Fesih ve seçimlerin yenilenmesi farklı şeyler mi? Prof. Kemal Gözler yanıtladı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Cumhurbaşkanının Meclis’i fesih yetkisi yok. Ey Kılıçdaroğlu, sen bunu ispat edersen ben cumhurbaşkanlığından istifa edeceğim” sözleri, 16 Nisan’da yapılacak referandum tartışmalarının en hararetli konu başlıklarından biri oldu. Bu bağlamda, CHP, AKP’lilerin Meclis’teki tartışmalarda ilgili maddeye ‘fesih yetkisi’ olarak tanımladıklarını Meclis kayıtlarından gösterdi. Ayrıca, AKP’nin yürüttüğü “evet kampanyası” için hazırlanan bir broşürde yine ilgili maddenin ‘fesih yetkisi’ olarak tanımlandığını belirtti. Bu tartışmanın esası ise sözü edilen maddenin yeni anayasanın kabul edilmesi durumunda cumhurbaşkanına ‘fesih yetkisi’ verip vermediği. Bu konuda Prof. Kemal Gözler anayasa.gen.tr’de yayımladığı “Fesih ve seçimlerin yenilenmesi farklı şeyler mi?” başlıklı makalesinde konuyu detaylı bir şekilde ele alıyor. Çalışmasında farklı akademisyenlerden alıntılara yer veren Gözler, başka ülkelerdeki benzer yasalarla da kıyaslamalar yapıyor. Danimarka, İzlanda ve Portekiz bu örneklerden bazıları…

“1953 Danimarka Anayasasına göre parlâmentonun feshedilmesi durumunda, yeni seçimlere kadar mevcut parlâmento üyelikleri devam eder. 1983 Hollanda Anayasasına göre Meclisin feshi, yeni seçilen Meclisin toplandığı gün sonuç doğurur. 1944 İzlanda Anayasasına göre feshedilen Althingi üyelerinin görevi, yeni seçim gününe kadar devam eder. 1976 Portekiz Anayasasına göre, Meclisin feshi hâlinde, milletvekillerinin milletvekilliği sıfatı ve Daimî Komitenin yetkileri yeni seçilen Meclisin ilk toplantısına kadar devam eder.”

Gözler yazısının değerlendirme bölümünde anayasa hukukunda ‘fesih’ yetkisinin olması için, o anayasada “fesih” kelimesinin ­geçmesine gerek yoktur görüşünü şu ifadelerle dile getiriyor:

“Anayasa maddesi bir şeyi emreder veya yasaklar. Emredilen veya yasaklanan şeyi doktrin kavramlaştırır; ona doktrin isim koyar. Doktrinin görevi de zaten budur. Emir veya yasak içeren önermelerden kavramlar türetmek ve bu kavramlardan da sistemli bir bütün oluşturmak.

‘Fesih’ kavramı da böyle doktrinin ürettiği bir kavramdır. Belirli bir ülkenin anayasa hukukunda ‘fesih’ yetkisinden bahsedilebilmesi için, o ülkenin anayasasında “fesih” kelimesinin ­geçmesine gerek yoktur. O ülkenin anayasası, devlet başkanına, yasama organının seçimlerini normal seçim dönemi sona ermeden yenileme yetkisini vermiş ise, bu yetkiyi verirken, hangi kelimeler kullanılmış olursa olsun, ortada ‘fesih yetkisi’ vardır.”

Prof. Kemal Gözler’in anayasa.gen.tr’de yayımladığı makalenin tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus