendini eşit hissetmesi, Meclis’in sorumluluk üstlenmesi lazım.
Bu sürecin siyasi hesaplara kurban edilmeden, muhalefet dışlanmadan, Meclis devre dışı bırakılmadan çözülmesi lazım.”
“Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir”
“Azerbaycanlı kardeşlerimize sesleniyorum: Başörtüsü olayları oluyor. Bu acıyı biz yaşadık. Bu acının bitmesi lazım.
Kadınların başı açık, başı kapalı diye ayrılması doğru değil. İsteyen açar, isteyen kapatır.
Başörtülü bir kızın üniversiteye alınmaması ne demektir?
Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir. Laikliğin güvencesi demokrasi, insan haklarıdır; herkesin inancına ve yaşam tarzına saygı duymaktır.
Kimsenin birbirinin inancını ölçme hakkı yoktur. Peygambere verilmeyen bir yetkiyi kimse kullanmamalı.”
“CHP, emperyal güçlere karşı mücadele edenlerin partisidir”
“CHP, siyaseti zenginleşme aracı olarak görenlerin değil, halka hizmet edenlerin partisidir.
CHP, Batı’ya gittiği zaman emperyal güçlere “Neden bizi yalnız bıraktınız?” diyenlerin partisi değildir. CHP, emperyal güçlere karşı mücadele edenlerin partisidir.”
Tülay Hatimoğulları grup toplantısında konuştu
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Meclis'te konuştu:
- "Masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı yalnızca iktidara yakın isimler için değil, toplumun bütün kesimleri için geçerli olmalıdır.
- AKP’nin çözüm olarak Meclis’e sunduğu 9 maddelik kanun teklifi, sorunları gidermekten uzak, adeta bir çözümsüzlük belgesidir.
- Fon vurgununun maliyeti hiçbir şekilde halka yüklenmemeli, yurttaşların bu süreçten kaynaklanan zararları üstlenmeyeceği kanunla güvence altına alınmalıdır. Vurguna karışanların yurt dışına çıkardığı paralar Türkiye’ye geri getirilmeli ve sorumluların tüm mal varlıkları dondurulmalıdır.
- Zararların karşılanmasında herhangi bir üst sınır uygulanmamalı, mağdur olan herkesin kaybı eksiksiz giderilmelidir. Tazminatın 1 milyon lirayla sınırlandırılması keyfî bir tercihtir.
- Meclis bünyesinde bir araştırma komisyonu oluşturularak bürokratların bu süreçteki rolleri ve sorumlulukları ortaya çıkarılmalıdır.
- Vatandaşların tasarruflarını yöneten bütün fonların portföy bilgileri, yöneticileri ve denetim raporları her ay düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
- Sermaye Piyasası Kurulu, iktidarın değil halkın çıkarlarını gözeten bağımsız bir denetim kurumu haline getirilmelidir. Kurul üyeleri Meclis’te nitelikli çoğunlukla seçilmeli, hazırlanan denetim raporları da doğrudan Meclis’e sunulmalıdır.
- Fon vurgunu yapmak serbest, ancak bunun haberini yapmak suç sayılıyor! Vurgunda adı geçen eski bakan adliyede kraliçeler gibi karşılanırken, vurguna karışıp yurt dışına kaçanlar krallar gibi yaşamlarını sürdürüyor. Buna karşılık, yaşananları kamuoyuna duyuran gazeteciler cezaevine gönderiliyor, ev hapsine mahkûm ediliyor.
- Batsın böyle adalet! Basın özgürlüğüne yönelik bu uygulamalara son verilmeli, tutuklu bütün basın emekçileri derhal serbest bırakılmalıdır.
- Bu ülkede artık yalnızca cebimizdeki para değil, halkın iradesi de el değiştiriyor.
- Ankara 2. Baro Başkanı’nın açıklamalarından yargıdaki transfer düzenini de öğrendik. “Sağ olsun Bakanlık bize ayrıcalık tanıyor. 70 üyemizi hâkim, savcı yaptık” sözleri, yargıda nasıl bir kadrolaşma yaşandığını ortaya koyuyor.
- Yıllarca belediyelere kayyım atadılar. Şimdi ise kayyım atayamadıkları yerlerde belediye başkanlarının parti değiştirmesini sağlıyorlar. Açıkça söylüyorum: Seçildiği partiden ayrılarak başka bir partiye geçen belediye başkanı, hem kendisinin hem de kendisine oy veren yurttaşların kayyımı haline geliyor.
- Önerimiz nettir: Hangi partiden olursa olsun, partisinden istifa eden bir siyasetçinin o partinin listesinden kazandığı milletvekilliği, belediye başkanlığı ya da meclis üyeliği de sona ermelidir.
- Büyük ekonomik suçları, yolsuzlukları ve sermaye piyasalarında gerçekleştirilen vurgunları soruşturacak, bağımsız, tarafsız ve bu alanda uzmanlaşmış bir mahkeme kurulmalıdır.
- Bürokrasinin kişisel menfaat ve güç elde etmenin aracına dönüşmesini engelleyecek kapsamlı bir siyasi etik kanunu çıkarılmalıdır.
- İki gün sonra, 15 Ekim’de, Rojin Kabaiş’in cansız bedeninin Van Gölü kıyısında bulunmasının üzerinden tam iki yıl geçmiş olacak. Rojin’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA profili tespit edilmesine rağmen bunların kimlere ait olduğu hâlâ belirlenemedi.
- Buradan Rojin’in ailesine bir kez daha sesleniyoruz: Yalnız değilsiniz.
- Adalet Bakanı, birkaç gün önce yaptığı açıklamada nafaka düzenlemesinde evlilik süresinin esas alınacağını söyledi. AKP iktidarı neredeyse her yargı paketinde nafaka hakkını yeniden gündeme getiriyor.
- Boşanma sonrasında ödenen ortalama yoksulluk nafakası yalnızca 1.179 lira. Ortada iddia edildiği gibi bir günlük evlilik karşılığında ömür boyu ödenen yüksek nafaka tutarları yok.
- Nafaka bir ayrıcalık ya da lütuf değil, kadınların yaşamları açısından hayati öneme sahip bir haktır.
- Milyonlarca kadının geleceğini doğrudan etkileyecek böylesine önemli bir düzenleme, yargı paketinin birkaç maddesi arasına sıkıştırılarak yapılamaz.
- Çerçeve yasa çıkarıldı ancak ne zaman uygulanacağı ve sürecin bundan sonra nasıl ilerleyeceği henüz açıklığa kavuşmadı.
- Hareket yönetimi, 8 Ekim’de yaptığı açıklamada Türkiye sınırları içinden ve sınıra yakın bölgelerden çekildiğini, bölge isimlerini de paylaşarak duyurdu. Bu, tarihî öneme sahip bir adımdır.
- İktidarın ve devletin yapması gerekenler, ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan vaatlere bırakılamaz.
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz da dün yaptığı açıklamada, “Çerçeve yasanın uygulanması için olağan MGK toplantısını beklemeye gerek olmadığını” ifade etti. Biz de bu görüşe katılıyoruz.
- Yalnızca Kürt halkı değil, Türkiye toplumunun tamamı artık somut gelişmeler görmek istiyor. Hayırlı işlerde zaman kaybedilmemelidir.
- Takip, Koordinasyon ve Uygulama Kuruluna bağlı olarak oluşturulması öngörülen dört alt komisyonun bir an önce kurulması ve çalışmalarına başlaması gerekiyor.
- Sayın Öcalan’ın koordinatörlüğünü üstleneceği Barış ve Siyasallaşma Kurulu da gecikmeden faaliyete geçmelidir.
- Bunun için Sayın Öcalan’ın özgürce yaşayabileceği ve çalışmalarını özgürce yürütebileceği koşullar sağlanmalıdır.
- Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un girişimiyle kurulması planlanan Meclis İzleme Kurulu için de daha fazla zaman kaybedilmemelidir. Neyi bekliyoruz?
- Oluşturulacak yapının yalnızca sembolik bir kurul olarak kalmaması gerekiyor.
- Kurulun bağımsız hareket edebilmesi de temel koşullardan biridir. Herhangi bir siyasi partinin ya da yürütme organının yönlendirmesi altında değil, kendisine tanımlanan yetki ve sorumluluklar doğrultusunda faaliyet göstermelidir.
- Özellikle kadın örgütleri ve Alevi kurumları, bu sürecin yalnızca izleyicisi ya da dinleyicisi olmak istemiyor. Kararların alındığı masada doğrudan yer alma talepleri bulunuyor."
Daha fazla haber, daha fazla video için Medyascope'a abone ol!
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Medyascope'a bu linkten abone olup, ayrıcalıklardan faydalanabilirsin.
Özgür Özel: "Kafam kırılsaydı da aday yapmasaydım onu"
Özgür Özel, grup toplantısında Cemil Tugay'ı hedef aldı:
"Bu kafa kırılsaydı da o namussuzu aday yapmasaydı! Kendisini seçenlere, yol arkadaşlarına ihanet etti. Özeleştiri ne, içim yanıyor! Ama sizin gibi haysiyetsizlik peşinde koşanlara bu partiyi teslim etmem, kimsiniz ulan siz butlancılar!"
Özgür Özel, grup toplantısında Cemil Tugay'ı hedef aldı:
"Bu kafa kırılsaydı da o namussuzu aday yapmasaydı! Kendisini seçenlere, yol arkadaşlarına ihanet etti. Özeleştiri ne, içim yanıyor! Ama sizin gibi haysiyetsizlik peşinde koşanlara bu partiyi teslim etmem, kimsiniz ulan… pic.twitter.com/YdLlzqo0K1
— Medyascope (@medyascope) October 13, 2026
Tülay Hatimoğulları, DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşacak
Tülay Hatimoğulları grup toplantısında hangi mesajları verecek?
Özgür Özel YENİ Parti Grup Toplantısı'nda konuşuyor
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı’nda gündemdeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunuyor.
Özgür Özel: "Bütün meseleyi Trump'a bağlamış durumdalar"
Özgür Özel, grup toplantısında konuşuyor:
"Trump'in 3 Kasım'da seçimleri var. Trump gecede birkaç saat uyuyor, endişesi çok. Bizimkiler onun kadar da uyumuyor. Bütün meseleyi Trump'ın varlığına, Trump'ın bunlara tanıyacağı meşruiyete, seçimlerde bunlara vereceği desteğe ve Trump'la olan ilişkinin kendilerini burada bir dönem daha iktidar yapmasına bağlamış durumdalar"
Özgür Özel, grup toplantısında konuşuyor:
"Trump'in 3 Kasım'da seçimleri var. Trump gecede birkaç saat uyuyor, endişesi çok. Bizimkiler onun kadar da uyumuyor. Bütün meseleyi Trump'ın varlığına, Trump'ın bunlara tanıyacağı meşruiyete, seçimlerde bunlara vereceği desteğe ve… pic.twitter.com/Z58oiuVKOn
— Medyascope (@medyascope) October 13, 2026
Özgür Özel, grup toplantısında konuşuyor:
"Türk askerini Yemen'e göndermek Türkiye'nin planı, Türkiye'nin programı değildir, Trump'ın planıdır. İsrail ve Amerika'nın çıkarlarına hizmet etmektir"
Özgür Özel, grup toplantısında konuşuyor:
"Türk askerini Yemen'e göndermek Türkiye'nin planı, Türkiye'nin programı değildir, Trump'ın planıdır. İsrail ve Amerika'nın çıkarlarına hizmet etmektir"
Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda: https://t.co/fVCBmMX7DT pic.twitter.com/Sg9jAi3oYp
— Medyascope (@medyascope) October 13, 2026
Özgür Özel, fon krizi üzerinden Erdoğan'ı hedef aldı:
"Ey Erdoğan! Atayan AK Parti, atanan AK Partili, soyan AK Partili, soyulan AK Partili... Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz, sen tam göbeğindesin!"
