İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Kürt Çalışmaları Merkezi Direktörü Reha Ruhavioğlu ile CHP’de “mutlak butlan” kararının ardından yaşanan krizi, Kürt seçmenin CHP’ye bakışını, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Selahattin Demirtaş hakkındaki sözlerinin Kürt kamuoyundaki etkisini ve Özgür Özel’in Diyarbakır ziyaretinin olası sonuçlarını değerlendirdi.
Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Ruşen Çakır, Reha Ruhavioğlu ile Kürt seçmen ile CHP arasındaki ilişkiyi ve son dönemde yaşanan krizi değerlendirdi.
- Kürt seçmen, CHP’ye olan ilgisini herkese açıkça ifade ediyor ve 2. parti tercihi olarak CHP’yi seçiyor.
- Kemal Kılıçdaroğlu’nun Demirtaş hakkındaki ifadeleri Kürt kamuoyunda olumsuz bir etki yarattı.
- Selahattin Demirtaş, Kürt seçmen için güçlü bir temsil figürü haline geldi.
- Özgür Özel’in Diyarbakır ziyareti, CHP’nin Kürt toplumuna yaklaşımını test edecek önemli bir fırsat sunuyor.
Yayında, Kürt seçmenin son yıllarda CHP ile kurduğu ilişki, DEM Parti tabanının ikinci parti tercihi olarak CHP’ye yönelmesi, 2023 seçimlerinden 2024 yerel seçimlerine uzanan süreçte CHP’deki değişim iddiasının Kürt seçmen nezdindeki karşılığı ve CHP içindeki mutlak butlan krizinin bu ilişkiyi nasıl etkileyebileceği ele alındı.
Reha Ruhavioğlu, Kürt seçmen ile CHP arasında özellikle 2018-2019’dan itibaren bir yakınlaşma yaşandığını belirterek, bu ilişkinin yalnızca oy tercihi üzerinden okunamayacağını söyledi:
“Kürt seçmene ‘iki oy kullanma hakkınız olsa ikinci oyunuzu kime verirsiniz?’ diye sorduğumuzda Cumhuriyet Halk Partisi açık ara öne çıkıyordu. Çünkü 2018-2019’dan başlayan DEM Parti tabanıyla Cumhuriyet Halk Partisi arasındaki yakınlaşma böyle bir sonuç doğuruyordu. Dolayısıyla DEM Partili seçmenlerin, Kürt seçmenlerin önemli bir kısmının ikinci partisi CHP olmuş durumdaydı.”
Ruhavioğlu, Kürt hareketi ile CHP arasında tarihsel, ideolojik ve duygusal bir örtüşme bulunduğunu belirtti:
“Kürt hareketi seküler ve modernleşmeye sıcak bakan bir hareket. Aynı zamanda sol bir hareket. Türkiye’de de bu üç faktörü taşıyan büyük ana akım parti Cumhuriyet Halk Partisi. Dolayısıyla orada bir paralellik var. CHP’nin 80 öncesi hikayesi de Kürt hareketinin idealleriyle çok uzak düşmüyor.”

Kılıçdaroğlu’nun Demirtaş sözleri Kürt kamuoyunda nasıl karşılandı?
Yayında Kemal Kılıçdaroğlu’nun Selahattin Demirtaş ve HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması sürecine ilişkin “pişman değilim” sözleri de değerlendirildi. Ruhavioğlu, bu açıklamanın Kürt kamuoyunda bir kırılma yarattığını söyledi:
“Bütün bu hikayenin üzerine, ‘o zamanında yaşandı, biz bir şekilde konuştuk, onların üstesinden geldik’ demek yerine, kameralara bakıp ‘pişman değilim’ diye 20 milyonluk Kürt toplumuna konuşmak çok büyük bir cüret. Bunun bedeli olacak elbette. Bu bedeli Kılıçdaroğlu CHP’si en azından görecektir diye düşünüyorum.”
Kürtler Selahattin Demirtaş’a nasıl bakıyor?
Ruhavioğlu, Selahattin Demirtaş’ın Kürt seçmen açısından yalnızca bir siyasetçi değil, güçlü bir temsil figürü olduğunu vurguladı:
“Kürtler, Selahattin Demirtaş’a baktığında sadece başarılı bir siyasetçi görmüyor. Kendisinin başarılı bir sözcüsünü buluyor. Kendi duygusunu güçlü bir şekilde taşıyabilen birini görüyor. Bu da Selahattin Demirtaş’la güçlü bir özdeşleşme getiriyor beraberinde.”
İktidar, Kürt seçmenle CHP’nin arasını açmaya mı çalışıyor?
Ruhavioğlu, iktidarın hedeflerinden birinin Kürt seçmen ile CHP’nin arasını açmak olduğunu ancak bunun mevcut koşullarda kolay olmadığını söyledi:
“Siz CHP’ye saldırdığınızda vicdan sahibi, siyasi bilinci olan insanlar CHP’yle dayanışma duygusu içine giriyorlar. Çünkü diyorlar ki işin yolsuzluk kısmı görüntü; esasen burada siyasi bir saldırı var. Siz güçlü bir siyasi harekete hangi gerekçeyle saldırırsanız saldırın, o saldırı siyasi bir saldırı olarak algılanıyor zaten.”
Özgür Özel’in Diyarbakır ziyareti neyin göstergesi olacak?

Yayında çözüm süreci, CHP’nin bu sürece yaklaşımı ve Özgür Özel’in Diyarbakır ziyareti de ele alındı. Ruhavioğlu, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun çözüm sürecine destek veren bir çizgide durduğunu ancak CHP’nin gövdesini bu çizgiye tam olarak dönüştüremediklerini söyledi:
“Bir yandan Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu süreci destekleyen bir pozisyonda gayet çaba sarf ediyorken, diğer taraftan Kürt toplumuna sürecin içinde olduklarını istedikleri kadar anlatamadılar. Çünkü bunu anlatabilecekleri bütün mekanizmalar ve araçlar süreç karşıtı bir pozisyondaydı. Özgür Özel’in vereceği mesajlar çok önemli olacak. Bu mesaj, göreceği ilgiyi belirleyecek. Sokakta göreceği ilgi de Türkiye siyasetinde yeni CHP’nin, yani Özgür Özel ve arkadaşlarının yapacağı işin Kürt seçmeninde nasıl bir karşılık göreceğine dair ipuçları taşıyacak.”
Ruhavioğlu, Özgür Özel’in Kürtlerle konuşma konusunda bugüne kadar sıcak ve samimi bir dil kurduğunu belirtti:
“Özgür Özel’in Kürtlerle konuşmakta bir sıkıntı yaşadığını düşünmüyorum, görmedim. Nevrozlara gönderdiği mesajlara bakın. Öyle bir siyasetçi orayla konuşuyor gibi değil de Kürt toplumunu tanıyan bir arkadaş, bir dost orayla konuşuyor gibi konuştu bugüne kadar Özgür Özel.”
- DEM Parti, “Müzakereye açığız” dedi | Müzakere çağrısı kime, DEM Parti’nin seçim stratejisi ne olacak?
- “Demirtaş’ın serbest kalması süreç için bir zorunluluk” – Reha Ruhavioğlu yorumluyor
- Kürt seçmen ve CHP | Reha Ruhavioğlu: “CHP, 2018’deki oylarını ikiye katladı, bölgeden milletvekili çıkaracak”
- CHP’nin kayyuma karşı direnişi | Ruşen Çakır uzman konuklarla değerlendirdi
- Reha Ruhavioğlu: “Kürtlerin ittifak şartı değişimcilerin nasıl bir Kürt politikası izleyeceğine bağlı”








