İSTANBUL (Medyascope) – Kolombiya’da devlet başkanlığı seçimi ikinci tura kaldı. Mevcut Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun desteklediği solcu Iván Cepeda ile sert güvenlik politikaları vaat eden sağcı Abelardo de la Espriella, 21 Haziran’da ülkenin geleceği için yarışacak.
Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Kolombiya’da seçim ikinci tura kaldı. Sağcı Abelardo de la Espriella yüzde 43,7 oy aldı. Solcu Iván Cepeda ise yüzde 40,9’da kaldı.
- Gustavo Petro yeniden aday olamadı. Çünkü Kolombiya’da başkanlık tek dönemle sınırlı. Petro seçimde Cepeda’yı destekledi.
- Cepeda, Petro’nun barış politikasını sürdürmek istiyor. Silahlı gruplarla müzakereyi savunuyor. Sosyal yardımları artırma sözü veriyor.
- De la Espriella sert güvenlik politikaları vaat ediyor. Kartellere karşı askeri operasyon istiyor. ABD ile daha yakın işbirliği kurmayı hedefliyor.
- Seçimin ana gündemi güvenlik oldu. Kokain üretimi arttı. Silahlı gruplar güçlendi. Kampanya sürecinde şiddet olayları yaşandı.
- İkinci tur 21 Haziran’da yapılacak. Kolombiya, barış çizgisi ile sert güvenlik politikaları arasında karar verecek.
İlgili haberler:
İçindekiler:
Kolombiya’da devlet başkanlığı seçiminin ilk turunda hiçbir aday yüzde 50’yi aşamadı. Sağcı aday Abelardo de la Espriella oyların yüzde 43,7’sini alarak ilk sırada. Mevcut Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun desteklediği solcu senatör Iván Cepeda ise yüzde 40,9 ile ikinci oldu.
İki aday, 21 Haziran’da yapılacak ikinci turda karşı karşıya gelecek.
Seçim, yalnızca iki aday arasında değil, Kolombiya’nın güvenlik, barış, ekonomi ve ABD ile ilişkilerde nasıl bir yol izleyeceği konusunda da kritik bir tercih anlamına geliyor. Bir tarafta Petro’nun “topyekûn barış” çizgisini sürdürmek isteyen Cepeda, diğer tarafta Donald Trump ve El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele’ye yakın bir güvenlik anlayışıyla öne çıkan De la Espriella var.
Petro neden aday olamadı?
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro bu seçimde aday olamadı çünkü ülkede başkanlık yalnızca tek dönemle sınırlı. 2022’de Kolombiya’nın ilk solcu devlet başkanı seçilen Petro, bu nedenle ikinci kez yarışa giremedi ancak seçim sürecinde desteğini açıkça Iván Cepeda’dan yana kullandı.
Petro, ilk tur sonuçlarının ardından ön sayımı kabul etmediğini açıkladı ve sonuçların yargıçlar tarafından gözden geçirilmesini bekleyeceğini söyledi. Petro, usulsüzlük iddiaları dile getirdi ancak bu iddialara ilişkin kanıt sunmadı. Seçim yetkilileri ise oy verme gününün “normal ve güvenli” geçtiğini açıkladı. Avrupa Birliği (AB) seçim gözlem heyeti de süreci “düzenli, sakin, şeffaf ve akıcı” olarak değerlendirdi.
Iván Cepeda kimdir?
Iván Cepeda, Petro’ya yakınlığıyla bilinen solcu bir senatör ve uzun yıllardır insan hakları alanında çalışan bir siyasetçi.

Cepeda, Kolombiya’da devlet ile FARC gerillaları arasında 2016’da imzalanan tarihi barış anlaşmasına giden süreçte aktif rol oynadı. Bu nedenle ülkedeki barış siyasetiyle özdeşleşen isimlerden biri olarak görülüyor.
Cepeda, Petro’nun “topyekûn barış” stratejisinin mimarlarından biri olarak anılıyor. Bu strateji, silahlı gruplara karşı yalnızca askeri yöntemlere başvurmak yerine müzakere, ateşkes ve siyasi çözüm arayışlarını öne çıkarıyor. Cepeda da kampanyasını bu çizginin devamı üzerine kurdu.
