Transatlantik: Yapay zekâ tartışmaları | ABD Ortadoğu’yu terk mi ediyor?

İSTANBUL (Medyascope) – Transatlantik’te ABD’nin Ortadoğu’daki rolü, İsrail’le ilişkileri, Çin’in yükselişi ve yapay zekânın yaratabileceği riskler değerlendirildi. Ömer Taşpınar, dünyanın artık üç kutuplu bir yapıya evrildiğini söylerken Gönül Tol, ABD’nin yumuşak gücündeki gerilemeye dikkat çekti.

Ruşen Çakır’ın sunduğu Transatlantik programında Gönül Tol ve Ömer Taşpınar, ABD’nin Ortadoğu’daki rolü, İran savaşı sonrasında değişen dengeler, İsrail-ABD ilişkileri, Çin’in yükselişi ve yapay zekânın küresel siyaset üzerindeki etkileri üzerine konuştu.

Gönül Tol, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran savaşı nedeniyle zor bir durumda kaldığını ve savaşı başlatmış olmaktan pişmanlık duyduğunu söyledi. ABD’nin dünyadaki rolünü yeniden değerlendirmesinin Trump’la başlamadığını belirten Tol, sürecin Irak’ın işgali ve Afganistan’daki başarısızlıkların ardından başladığını ifade etti.

ABD’nin Ortadoğu’daki rolü
ABD’nin Ortadoğu’daki rolü | Yapay zekâ tartışmaları

“Amerika hâlâ en güçlü ülke ama eskisi kadar belirleyici değil”

Tol, “Amerika sonrası dünya” tartışmasının ABD’nin tamamen güç kaybettiği anlamına gelmediğini vurguladı. ABD’nin ekonomik ve askeri açıdan hâlâ dünyanın en güçlü ülkelerinden biri olduğunu belirten Tol, asıl değişimin diğer ülkelerin güçlenmesiyle ABD’nin göreli gücünün azalması olduğunu söyledi.

Çin’in yükselişiyle ABD’nin küresel ekonomideki ağırlığının azaldığını belirten Tol, askeri alanda da Washington’ın dünyanın farklı bölgelerinde istediği sonuçları elde etmekte eskisi kadar başarılı olamadığını söyledi.

Tol’a göre ABD’nin en belirgin kaybı ise “yumuşak güç” alanında yaşanıyor. Amerikan modelinin cazibesinin ve ülkenin uluslararası itibarının Trump döneminde daha da zayıfladığını belirten Tol, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın oluşturduğu bölgesel savunma girişimlerini de ABD’ye bağımlılığı azaltma arayışının göstergeleri arasında saydı.

Tol, buna rağmen ABD’nin Ortadoğu’dan tamamen çekildiği görüşüne karşı çıktı. Irak ve Afganistan’daki askeri varlığın zirve yaptığı dönemlere kıyasla bölgede Amerikan askerlerinin sayısının ciddi biçimde azaldığını ancak ABD’nin hâlâ önemli bir askeri kapasiteye sahip olduğunu belirterek, mevcut dönemi “Amerikan tek kutupluluğu sonrası bir dünya” olarak tanımladı.

Taşpınar: Amerika, Çin ve Rusya üç kutup oluşturuyor

Ömer Taşpınar ise ABD’nin Ortadoğu’dan çıkmak istediğini ancak bunun dünyadaki güç dengelerinin değiştiği daha geniş bir sürecin parçası olduğunu söyledi.

Taşpınar’a göre bugün askeri açıdan ABD, Çin ve Rusya’nın bulunduğu üç kutuplu bir dünya var. Ekonomik alanda ise ABD, Çin ve Avrupa Birliği üç temel güç merkezi olarak öne çıkıyor.

ABD’nin geleceğinin geçmişteki imparatorluklardan farklı olabileceğini savunan Taşpınar, ülkenin coğrafi konumu, göçmenlere dayalı kimliği ve demokratik sistemi nedeniyle diğer büyük güçlerden ayrıldığını söyledi. Ancak Çin’in ekonomik ve siyasi modelinin özellikle otoriter ülkeler açısından alternatif bir model haline geldiğini belirtti.

Taşpınar, ABD ile Çin arasındaki rekabetin önümüzdeki yüzyıla damga vuracağını ifade ederken, iki ülkenin Tayvan nedeniyle savaşa girmesinin “intihar” olacağını söyledi.

Yapay zekâ için “kıyamet” uyarısı

Programın son bölümünde yapay zekâ tartışıldı. Gönül Tol, yapay zekânın yalnızca iş kaybı ve teknoloji şirketlerinin denetimi açısından değil, demokrasi açısından da ciddi riskler taşıdığını söyledi.

Deepfake videolar ve sahte haberlerin yanı sıra gerçek görüntülerin de “yapay zekâ ürünü” denilerek inkâr edilebilmesinin demokratik sistem için ciddi bir tehdit olduğunu belirten Tol, yapay zekânın siyasi propagandayı kişiselleştirme ve sosyal medyada gerçekte olmayan toplumsal destek algısı yaratma kapasitesine dikkat çekti.

Ömer Taşpınar ise yapay zekânın otonom hale gelmesi ve kontrol dışına çıkması ihtimalinin ciddiye alınması gerektiğini söyledi. Yapay zekâ şirketlerinin yöneticilerinin dahi bu konuda kaygı duyduğunu belirten Taşpınar, ABD ile Çin arasındaki yapay zekâ yarışının savunma alanına taşınmasının riskleri artırabileceğini ifade etti.

Taşpınar, yapay zekânın verimliliği ve ekonomik büyümeyi ciddi biçimde artırabileceğini ancak devletlerin bu alanı düzenlemesi gerektiğini savundu. “İyi senaryo” ile “kıyamet senaryosu” arasında bir denge kurulması gerektiğini belirten Taşpınar, yapay zekânın kontrolsüz gelişmesinin savaş ve kitlesel yıkım riskini beraberinde getirebileceği uyarısında bulundu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş