Amberin Zaman’a göre Washington, Ankara’nın YPG karşıtı çabalarını “sessizce reddetti”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amberin Zaman’ın Al-Monitor’da dün çıkan haberinde, Türkiye’den üst düzey yetkililerden oluşan bir heyetin IŞİD’le mücadelede YPG’yi devre dışı bırakmak konusunda ABD heyetini ikna edemediğini iddia etti. “Washington, Türk heyetinin YPG karşıtı çabalarını sessizce reddetti” başlıklı yazıya göre, heyet Dışişleri Bakanlığı, ordu ve istihbarat yetkililerinden oluşuyor. Habere göre bir dizi temasa rağmen heyet, Rakka’nın kurtarılmasında YPG’nin devre dışı bırakılması konusunda ABD’yi ikna edemedi.

Zaman’ın haberine göre, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ümit Yalçın’ın başkanlığında, Bakanlık’ın ABD, Irak ve Suriye departmanlarının başındaki isimlerin yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetleri ve MİT’in üst düzey görevlililerinin de içinde bulunduğu bir heyet, 13-14 Şubat’ta gerçekleştirilen iki ayrı toplantıda ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Tom Shannon, bu hafta görevinden istifa eden ulusal güvenlik eski danışmanı Michael Flynn ve ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General Joseph L. Votel ile görüşmüş.

“YPG konusundaki gerilimler, Washington’un stratejik düşünmediğini gösteriyor”

Amberin Zaman, kaynaklarından aldığı bilgilere göre; Rakka’nın YPG liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile kurtarılmasına ilişkin planların terk edilmesi ve bu grupların terörist ilan edilmesine yönelik Ankara tarafından gelen taleplerin, soğuk bir cevapla reddediğini söylüyor. Habere göre CENTCOM Komutanı Votel ve diğer CENTCOM yetkilileri, görüşmeler sırasında, YPG’ye alternatif olarak Rakka operasyonunda Türk birliklerinin sahada olması konusunda Türk Genelkurmayı’nın detaylı bir plan sunması gerektiğini ifade etti.

Görüşmeler, Trump yönetiminin Suriye’de IŞİD karşısında harekete geçmeye yönelik planlarının sonrasında gerçekleşti. Söz konusu planlar, ABD Savunma Bakanlığı’na devlet dışı silahlı güçleri eğitme ve silahlandırma olanağı veren bir başkanlık izni uyarınca, Obama yönetimi tarafından Pentagon’a sunulan ve SDG’ye ağır silah tedariğini de kapsayan bir öneriyi de içeriyor. Washington Post gazetesine konuşan bir yetkiliye göre söz konusu plan reddeilmişti, ancak Amberin Zaman, planın tamamen reddedilmiş olmadığını ve üzerinde çalışıldığını söylüyor.

Amberin Zaman, Türk ve ABD’li yetkililer arasında yapılan toplantıların olası sonuçları hakkında şöyle yazdı: “Ankara, YPG’ye yönelik eğit-donat emrinin imzalanmasını engellemekte kararlı olsa da bu hafta yapılan toplantılar Ankara’nın niyetinin boşa çıkacağını gösteriyor. Peki sonuçları ne olacak? Türkiye, koalisyonun İncirlik Hava Üssü’ne erişimini iptal etmeye yönelik tehditlerini hayata geçirecek mi? Muhtemelen hayır. İsmini açıklamak istemeyen bir Türk yetkili ‘bu çok radikal bir hareket olacaktır’ diyor. Daha olası bir sonuç ise; Türkiye’nin ABD özel güçlerinin vurulması riskinin olmadığı bölgelerde YPG’ye yönelik saldırılarını arttırması olabilir.  Peki ya yanlışlıkla vururlarsa?”

Amberin Zaman’a göre YPG konusundaki gerilimler, Washington’un stratejik düşünmediğini, anlık hedeflerini uzun vadeli sonuçların önüne koyduğunu gösteriyor. Türkiye, PKK ile sıkı bağları sebebiyle YPG’yi ulusal güvenliğine bir tehdit olarak görüyor. PKK, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın terör örgütleri listesinde olsa da YPG değil, ve bu durum Washington’un YPG ile ortaklık kurmasına olanak sağlıyor.

“Ankara, Fethullah Gülen’in iadesi konusunda iyimserliğini koruyor”

Amberin Zaman’a konuşan bazı Türk yetkililer, Washington’un bu husustaki ikiyüzlülüğünü “berbat” bulduklarını ifade etmiş. Peki, ABD Dışişleri Bakanlığı eski yardımcısı Tony Blinken’ın New York Times için kaleme aldığı yazısında söylediği gibi, Washington, Irak-İran sınırındaki dağlarda saklanan üst düzey PKK liderlerinin hedef alınmasında Ankara ile işbirliği yapma önerisini yerine getirmeli mi?

Bu soruyu Amberin Zaman şöyle yanıtlıyor: “Şimdilik, Ankara, hükümet kontrolündeki medyanın güçlü Amerikan karşıtı eleştirilerini frenlemiş durumda. YPG cephesindeki umutlar tükeniyor olsa da, Fethullah Gülen’in iadesine dair taleplerinde hâlâ iyimserler. Görünen o ki; Türk ve Suriyeli Kürt yetkililerin kabul ettiği bir husus var; asıl soru Rakka’nın kurtarılmasına hangi gğüçlerin katılacağı değil, sonrasında ne olacağı. ABD güçleri ve sivil arabulucular, cihatçıların geri dönmesini engellemek için istikrarın tesis edilmesine yardımcı olacak mı? Ya da ABD, Rusya ve Suriye rejimi ile bir tür anlaşma sağlayıp, işi bitirip gitmeyi mi düşünüyor? Sonuç ne olursa olsun, Türkiye ve Suriyeli Kürtler birbirlerinin komşuları olmayı sürdürecek. Ve birbirlerine düşman olmaya devam ettikleri sürece, iki taraf da kaybetmeye mecbur.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus