İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Medyascope Haber Müdürü Göksel Göksu ve Medyascope muhabirleri Furkan Karabay ile Ali Deniz Çakır, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını ve İBB davasındaki son gelişmeleri Silivri’den aktardı.
İmamoğlu savunması ve Halk TV operasyonu
Ruşen Çakır, Göksel Göksu, Furkan Karabay ile Ali Deniz Çakır, İmamoğlu’nun savunmasını, İBB davasının hukuki ve siyasi boyutlarını ve Halk TV’ye kayyum atanmasını yayında ele aldı. Halk TV’ye yönelik müdahalenin İmamoğlu’nun savunmasıyla aynı güne denk gelmesini değerlendiren Göksel Göksu, şöyle konuştu:
“Tam da bugün olması aslına bakarsan pek çok açıdan tarihi önemde. Çünkü bugün Ekrem İmamoğlu’nun daha önce yapamadığı savunmasına başladığı gün. Dört gün sürecek bir savunmaya başladı. Halk TV’nin böyle bir günde kapatılması ayrı bir önem taşıyor. Yani Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı ve dört gün boyunca yapacağı savunmayı geniş kitlelere duyuracak olan bir kanal şu an itibarıyla kapatıldı. Bu savunmanın kamuoyuna aktarılması, insanların ne söylendiğini doğrudan takip edebilmesi açısından önemliydi. Dolayısıyla burada yalnızca bir televizyon kanalının yayın yapmasının engellenmesinden söz etmiyoruz. Aynı zamanda çok kritik bir yargılama sürecinin kamuoyuna ulaşma kanallarından biri de ortadan kaldırılmış oluyor.”

“Gazetecilik hayatımda böyle büyük bir sansür görmedim”
Basın özgürlüğüne yönelik müdahalelerin giderek yaygınlaştığını vurgulayan Ruşen Çakır, Halk TV kararına dair şunları söyledi:
“Halk TV olayı çok çok büyük bir olay, çok tarihi bir olay. Ben gazetecilik hayatımda böyle büyük bir sansür uygulaması görmedim. Yani şu anda düşünüyorum. Çok şeyler yaşadık. Böylesini görmedim. Bu T24, Halk TV ve tutuklanan gazeteciler, ev hapsine atılan gazeteciler belli ki esas olarak tabii ki 19 Mart süreci ama aynı zamanda fon kriziyle de doğrudan alakalı işler. Burada farklı mecralara, farklı gazetecilere ve farklı yayın organlarına yönelik müdahalelerin aynı dönemde yoğunlaştığını görüyoruz. Bu nedenle Halk TV’ye ilişkin kararın tek başına değerlendirilmemesi, daha geniş bir basın ve ifade özgürlüğü tablosunun parçası olarak ele alınması gerekiyor.”
“İmamoğlu’nun savunma hakkı kısıtlandı”
İBB davasını takip eden Furkan Karabay, İmamoğlu’nun önceki duruşmalarda savunma yapamamasına dikkat çekerek, şöyle dedi:
“Ondan önceki tutuklu isimlerin savunmaları kesildi, avukatların savunma hakları kısıtlandı, engellendi. Biz bu süreçte şunu gördük, Ekrem İmamoğlu’na bir noktada savunma yaptırılmak istenmiyor. İmamoğlu çok fazla konuşmasın, çok fazla yurttaşa mesaj vermesin, özellikle siyasi konularda mesaj veremesin, liderlik etmesin isteniyor. Oysa bir sanığın, özellikle de kamuoyunun yakından takip ettiği bir davada, kendisini ve siyasi yaklaşımını anlatabilmesi savunma hakkının temel unsurlarından biri. Duruşma salonunda bu hakkın sınırlandırılması, yalnızca o anki konuşmanın kesilmesi anlamına gelmiyor. Davanın nasıl algılanacağını ve kamuoyunun hangi bilgilere ulaşabileceğini de etkiliyor.”








