İSTANBUL (Medyascope) – Transatlantik’te bu hafta Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Ömer Taşpınar, Michigan ön seçimlerini, Ukrayna-İran savaşı arasındaki farklılıkları değerlendirdi.
Video özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Ruşen Çakır ve Ömer Taşpınar, Michigan ön seçimleri ve Ukrayna-İran savaşlarını değerlendiriyor.
- Michigan, Demokrat Parti’nin geleceği açısından kritik bir salıncak eyalettir.
- Demokrat Parti içinde ‘demokrat-sosyalist’ ve daha geleneksel bir yaklaşım arasında rekabet var.
- Taşpınar, Trump’ın Ukrayna ve İran konusundaki tutumlarını eleştiriyor.
- Ukrayna’ya yapılacak yardımlar Avrupa’nın katkısıyla mümkün; ancak İran konusunda Amerika’nın durumu daha zor.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Ömer Taşpınar ABD siyasetini, Michigan ön seçimlerini, Ukrayna ve İran savaşı arasındaki benzerlikleri değerlendirdi.
Michigan ön seçimleri
Seçim sürecinin aynı zamanda Demokrat Parti’nin geleceği açısından da önemli bir rekabeti beraberinde getirdiğini ifade eden Taşpınar, parti içerisinde iki temel çizginin öne çıktığını değerlendirdi:
“Bu çizgilerden biri kendisini ‘demokrat-sosyalist’ olarak tanımlayan ve Bernie Sanders ile Alexandria Ocasio-Cortez gibi isimlerle ilişkilendirilen siyaset anlayışı. New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani de bu çizginin güncel temsilcilerinden biri”
Ömer Taşpınar, Demokrat Parti içerisindeki tartışmanın Michigan’daki Senato seçimleri öncesindeki ön seçim süreciyle birlikte yeni bir boyut kazandığını belirtti.
Michigan’ın ABD siyasetinde kritik “salıncak eyaletlerden” biri olduğunu vurgulayan Taşpınar, eyaletin seçimden seçime Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında yön değiştirebildiğini ifade etti. Taşpınar, bu nedenle Michigan’daki ön seçim sürecinin yalnızca aday belirleme açısından değil, Demokrat Parti’nin gelecekte izleyeceği siyasi çizgi açısından da önem taşıdığını değerlendirdi:
Ukrayna ve İran savaşı arasındaki benzerlik ve farklar
Göreve geldiğinden bu yana Trump’ın Ukrayna konusunda ciddi zikzaklar yaptığını belirten Taşpınar, “Oval Ofis’te Zelenski ile skandal, son derece utanç verici bir sahne yaşandı. Ondan sonra Zelenski ile bir şekilde tekrar köprüler kurdu, Avrupa devreye girdi. Bugün geldiğimiz noktada, sanki Ukrayna’ya çok daha ciddi bir ekonomik ve askeri yardım yapılacakmış gibi bir hava vardı” diye konuştu.

Amerika’nın içine girdiği Ukrayna ve Orta Doğu cephelerinden, oradaki Amerikan harcamalarından, yatırımlarından ve stratejik vizyonunu bu bölgelere yöneltmesinden en memnun olan, ülkenin Çin olduğunu söyledi:
“Trump, İran konusunda bence çok daha zor durumda. Ukrayna uzun zamandan beri devam eden bir savaş. Ukrayna konusunda Avrupa ciddi olarak devrede. Eğer Amerika işin içinden çıkarsa, Avrupa belirli açılardan ekonomik ve askeri yardımı devam ettirebilir durumda. Ama İran konusunda Amerika çok daha zor bir durumda. Çünkü İran’a baktığımızda, bir değil, iki değil, üç değil, belki yedinci kez Trump ‘anlaşmanın eşiğindeyiz’ diyor. Ama o anlaşmanın eşiğinde olmaktan iki gün önce de ‘belki de en büyük askeri saldırıyı yapacağız’ diyor. Belki yedi kez bu en büyük askeri saldırıyı yapmaktan vazgeçti. Ertesi gün ise çok büyük bir anlaşmanın eşiğinde olduklarını söyledi.”








