Murat Aksoy ile Yeni Arayış (1) |  Türkiye’nin temel sorunu ne? Devlet mi, toplum mu, demokrasi mi?

İSTANBUL (Medyascope) – “Murat Aksoy ile Yeni Arayış” programının ilk bölüm konuğu Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman oldu. İkili, Türkiye’nin modernleşme sürecini, siyaset anlayışını değerlendirdi. Hasan Bülent Kahraman, Türkiye’nin modernleşme sürecinin karşılaştırmalı tarih perspektifiyle ele alınması gerektiğini belirterek, “Biz bize benzeriz” anlayışının doğru olmadığını söyledi.

“Yeni Arayış” programının ilk bölümünde Murat Aksoy’un konuğu Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman oldu. Kahraman, Türkiye’nin modernleşme sürecini ve Türkiye’deki ana eksiklikleri anlattı. Profesör Kahraman, Türkiye’de toplum ve bireyin oluşumu ile çoğunluğun azınlık haklarını gözettiği gerçek bir demokrasi anlayışının eksikliğine dikkat çekti.

“Biz bize benzeriz anlayışı doğru değil”

Türkiye’yi doğru değerlendirmek ve çözümleyebilmek için iki temel yaklaşım olduğunu belirten Kahraman sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birincisi, Türkiye’yi modernleşme yarışına birlikte başladığı diğer ülkelerle beraber ele almak, karşılaştırmalı bir çerçeve içinde değerlendirmektir. Ancak biz bunu yapmıyoruz. Türkiye’yi mutlak bir değer olarak görüyor, ‘Biz bize benzeriz’ anlayışından hareketle Türkiye’ye yalnızca kendi ölçeğimizden ve içinden bakmaya çalışıyoruz. Bu doğru bir yaklaşım değil. İkincisi, Türkiye’nin yakın dönem tarihini bilmeden Türkiye analizi yapmak mümkün değil. Biz yakın dönemi, üzerinden epey zaman geçmiş ve 103’üncü yılını kutladığımız Cumhuriyet’le birlikte ele alıyoruz. Oysa bana göre Türkiye’yi 1839’dan, yani Tanzimat’tan; 1856’dan, ilk parlamentoya giden süreçten, 1876’dan, ilk anayasadan, 1908’den ve 1923’ten itibaren değerlendirmek gerekir. 1923’ten sonra da 1960, 1980 ve 2002 gibi bütün kırılma ve dönüşüm noktalarını bilerek Türkiye’yi ele almak gerekir.”

Türkiye’nin temel sorunu ne?

Türkiye'nin temel sorunu
Murat Aksoy ile Yeni Arayış (1) |  Türkiye’nin temel sorunu ne? Devlet mi, toplum mu, demokrasi mi?

Hasan Bülent Kahraman, siyasal modernleşmenin özünü “devlete karşı toplum” olarak tanımlayarak, Türkiye’deki ana eksiklikleri sıraladı.

Türkiye’de siyasetin devletle ilgili olduğunu ve devlet için yapıldığını söyleyen Kahraman, “Ama siyasetin özünde başka bir özellik var. Toplumu, devlete karşı siyaset aracılığıyla konumlandırır. Yani siyaseti toplum için yapar” diye konuştu. 

Kahraman, toplum ve toplum için siyasetin yokluğunun, gerçek bir demokrasinin inşasını engellediğini ifade etti. Demokrasinin sadece seçimlerden veya parlamenter temsiliyetten ibaret olmadığının altını çizen Kahraman, “Demokrasi bunun çok ötesinde bir şeydir. Alexis de Tocqueville’in 1865 yılında yazdığı kitapta ortaya koyduğu gibi demokrasi, çoğunluk tiranlığı, yani çoğunluk diktatoryası oluşturmadığınız, çoğunluğa göre, çoğunluk tarafından yönetildiğiniz ama azınlık haklarını da gözettiğiniz bir yönetim biçimidir” dedi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş