Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, COP31’e karşı yürüyüş ve miting düzenleyecek

ANTALYA (Medyascope, Antalya Kent Haber) – Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, bugün (2 Kasım) saat 12.30’da Muratpaşa’da bulunan Eğitim-Sen Terası’nda, COP31 zirvesine karşı düzenleyecekleri “Yaşamı Savunuyoruz” yürüyüşü ve mitingine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, “Yaşamı Savunuyoruz” yürüyüşü ve mitinginin 14 Kasım Cumartesi günü saat 13.00’te Aydın Kanza Parkı’nda başlayacağı, saat 14.00’te Cumhuriyet Meydanı’na yürüneceği belirtildi.

Antalya Emek ve Demokrasi
Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, COP31’e karşı yürüyüş ve miting düzenleyecek

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, bugün (2 Kasım) saat 12.30’da Muratpaşa’da bulunan  Eğitim-Sen Terası’nda, COP31 zirvesine karşı düzenleyecekleri “Yaşamı Savunuyoruz” yürüyüşü ve mitingine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, “Yaşamı Savunuyoruz” yürüyüşü ve mitinginin 14 Kasım Cumartesi günü saat 13.00’te Aydın Kanza Parkı’nda başlayacağı, saat 14.00’te Cumhuriyet Meydanı’na yürüneceği belirtildi. Yürüyüşün ardından düzenlenecek mitingin konserle sona ereceği ifade edildi. Düzenlenen basın toplantısının ardından Halkların İklim Zirvesi Uluslararası İlişkiler Gönüllüsü Çiğdem Özbaş ve Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri 14 Kasım Mitingi Tertip Komitesi Başkanı Mustafa Vakit, Antalya Kent Haber’in sorularını yanıtladı.

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, 9-21 Kasım tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) karşı “COP31’e Karşı Yaşamı Savunuyoruz” çağrısıyla yürüyüş ve miting düzenleyeceğini duyurdu. Açıklamayı, Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri adına 14 Kasım Miting Tertip Komitesi Başkanı Mustafa Vakit okudu.


“Canlı yaşamı tahrip ediliyor”

Açıklamada, bugüne kadarki COP zirvelerinin şirketlerin sponsorluğunda, kapitalist devletlerin kendilerini aklama çabasıyla gerçekleştirildiği belirtilerek COP31’in de bağlayıcı kararlar almaktan uzak olacağı ve toplumun ezilen kesimlerinin karar alma mekanizmalarını etkileyemeyeceği ifade edildi. Bir yandan iklim zirveleri düzenlenirken diğer yandan madenler, hidroelektrik santralleri (HES), termik ve nükleer santraller, fosil yakıt kullanımı ve büyük hayvan endüstrisi aracılığıyla doğanın ve canlı yaşamının tahrip edildiği kaydedildi.

“Geleceğimizin kapalı kapılar arkasında pazarlık konusu edilmesine izin vermiyoruz”

Açıklamada, iklim krizinin yalnızca uzmanların çözeceği teknik bir sorun olmadığı, üretimin, emeğin, mülkiyetin ve toplumsal kaynakların nasıl örgütleneceğine dair siyasal bir mesele olduğu belirtilerek, “Bu nedenle yalnızca sonuçlara katlanmak değil, politikaların belirlenmesinde ve uygulanmasında doğrudan söz ve karar sahibi olmak istiyoruz” denildi.

“Tüm canlıların birlikte söz alacağı bir zemin kurmak istiyoruz”

Açıklamada, iklim krizinde en az paya sahip ama ondan en çok etkilenen çocukların, kadınların, LGBTİ+ların, gençlerin, çiftçilerin, işçilerin, işsizlerin, emeklilerin, bakım emeği verenlerin, mültecilerin ve tüm canlıların birlikte söz alacağı bir zemin kurulmak istendiği ifade edildi.

Yürüyüş 14 Kasım’da

Açıklamada, 14 Kasım Cumartesi günü saat 13.00’te Aydın Kanza Parkı’nda toplanılacağı, saat 14.00’te Cumhuriyet Meydanı’na yürüneceği ve yürüyüşün sonunda düzenlenecek mitingin konserle sona ereceği belirtildi.

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, COP31’e karşı yürüyüş ve miting düzenleyecek

Basın açıklamasının ardından Antalya Kent Haber’e konuşan Halkların İklim Zirvesi (HİZ) Uluslararası İlişkiler Gönüllüsü Çiğdem Özbaş, HİZ kapsamında düzenlenecek programı ve etkinlik takvimini açıkladı. 


Özbaş, 9-13 Kasım tarihleri arasında her akşam 18.00-20.00 saatlerinde Eğitim Sen Antalya Şubesi’nde COP31 izleme toplantıları düzenleyeceklerini belirtti. Toplantılarda COP31 müzakerelerinde ele alınan konuların değerlendirileceğini, zirvenin politikalarının eleştirileceğini ve taleplerin dile getirileceğini ifade eden Özbaş, izleme komisyonu aracılığıyla kamuoyunun süreç hakkında doğrudan bilgilendirilmesini amaçladıklarını aktardı.

“Ulusal ve uluslararası delegasyonlar katılacak”

Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde 14 Kasım’da buluşacaklarını belirten Özbaş, sabah saat 09.00’dan itibaren kayıt alacaklarını ve uluslararası, ulusal ve yerel düzeyde delegasyonların katılacağını ifade etti. Ön kayıt yaptıranların sayısının bini aştığını kaydeden Özbaş, uluslararası iklim ağlarından, sendikalardan ve Türkiye’nin farklı kentlerindeki Halkların İklim Zirvesi meclislerinden katılımcıların Antalya’ya geleceğini belirtti.