Özgür Özel, fon krizi üzerinden Erdoğan'ı hedef aldı:
"Ey Erdoğan! Atayan AK Parti, atanan AK Partili, soyan AK Partili, soyulan AK Partili... Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz, sen tam göbeğindesin!"
Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda: https://t.co/fVCBmMWzOl pic.twitter.com/Yy34bPUmUT
— Medyascope (@medyascope) October 13, 2026
"Bizimkiler Trump kadar uyumuyor"
Özel, iktidarı 3 Kasım'daki ABD seçimleri üzerinden eleştirdi:
"Trump’ın 3 Kasım’da seçimleri var. Trump gecede birkaç saat uyuyor, endişesi çok. Bizimkiler onun kadar da uyumuyor. Bütün meseleyi Trump’ın varlığına, Trump’ın bunlara tanıyacağı meşruiyete, seçimlerde bunlara vereceği desteğe ve Trump’la olan ilişkinin kendilerini burada bir dönem daha iktidar yapmasına bağlamış durumdalar."
Özgür Özel partisinin grup toplantısında konuşuyor
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında konuşuyor:
"Bugüne kadar yaklaşık 220 ticaret gemisi saldırıya uğradı. En az 9 Türk bayraklı ve en az 45 Türkiye bağlantılı ticaret gemisi saldırıya uğradı ve bunların bir kısmı battı. Son iki gün içerisinde dahi üç Türkiye bağlantılı ticaret gemisinin saldırıya uğraması, meseleyi çok ciddi bir boyuta taşımış durumdadır. Gemilerimiz vuruluyor, iktidardan ses yok. Adeta ölü taklidi yapıyorlar. Bu konuda hiçbir politikaları, hiçbir girişimleri yok. Gemilerimizi güvende tutamıyorlar, gemicilerimizin hayatlarıyla ilgili tehlikeleri bertaraf etmiyorlar ve bu konuda millete bir açıklama dahi yapmıyorlar.
Sanki orada olan insansız hava araçları insansız gemileri, insansız deniz araçlarını vuruyormuş gibi davranıyorlar. Karadeniz'deki gemilerin içindeki her bir canı ve onların evlerinde onların yolunu bekleyen ailelerini yok sayıyorlar. Bu konudaki dikkatimizi, duyarlılığımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Bizimkiler dış politikada neyle meşguller? Türk askerlerini Yemen çöllerine göndermekle meşguller. Türk askerini Yemen'e göndermek Türkiye'nin planı, Türkiye'nin programı değildir. Türk askerini Yemen'e göndermek Trump'ın planıdır. İsrail ve Amerika'nın çıkarlarına hizmet etmektir. Savaştaki bir ülkeyle 'sana saldıran bana saldırmıştır' anlaşması yapmak, ülkeyi doğrudan savaşa sokmaktır. Dünyada tüm duyarlı insan hakları aktivistleri, tüm ülkeler, özellikle İslam ülkeleri, başörtülü İlhan Omar'a yapılan zulme karşı çıkıyor. Ses çıkarmayan bir tek ülke var: Türkiye."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gençlere seslendi:
"Fransa'ya heveslenmeyin, Türkiye'ye sahip çıkın"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gençlere seslendi:
"Fransa'ya heveslenmeyin, Türkiye'ye sahip çıkın"
Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda: https://t.co/fVCBmMX7DT pic.twitter.com/ywZJMLUGU6
— Medyascope (@medyascope) October 13, 2026
Daha fazla haber, daha fazla video için Medyascope'a abone ol!
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Medyascope'a bu linkten abone olup, ayrıcalıklardan faydalanabilirsin.
Devlet Bahçeli'nin 13.10.2026 tarihli grup toplantısı (Video)
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısını bu linkten izleyebilirsiniz.
Bahçeli'den Mekke anlaşması vurgusu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli grup toplantısında partililere sesleniyor:
"Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan'ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkan sağlanmalıdır.
Bilindiği gibi dost ve müttefikimiz olan Suudi Arabistan'a yönelik artan usul saldırıları ağır sivil kayıplara yol açmıştır.
Sivillere ve sivil altyapıya saldırmanın uluslararası hukuk ve insancıl hukuk açısından büyük bir suç teşkil ettiği açıktır. Yemen'den Suudi Arabistan'a yönelik bu tür saldırıların en sert şekilde kınanması gerektiği de tartışmasızdır.
Bu menfur saldırılar kuşkusuz bütün bölgenin huzur ve istikrarını hedef almaktadır.
Yemen'de uzun yıllardır devam eden çatışmaların yeniden şiddetlenmesi Kızıldeniz ve Badül Mendep boğazının güvenliğini tehlikeye atmakta Uluslararası ticaret enerji arz güvenliği ve bölgesel ekonomik istikrar bakımından ciddi riskler doğurmaktadır.
Bölge ülkeler arasında husumetleri derinleştirecek yeni çatışma cepheleri açacak ve sivillerin hayatına mal olacak hiçbir eylem maruz görülen yiyecektir.
Hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin sivillere hedef alan saldırılar hiçbir surette meşru görülemeyecektir.
Suudi Arabistan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye Mekke olarak savunma anlaşmasından kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak ve İslam aleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan bu müttefikimizle dayanışmasını kararlılıkla sürdürecektir. Hatırlatmak isterim ki ecdadımız yıllarca hadimül harami ile şereflenmiştir."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli grup toplantısında partililere sesleniyor:
"Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan'ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla… pic.twitter.com/P8NEVifBfz
— Medyascope (@medyascope) October 13, 2026
Bahçeli grup toplantısında konuşuyor
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli grup toplantısında partililere sesleniyor:
"Geçtiğimiz hafta içinde milletçe her birimizi üzüntüye sevk eden kazalar yaşanmıştır. İstanbul'un Maltepe ilçesinde bir binanın iki katının çökmesi sonucu 5 kişi vefat ederken 11 kişi de yaralanmıştır. Ayrıca Manisa'nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin hayatını kaybettiği 27 kişinin yaralandığı Kahramanmaraş'ta ise bir gencimizin hayatını kaybettiği, içerisinde Kahramanmaraş Milletvekilimiz Sayın Zuhal Karakoç'un da bulunduğu yedi kişinin ise yaralandığı trafik kazaları yaşanmıştır. Bu kazalarda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralı olanlara da acil şifalar diliyorum. Bu vesileyle trafikte can güvenliğine esas alan bir yaklaşımla kaza risklerini azaltacak her tedbirin alınmasını Aynı zamanda da kentsel dönüşüme yönelik devletimizle başlatılan seferberliğin süratle tamamlanmasını, başta öncelikli deprem riski bulunmasını, alanlar olmak üzere ülkemizin her yerinde güvenli yapıların inşa edilmesini önemini vurgulamak istiyorum.
Geçen haftaki konuşmamda da ifade ettiğim gibi ideolojik koordinatlarımız farklı olsa da politik merkezimiz Türkiye'dir. Hiç şüphesiz yoktur ki Türk milleti sahip olduğu engin tarihi tecrübeye ve kültürel derinliğe demokratik değerlerle teşhis edilmiş evrensel kazanımları da eklemleyerek yeniden büyük bir medeniyet yaratma imkan ve kabiliyetine sahiptir."








