İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope’ta Alişer Delek’in konuğu olan Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Türkiye’nin iç ve dış siyasetine dair sert eleştirilerde bulundu. Yavuz, devlet aklının ortadan kalktığını savunurken, CHP’deki krizlerin Türkiye’nin demokrasi kriziyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Medyascope’ta Alişer Delek’in Gazeteci Bakışı programına konuk oldu.
“Devlet aklı Erdoğan’ın kişisel aklına indirgendi”
Geleneksel “devlet aklı” kavramının Türkiye’de tamamen işlevsizleştiğini belirten Ahmet Yavuz, milli güvenlik stratejilerinin kurumlar arası ortak akılla üretilmesi gerektiğinin altını çizdi. Mevcut yapıyı eleştiren Yavuz, şunları söyledi:
“Devlet aklı, kurumlar arası ortak aklın ve milli güvenlik stratejisinin ürünü olması gerekirken, günümüzde Erdoğan’ın kişisel aklına indirgenmiş durumda. Devlet kurumları bağımsız karar veremiyor, her şey tek bir kişinin talimatları doğrultusunda şekilleniyor. Bugün ‘devlet aklı’ söylemi, yalnızca iktidarın kendi hamlelerini meşrulaştırmak için kullandığı bir propaganda aracından ibarettir.”
“2004’te Genelkurmay uyardı, hükümet dosyaları rafa kaldırdı”
FETÖ’nün devlet içerisindeki yapılanma sürecine ve 15 Temmuz sonrasına dair de konuşan Yavuz, geçmişteki askeri uyarıların dikkate alınmadığını hatırlattı. Genelkurmay’ın 2004 yılındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında FETÖ konusunda çok ciddi uyarılarda bulunduğunu belirten Yavuz, “O dönem hükümet bu uyarıları görmezden geldi ve kararları dosyalara kaldırarak sümen altı etti” dedi.
15 Temmuz sonrası yürütülen operasyonlarda ise ciddi bir stratejik zafiyet yaşandığını iddia eden Yavuz, mücadelenin kapsamının AKP’nin zarar görmesini engelleyecek şekilde, bilinçli olarak sınırlı tutulduğunu savundu.

“Kılıçdaroğlu’nun CHP’si Cumhur İttifakı’nın parçası hâline geldi”
Ana muhalefet partisi CHP içinde yaşanan kurultay süreçleri ve iç tartışmaları da değerlendiren Yavuz, eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve mevcut yönetime yönelik sert ifadeler kullandı. CHP’deki krizlerin Türkiye’nin genel demokrasi krizinden bağımsız olmadığını ifade eden Yavuz, şu tespitte bulundu:
“Kemal Kılıçdaroğlu bir yandan parti içindeki bazı isimleri FETÖ ile ilişkilendirerek hedef alıyor, diğer yandan da adeta CHP’yi bölme aracı olarak kullanılıyor. Kılıçdaroğlu’nun CHP’si, gelinen noktada Cumhur İttifakı’nın bir parçası hâline gelmiş, partinin köklü misyonu ve eski anlamı yitirilmiştir.”
Mevcut genel başkan Özgür Özel ve parti içindeki yükselen güçlerin de iktidarın işine yarayan politikalar ürettiğini öne süren Yavuz, CHP’nin mevcut yapısıyla bir çıkış yakalamasının mümkün olmadığını, partide köklü bir değişime ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
“Çıkış yolu: Sağdan sola geniş tabanlı ittifak”
Türkiye’nin ağır bir demokrasi ve hukuk krizi içinde olduğunu, siyasette acilen “temiz kaynak” ve şeffaflığa ihtiyaç duyulduğunu belirten Ahmet Yavuz, muhalefet için formülü de açıkladı.
Sadece Mansur Yavaş gibi iyi aday seçimlerinin tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan emekli tümgeneral, “Sağdan sola kadar çok geniş bir yelpazdeki partilerin bir araya gelmesi gerekiyor. Yapısal bir dönüşüm, hukuka ve demokrasiye dayalı ortak bir program etrafında güçlü, geniş tabanlı ittifaklar kurulmadan gerçek bir iktidar alternatifi yaratmak imkânsızdır” diyerek sözlerini noktaladı.







