İSTANBUL (Medyascope) – Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri, 1127. haftada Galatasaray Meydanı’nda Dargeçit Kayıpları için adalet istedi.

1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta Dargeçit Kayıpları’nın hikâyesini anlatarak açıklamalarını okudu.
Cumartesi Anneleri bu hafta ne dedi?
Cumartesi Anneleri, 1127. haftada Mardin-Dargeçit’te 1995’te gözaltına alınarak kaybedilen yedi sivil ve bir uzman çavuşun akıbetini sordu. Yargının zamanaşımı kararını eleştiren kayıp yakınları, failleri koruyan cezasızlık geleneğine tepki gösterdi. Cumartesi Anneleri sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2026 yılında 30 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın düşmesine karar verdi. Yargının zamanaşımını, failleri korumanın ve cezasızlığı kalıcılaştırmanın aracı olarak kullanılma geleneği devam etti. Dargeçit Dosyası’nda adaletin sağlanması; kimin, hangi emirle, hangi sorumlulukla bu suçlara karıştığının ortaya çıkarılması ve tüm sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin sağlanmasıyla mümkündür.”
Dargeçit Kayıpları kimdir?
29 Ekim ile 8 Kasım 1995 tarihleri arasında Mardin’in Dargeçit ilçesinde askerler ve korucular tarafından ev baskınları düzenlendi. Gözaltına alınarak Dargeçit Jandarma Taburu’na götürülen 12 yaşındaki Davut Altunkaynak, 13 yaşındaki Seyhan Doğan, 16 yaşındaki Nedim Akyön, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan, 20 yaşındaki Abdurrahman Olcay, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun ve 57 yaşındaki Süleyman Seyhan’dan bir daha haber alınamadı. Yetkililer, yakınlarını soran ailelere bu kişilerin sorgu sonrası serbest bırakıldığını söyledi.
Olaydan dört ay sonra, 6 Mart 1996’da Süleyman Seyhan’ın başı olmayan ve yakılmış bedeni bir kuyuda bulundu. Bu olaydan iki gün sonra ise taburda yaşananları üst makamlara aktarabileceği değerlendirilen uzman çavuş Bilal Batırır kaybedildi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve ailelerin 2009’daki başvurusuyla dosya yeniden açıldı. 2012-2015 yılları arasında yapılan kazılarda, sivillerin girişine yasaklanmış askerî bölgedeki kuyularda kayıplara ait ağır işkence izleri taşıyan kemiklere ulaşıldı.
Bulguların ardından dönemin tabur ve karakol komutanlarının da aralarında bulunduğu 18 sanık hakkında “taammüden öldürme” suçlamasıyla dava açıldı. Ancak Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 4 Temmuz 2022’de “somut, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği” gerekçesiyle tüm sanıkların beraatine karar verdi. İstinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından Yargıtay 1. Ceza Dairesi de davayı 30 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşürdü.
Cumartesi Anneleri, açıklamalarını şu sözlerle sonlandırdı:
“Kaç yıl geçerse geçsin; Davut Altunkaynak, Seyhan Doğan, Nedim Akyön, Mehmet Emin Aslan, Abdurrahman Olcay, Abdurrahman Coşkun ve Süleyman Seyhan ve Bilal Batırır için, tüm kayıplarımız için, adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”








