Ahmet Türk: Şiddet özgürlük talebini susturamaz

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Görevden alındıktan sonra 43 gün süren tutukluluğunun ardından serbest bırakılan Ahmet Türk, HDP’nin bugünkü grup toplantısında konuştu.

Sırrı Süreyya Önder’in davetiyle kürsüye çıkan Türk, Kürtçe başladığı konuşmasına Türkçe devam etti. Kanun Hükmünde Kararname ile görevinden ihraç edilen akademisyenlerin de bulunduğu toplantıda, demokratik siyasetin önemine değinen Türk, “Buradan sayın genel başkanlarımız diyemiyorum. Genel başkanlarımız bugün zindanda. Bugün buradan selam ve saygılarımı gönderiyorum. Biz tabi ki bunları çok yaşadık. 80’lerde, 94’te yaşadık. Şiddet politikalarının özgürlük talebi olanları susturmadığını biliyoruz, bilmeye de devam edeceğiz. Biz her zaman sorunların demokratik zeminde tartışılarak çözüleceğine inandık. Bu inancımızı bütün olumsuzluklara rağmen muhafaza ediyoruz. Halkın iradesi ile seçilmiş belediye başkanlarımızın yeri halkın arasıdır, halka hizmet etmektir. Bu zeminde konuşarak, sorunlara çözüm bulacağımıza inanıyoruz” dedi.

Ahmet Türk’ün ardından sözü alan HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise 16 Nisan’da gerçekleşecek olan referanduma atıfta bulunarak, “Cemrenin üçüncüsü Nisan’ın 16’sında düşecek. Bunu başarmak hepimizin elinde. Buna çalışırsak baharın gelişini 16 Nisan’da kutlayacağız” şeklinde konuştu.

Tutuklu vekillerin durumuna da değinen Önder, “Ferhat Encu ve İdris Baluken vekillerimiz tahliye edildi. Onlarla ilgili tutuklu kalmasına gerek yoktur hükmü veren mahkemeler oy birliği ile karar verdi. Şimdi CMK’nin 267’inci maddelerinde bu salıverilmeye ve tutukluluğa itiraz ediş biçimleri gayet nettir. Bunların içinde mahkemenin tahliye ettiği vekillerimize, tahliye kararlarına itiraz etmek savcının görev ve sorumlulukları arasında sayılmamıştır. Başka bir mahkemenin de bunu gündemine alıp değerlendirmeye hakkı yoktur. Yapılan işlem tamamen hukuksuzdur, bu kararlar da nasıl bir siyasi mekanizma ile çalıştığının göstergesidir. Ondan sonra ‘mahkemelere güvenin, gelin ifadenizi verin’ diyorlar. Bu hukuksuzluğa alet olmayı reddediyoruz” dedi.

Öte yandan partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise yeni anayasa, Rakka ve El Bab operasyonları ile KHK’lar ile görevlerine son verilen akademisyenlere değindi. “18 yaşında milletvekili seçeceksiniz ama kimin çocuklarını vekil yapacaksınız? Kendi çocuklarınızı seçeceksiniz. Şimdi diyorlar ki Rakka’ya gidiyoruz. Kimin çocuklarıyla Rakka’ya gidiyorsunuz? Alın çocuklarınızı gidin Rakka’ya. Hangi devletin kara kuvvetleri konumuna geliyorsunuz? Türkiye’nin güvenliği El Bab’dı, bitti. Bunlar bir ara Emevi Camii’nde namaz kılacaklardı. Allah’ın takdiri Süleyman Şah Türbesini kaçırmak zorunda kaldılar” şeklinde konuşan Kılıçdaroğlu, “Bir örnek vereceğim. Fatma Bostan Ünsal görevine son verilen bir akademisyen. AKP’nin 64 kurucusundan birisi. Kapının önüne koyuldu. Eşi eski milletvekili. İkisi de hayatları insan hakları mücadelesi vermişler. Şöyle diyor: “28 Şubat’ta doktora sınavına başörütülü olduğum için alınmadım. Ama görüşlerimizi rahat ifade ediyorduk. Bugün o meşruiyetle konuşamıyoruz. Bunu ihanet olarak görüyorlar.” Sayın Ünsal geçekleri kimse örtemez. Gelin Anayasa referandumunda kim demokrasi istiyorsa ele ele gönül gönüle hayır oyu verelim. Biz hep beraber kim mağdursa onlarını yanında duracağız. Aramızda mağdur aileleri var. Çocuklarımız aylardır hapiste diyorlar. Sözümüz söz adalet gelene kadar yanlarında olacağız” diyerek kamudan ihraçlara da tepki gösterdi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus