Sürgündeki Kürt siyasetçiler Öcalan’ın çağrısını bekliyor | Ruşen Çakır & Seydi Fırat yorumladı

İSTANBUL (Medyascope) –  Çerçeve yasanın TBMM’ye sunulmasının ardından merak edilen konulardan biri, yurt dışındaki sürgün Kürt siyasetçilerin ne zaman döneceği oldu. Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtlayan Seydi Fırat, “Sürgündeki Kürt siyasetçiler Öcalan’ın çağrısını bekliyor” dedi ve dönüş kararının esas Abdullah Öcalan’ın çağrısına bağlı olacağını söyledi.

Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Çerçeve yasası TBMM’ye sunuldu. Dönüş konusunda Kürt siyasetçilerin kararları Abdullah Öcalan’ın çağrısına bağlı olacak.
  • Seydi Fırat, dönüş için henüz kesin bir liste olmadığını vurguladı ve her siyasetçinin kendi kararını vereceğini söyledi.
  • Mevcut çerçeve yasası, çatışmanın sona ermesine yönelik bir adım fakat Kürt sorununu tam olarak çözemiyor.

Ruşen Çakır, 1999’da Kandil’den gelen barış grubu içinde yer alan ve yedi yıldır Avrupa’da bulunan Seydi Fırat ile bu konuyu konuştu. Fırat, sürgündeki siyasetçilerin Kürt sorununun barışçıl çözümüne katkı sunma sorumluluğu taşıdığını, ancak dönüşe ilişkin kesin bir listenin henüz oluşmadığını söyledi.

Dönüş kararını kim verecek?

Çerçeve yasanın Meclis’te onaylanmasının ardından belirleyici unsurun Öcalan’ın çağrısı olacağını belirten Fırat, sürgündeki siyasetçilerin tavrını buna göre ortaya koyacağını söyledi:

“Yasa mecliste onaylandıktan sonra artık esas temel şey olarak Sayın Öcalan’ın çağrısı bu konuda belirleyici olacaktır. Sayın Öcalan’ın çağrısıyla buradaki siyasetçiler ve sürgünde olanlar tavrını ona göre ortaya koyacaklardır.”

Sürgündeki Kürt siyasetçiler Öcalan'ın
Sürgündeki Kürt siyasetçiler Öcalan’ın çağrısını bekliyor

Çerçeve yasa yeterli mi?

Mevcut çerçeve yasanın çatışma sürecinin sonlandırılmasına yönelik bir adım olduğunu, ancak Kürt sorununun bütün yönleriyle çözümüne yönelik olmadığını belirten Fırat, Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te ortaya koyduğu stratejinin bu sürecin arka planını oluşturduğunu söyledi. Güvenlik bürokrasisinin hâlâ merkezi bir rol oynadığını vurgulayan Fırat, buna rağmen sürece pozitif yaklaştıklarını vurguladı:

“Bir başlangıç olarak, çatışma sürecinin sonlandırılmasına yönelik bir adım olarak buna pozitif yaklaşıyoruz.”

Türkiye’ye aynı anda çok sayıda siyasetçinin dönmesi yönünde bir planlama olup olmadığı sorusuna Fırat, her siyasetçinin kararını kendisinin vereceğini söyledi:

“Her siyasetçi kendi kararını kendisi verecektir. Zorla teşvik etme yönünde bir yaklaşım olmayacaktır. Ama bu bir sorumluluktur. Kürt siyasetçileri kendilerini bu sorumluluk içinde görüyorlar.”

Demirtaş’ın tahliyesi bekleniyor mu?

Yurt dışındaki bazı siyasetçilerin, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş cezaevinde kaldığı sürece dönmenin doğru olmayacağı yönünde bir yaklaşım sergilediği iddiasına Fırat, bunun genel bir tutum olmadığını ancak Demirtaş’ın tahliye edilmesinin sürece olumlu katkı sunacağını söyledi:

“Selahattin Demirtaş’ın, Mızraklı’nın ve Kobani davasındaki diğer siyasetçilerin çıkması sürece çok pozitif katkı sunacaktır. Bunu daraltmak ve engel oluşturmak, daha çok kuşkuya yol açar.”

Cezaevinden çıkanlar, Kandil’den gelenler ve Avrupa’daki sürgünlerin aynı siyasi zeminde birleşmesinin zorluk yaratıp yaratmayacağı sorusuna Fırat, bu tür zorlanma durumlarının doğal olduğunu ancak Kürt siyasi hareketinin toplumsal alana kapalı bir yapı olmadığını söyledi:

“Kandil’dekiler dahil, hareketin bütün kesimleri sürekli toplumun farklı dinamikleriyle ilişki içinde. Böyle bir yapıdan, toplumsal alana kapalı bir örgütten bahsetmiyoruz.”

1 Eylül’de dönüş olacak mı?

Ağustos ortasında beklenen AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasının ardından Avrupa’daki siyasetçilerin Ağustos sonu-Eylül başında dönüp dönmeyeceği sorulan Fırat, henüz net bir tarih olmadığını söyledi. Fırat, 1999’da grup olarak dönüşün Eylül Dünya Barış Günü’nden yaklaşık bir ay sonra gerçekleştiğini hatırlattı:

“Şimdilik çok net bir şey yok. Burada Sayın Öcalan’ın inisiyatifi ve yeni yasa temelindeki tutumu belirleyici olacaktır.”

Kendisinin dönüş planına ilişkin soruya Fırat, üzerine bir sorumluluk düşerse bunu yerine getireceğini söyleyerek sözlerini tamamladı:

“1999’da örgüt bana sorduğunda, önderimiz böyle bir çağrı yapıyorsa ben bu çağrıdan yana olurum demiştim. Bu benim tarihsel duruşumdur.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş