İSTANBUL (Medyascope) – Kolombiya’da başkanlık seçiminin ikinci turunu, ABD Başkanı Donald Trump’ın desteklediği aşırı sağcı hukukçu Abelardo de la Espriella kazandı. Solcu senatör Iván Cepeda’ya karşı çok az bir farkla zafer ilan eden Espriella, güvenlik politikalarında “demir yumruk” vaat ediyor. Petro’nun ardından ülke sağa dönerken, Kolombiya’yı nasıl bir dönem bekliyor?
Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Kolombiya’da başkanlık seçiminin ikinci turunu Trump destekli aşırı sağcı Abelardo de la Espriella kazandı.
- Espriella yüzde 49,66 oy alırken, solcu aday Iván Cepeda yüzde 48,7’de kaldı.
- Petro ve Cepeda ön sonuçları tanımadı; Cepeda’nın ekibi 33 bin sandığa itiraz edeceğini açıkladı.
- Espriella, suç örgütlerine karşı “demir yumruk” politikası, mega hapishaneler ve askeri mücadele vaat ediyor.
- Sonuç, Latin Amerika’da yükselen sağ ve aşırı sağ dalganın Kolombiya’ya da ulaştığı şeklinde yorumlanıyor.
Kolombiya’da başkanlık seçiminin ikinci turunu, aşırı sağcı, hukukçu ve milyoner iş insanı Abelardo de la Espriella kazandı.
Resmî olmayan sonuçlara göre sandıkların neredeyse tamamı sayılırken Espriella oyların yüzde 49,66’sını aldı. Solcu senatör Iván Cepeda ise yüzde 48,7’de kaldı. İki aday arasındaki fark yaklaşık 250 bin oy oldu.
Seçim sonucu, Kolombiya’da dört yıllık solcu Gustavo Petro döneminin ardından aşırı sağa sert bir dönüş anlamına geliyor.

Petro, Kolombiya’nın ilk solcu devlet başkanıydı ancak anayasa gereği yeniden aday olamadı ve ikinci turda Cepeda’yı destekledi.
Trump destekledi, Rubio kutladı
Espriella’nın zaferi yalnızca Kolombiya iç siyaseti açısından değil, Latin Amerika’daki sağ dalga açısından da kritik görülüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, ilk turun ardından Espriella’ya desteğini açıklamıştı. Sonuçların ardından Trump, sosyal medya hesabından “Büyük kazandı” mesajı paylaştı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Espriella’yı tebrik etti ve Trump yönetiminin Kolombiya ile “bölgesel güvenlik, yasadışı göçle mücadele ve ekonomik bağların güçlendirilmesi” alanlarında yakın çalışmayı beklediğini söyledi.
Espriella ise seçimden sonra yaptığı açıklamada, Kolombiya’nın sorunlarını çözmek için ABD ile çok yakın bir ittifak kurulması gerektiğini savundu.
“Tüm Kolombiyalıların başkanı olacağım”
Kampanya boyunca sert ve kutuplaştırıcı bir dil kullanan Espriella, zafer konuşmasında daha uzlaşmacı bir ton benimsedi.
Barranquilla kentinde, kurşun geçirmez camın arkasından konuşan Espriella, kendisine oy vermeyenlerin de haklarına saygı göstereceğini söyledi.
“Özellikle bana oy vermeyenlere seslenmek istiyorum… Haklarınıza, bana oy vermemiş olsanız bile, saygı duyulacak. Görüşleriniz duyulacak. Farklı düşündüğünüz için asla korkmak zorunda kalmayacaksınız.”

Espriella kampanya döneminde solu “deşeceğini” söylemiş, daha sonra bu sözlerinin mecaz olduğunu savunmuştu.
Petro ve Cepeda sonuçları tanımıyor
Seçim sonucuna itiraz eden taraf ise Petro ve Cepeda oldu.
Petro, Ulusal Nüfus Kayıt Kurumu’nun açıkladığı ön sonuçlarda usulsüzlükler olduğunu öne sürdü ve yalnızca resmî denetim sürecinin sonucunu tanıyacağını belirtti. Cepeda da kesin sonuçları bekleyeceğini söyledi ve partisinin ülke genelinde yaklaşık 33 bin sandığa itiraz edeceğini açıkladı.
Cepeda, destekçilerine yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Diyaloğa açığız. Ulusun yararına olacak ve bugüne kadar elde edilen tarihsel kazanımları koruyacak gerçek, saygılı ve siyasi karşılığı olan anlaşmalara varmaya hazırız.”
Bogotá ve Cali gibi kentlerde Cepeda destekçileri sokağa çıktı. Cali’de göstericilerin ABD bayrakları yaktığı ve polisle çatıştığı bildirildi.
Kolombiya’da güvenlik siyaseti sertleşecek mi?
Seçimin ana gündemlerinden biri güvenlikti.
Espriella, kampanya boyunca suç örgütlerine ve silahlı gruplara karşı “demir yumruk” politikası vadetti. On adet yüksek güvenlikli “mega hapishane” inşa edeceğini, suçlularla “fareler ve hamam böcekleri gibi” mücadele edeceğini söyledi.
Bu vaatler, Petro’nun “toplam barış” politikasından keskin bir kopuş anlamına geliyor. Petro yönetimi, ülkedeki silahlı gruplarla müzakere ederek çatışmaları sona erdirmeyi hedeflemişti. Ancak güvenlik göstergelerindeki kötüleşme, bu politikanın başarısız olduğu yönündeki eleştirileri artırdı.
Espriella ise müzakereler yerine geniş çaplı askeri mücadeleye dönme sözü veriyor. Ayrıca koka tarlalarına hava saldırıları için ABD desteği arayacağını da söyledi. Kolombiya, dünyanın en büyük kokain üreticisi konumunda ve uyuşturucu ticareti ülkedeki şiddetin ana kaynaklarından biri olarak görülüyor.
Aşırı sağ dalga Kolombiya’ya da ulaştı
Espriella’nın zaferi, Latin Amerika’daki sağ ve aşırı sağ yükselişinin yeni halkası olarak yorumlanıyor.
Son dönemde Arjantin, Şili, Ekvador ve Honduras gibi ülkelerde sağcı liderler güç kazandı. Peru’da da muhafazakâr Keiko Fujimori’nin seçim yarışında önde olduğu belirtiliyor.
Espriella kendisini “dışarıdan gelen” bir aday olarak sundu ancak uzun yıllardır Kolombiya’nın sağ siyaset çevreleriyle ilişkiliydi. Ceza avukatı olarak, ülkenin on yıllardır süren iç savaşında önemli rol oynayan sağcı paramiliter yapılarla bağlantılı isimleri savunmasıyla tanındı.
Kongre’de işi kolay olmayacak
Espriella, 7 Ağustos’ta göreve başlayacak. Ancak ülkeyi yönetirken güçlü bir kongre çoğunluğuna sahip olmayacak.
Cepeda’nın Tarihsel Paktı, hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde en fazla sandalyeye sahip parti konumunda. Bu nedenle Espriella’nın devleti yüzde 40 küçültme, vergileri düşürme ve güvenlik politikalarını sertleştirme vaatlerini hayata geçirmek için bazı başlıklarda geri adım atması gerekebilir.
Başkan yardımcısı ise ekonomist José Manuel Restrepo olacak. Restrepo, Petro’dan önceki muhafazakâr Devlet Başkanı Iván Duque döneminde maliye bakanı olarak görev yapmıştı.