Solcu aday, seçilmesi halinde sosyal yardımları genişletme, yoksul kesimleri destekleme ve iç çatışmanın mağdurlarına toprak verilmesini içeren reformlar yapma sözü verdi. Cepeda’nın kampanyası, Petro’nun yoksullar, dışlanmış topluluklar ve çatışma mağdurları adına kurduğu siyasi hattı devam ettirme iddiası taşıyor.
Ancak Cepeda’nın işi kolay değil. Petro döneminde ekonomi büyüdü ve asgari ücret önemli ölçüde artırıldı. Buna rağmen ülkede yaklaşık her üç kişiden biri hâlâ yoksulluk içinde yaşıyor. Aynı dönemde kokain üretimi rekor seviyeye çıktı, silahlı grupların üye sayısı arttı ve sınır bölgelerinde şiddet yeniden yükseldi. Bu tablo, muhalefetin Petro’nun barış politikasını “başarısız” olarak nitelendirmesine yol açtı. Petro ise kendi döneminde tarihin en büyük uyuşturucu yakalamalarının yapıldığını savundu.
De la Espriella’nın yükselişi
İlk turu önde tamamlayan Abelardo de la Espriella, 47 yaşında bir avukat ve iş insanı.

Daha önce herhangi bir kamu görevinde bulunmadı. Kendisine “El Tigre”, yani “Kaplan” diyen De la Espriella, seçim kampanyasında sert güvenlik vaatleri, gösterişli mitingleri ve popülist diliyle dikkat çekti.
De la Espriella, Donald Trump’a duyduğu hayranlığı gizlemiyor. El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele’nin çete ve suç örgütlerine karşı uyguladığı sert güvenlik politikalarını da örnek alıyor. Kampanya boyunca Kolombiya’nın Venezuela’ya dönüşeceği korkusunu işledi ve solun ülkeyi felakete sürükleyeceğini savundu.
Sağcı adayın en dikkat çekici vaatlerinden biri, ormanlık bölgelerde 10 büyük cezaevi inşa etmek. De la Espriella ayrıca kartellere ve silahlı gruplara karşı daha sert askeri operasyonlar yürütmeyi, ABD ile güvenlik işbirliğini güçlendirmeyi, orduya daha geniş yetkiler vermeyi ve gerekirse kitlesel yargılamalara başvurmayı savunuyor.
Ekonomide ise devleti küçültmeyi, bürokrasiyi azaltmayı, vergileri düşürmeyi ve yabancı yatırımı artırmayı vaat ediyor. Destekçileri onu güçlü ve kararlı bir lider adayı olarak görürken, eleştirmenleri deneyimsizliğine, sert diline ve geçmişte savunduğu tartışmalı isimlere dikkat çekiyor.
De la Espriella, Venezuela’nın eski lideri Nicolás Maduro’ya yakınlığıyla bilinen Alex Saab’ın ve büyük bir piramit sistemi kurmakla suçlanan David Murcia Guzmán’ın avukatlığını yaptı. Kendisi bunun savunma avukatlığının bir parçası olduğunu söyledi. Eleştirmenleri ise bu geçmişin siyasi kariyeri açısından önemli bir soru işareti olduğunu savunuyor.
Geleneksel sağ da sarsıldı
İlk tur sonuçları yalnızca sol ile sağ arasındaki bölünmeyi değil, Kolombiya’daki geleneksel muhafazakâr siyasetin zayıflığını da ortaya koydu. Muhafazakâr senatör Paloma Valencia, seçimde yüzde 7’nin altında kaldı. Valencia’nın ülkenin güçlü siyasi çevrelerinden destek almasına rağmen bu sonucu alması, sağ seçmenin önemli bir bölümünün artık daha sert ve popülist bir figüre yöneldiğini gösterdi.
Valencia daha sonra ikinci turda De la Espriella’yı destekleyeceğini açıkladı. Bu destek, sağ oyların ikinci turda De la Espriella etrafında birleşebileceği anlamına geliyor. Cepeda’nın kazanabilmesi için yalnızca Petro tabanını koruması değil, merkez seçmene de güven vermesi gerekecek.

Seçimin merkezinde güvenlik var
Kolombiya’da seçim kampanyası şiddet olaylarının gölgesinde geçti. Ülkede drone saldırıları, kaçırmalar, cinayetler ve geçen yıl bir başkan adayının mitingde öldürülmesi gibi olaylar yaşandı. De la Espriella’nın iki kampanya çalışanı da seçim sürecinde öldürüldü.
Bu atmosfer, seçmenin bir bölümünde “düzen” ve “güvenlik” talebini güçlendirdi. De la Espriella bu dalga üzerine kampanya kurdu. Cepeda ise Kolombiya’nın onlarca yıldır süren çatışma döngüsünün yalnızca askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini savundu. Ona göre barış için müzakere, sosyal reform ve çatışma mağdurlarına destek şart.
Bu nedenle 21 Haziran’daki ikinci tur, Kolombiya’da güvenlik politikasının yönünü de belirleyecek. Ülke, silahlı gruplarla müzakereyi sürdüren bir çizgi ile suç örgütlerine karşı daha sert ve askeri yöntemleri önceleyen bir çizgi arasında karar verecek.
ABD ve bölge ülkeleri de sonucu izleyecek
Kolombiya seçimleri ABD ve Latin Amerika açısından da önemli.

Kolombiya dünyanın en büyük kokain üreticisi. Son yıllarda kokain trafiğinin önemli bir bölümü Ekvador üzerinden ilerledi ve bu durum Ekvador’da da şiddeti artırdı. Bu nedenle Kolombiya’nın yeni liderinin uyuşturucuyla mücadelede nasıl bir yol izleyeceği Washington ve bölge başkentleri tarafından yakından izlenecek.
Trump yönetimi Latin Amerika’da kartellere karşı daha sert bir çizgi izliyor. De la Espriella, ABD ile güvenlik işbirliğini güçlendirmek istediğini açıkça söylüyor. Cepeda ise Petro gibi Kolombiya’nın ABD’nin “vasal devleti” olmaması gerektiğini savunuyor.
Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa’nın De la Espriella ile görüşmesi de kampanyanın dış politika boyutunu büyüttü. Noboa, De la Espriella ile Kolombiya topraklarındaki Ekvadorlu suçluların teslimi ve “narkoterörizme karşı ortak mücadele” konusunda anlaştığını açıkladı. Kolombiya Dışişleri Bakanlığı ise bunu seçim sürecine “kasıtlı müdahale” olarak nitelendirdi.
İkinci turda kim avantajlı?
İlk turda De la Espriella’nın önde çıkması, sağcı adayın ikinci tura psikolojik üstünlükle girdiğini gösteriyor. Paloma Valencia’nın desteğiyle sağ seçmenin önemli bölümünün onun arkasında birleşmesi bekleniyor. Ayrıca güvenlik kaygıları, suç örgütleriyle mücadele ve Petro dönemine yönelik tepki De la Espriella’nın elini güçlendiren başlıklar arasında.
Cepeda ise Petro’nun güçlü tabanına dayanıyor. Sol seçmen, yoksul kesimler, çatışma mağdurları ve barış sürecinin devamını isteyen gruplar Cepeda’nın ana destek hattını oluşturuyor. Ancak Cepeda’nın ikinci turda merkez seçmeni ikna etmesi gerekiyor. Özellikle ekonomi konusunda daha güven verici bir çizgi çizmesi ve Petro dönemine yönelik hayal kırıklıklarını aşması şart.
Kolombiya 21 Haziran’da yalnızca yeni devlet başkanını seçmeyecek. Ülke, Petro sonrası dönemde barış sürecini mi sürdüreceğine, yoksa güvenlikçi ve sağ popülist bir çizgiye mi yöneleceğine karar verecek. Bu nedenle ikinci tur, Kolombiya için bir iktidar yarışından daha fazlası olacak.
Kaynak: BBC, New York Times