Özbaş, aynı gün saat 13.00’te Aydın Kanza Parkı’nda miting için bir araya geleceklerini, buradan Cumhuriyet Meydanı’na yürüyeceklerini ve mitingin açık konserle sona ereceğini aktardı. Yürüyüş için bir hafta boyunca hazırlık yaptıklarını belirten Özbaş, ABD’den kukla yapımcıları ve aktivistlerin yanı sıra İtalya’dan ve Türkiye’nin farklı kentlerinden sanatçıların katılımıyla karnaval havasında bir gösteri hazırladıklarını ifade etti. Hazırlık sürecinde kukla, görsel ve işitsel çalışmaların yapılacağı atölyelerin katılımcılara açık olacağını kaydeden Özbaş, özellikle gençlerle bir araya gelmek istediklerini belirtti.

“Mimar Sinan Kongre Merkezi beş gün boyunca evimiz olacak”

Mimar Sinan Kongre Merkezi’nin beş gün boyunca zirve katılımcılarının ortak buluşma alanı olacağını ifade eden Özbaş, merkezin her gün 08.00-23.00 saatleri arasında açık olacağını söyledi. Mitingin ardından 15 Kasım Pazar günü saat 10.00’da açılış toplantısının yapılacağını belirten Özbaş, uluslararası ekoloji hareketlerinin ve doğa hakları savunucularının temsilcilerinin de açılışta yer alacağını aktardı.

“30’dan fazla ülkeden konuşmacı katılacak”

Özbaş, açılışın ardından 10.00-12.30 saatleri arasında büyük salonda toplantılar düzenleneceğini, 13.30-18.00 saatleri arasında ise paralel oturumların gerçekleştirileceğini belirtti. Program kapsamında yaklaşık 90 paralel toplantı ve yüzlerce kültürel etkinlik planlandığını ifade eden Özbaş, 30’dan fazla ülkeden konuşmacının katılacağını kaydetti. Doğa hakları, insan hakları, kadın hakları, eşitlik, adalet ve barış başlıklarının iklim adaleti talepleriyle bir araya getirileceğini belirten Özbaş, programın isimlerle birlikte kamuoyuna duyurulacağını aktardı.

“Filistin hareketi burada olacak”

17 Kasım’da savaş karşıtı hareketlerin ve Filistin dayanışma hareketinin zirvede yer alacağını belirten Özbaş, BDS hareketinin de katılımcılar arasında olacağını ifade etti. İklim krizi ile savaş ve silahlanma ekonomisi arasındaki ilişkinin ele alınacağını kaydeden Özbaş, Filistin mücadelesiyle ortaklaşma olanaklarının da tartışılacağını söyledi.

“Sonuç bildirgesi yayınlayacağız”

Özbaş, 18 Kasım’da agroekoloji başlığında endüstriyel tarıma karşı ekolojik tarım, gıda enflasyonu, gıda egemenliği ve alternatif üretim modellerinin ele alınacağını belirtti. Zirve sonunda sonuç bildirgesi yayımlanmasının hedeflendiğini aktardı.

Halkların İklim Zirvesi’nin uluslararası iklim hareketleri arasında işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmeyi, yıl boyunca ortak mücadele yürütecek bir yapı oluşturmayı amaçladığını ifade eden Özbaş, gençlerin gelecek mücadelesini buluşturacak uluslararası bir alan oluşturmak istediklerini kaydetti.

Antalya Kent Haber’e konuşan Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri 14 Kasım Mitingi Tertip Komitesi Başkanı Mustafa Vakit, COP31 sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


“Yeraltı ve yer üstü kaynaklar sınırsızca kullanılıyor”

Vakit, doğayı bu hale getiren ve iklim krizine yol açan sistemin sınırsız tüketim ve sermaye birikimine dayalı kapitalizm olduğunu ifade etti. Yeraltı ve yerüstü kaynaklarının sınırsızca kullanıldığını, gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakılmadığını belirten Vakit, bu sistemin çözüm olarak sunduğu politikaların sorunu ortadan kaldırmayacağını kaydetti.

Vakit, COP31 kapsamında hazırlıkların yürütüldüğü alandaki betonlaşmaya ve ağaçların kesilmesine dikkat çekerek, endüstriyel kirliliğin, fosil yakıtların ve nükleer enerjinin doğaya verdiği zararın bilindiğini ifade etti. Toprak, hava ve su kirliliğinin giderek arttığını, yeraltı kaynaklarının ve fosil yakıtların sınırsızca tüketilmeye çalışıldığını belirten Vakit, dünyanın doğal kaynaklarının sınırsız olmadığını vurguladı.

“Doğa üzerindeki tahribat gittikçe artıyor”

Dünya genelindeki sıcaklık artışına da değinen Vakit, küresel ortalama sıcaklığın sanayi öncesi döneme göre 1,5 derece arttığını belirtti. Sıcaklık artışının daha yüksek seviyelere ulaşmasının buzulların erimesi ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi ağır sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Vakit, mevcut verilerin doğa üzerindeki tahribatın giderek arttığını gösterdiğini söyledi.

Kaynakların bugünün çıkarları doğrultusunda tüketilmesinin gelecek kuşakların yaşam alanlarını ortadan kaldıracağını belirten Vakit, yaşanabilir bir iklim ve doğa için mücadele ettiklerini kaydetti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş