Alişer Delek yazdı: Kovulan mı, ayrılan mı?

CHP’deki her hamlenin bir alt metni var artık.

Özgür Özel ve ekibi, ayrılan değil kovulan olmak istiyor. Kılıçdaroğlu ise kovan değil, “kanıyla yola devam eden sabırlı lider” görüntüsü vermeye çalışıyor. Bu iki niyetin çatışması sıradan bir parti içi hesaplaşmanın çok ötesine geçti.

Salı günü TBMM’deki grup toplantısı bu çatışmanın yeni bir eşiği olacak. Kılıçdaroğlu yönetimi, Salı günü kendilerinin kürsüde konuşacağını açıkladı. Özel ise başta Manisa programını gerekçe göstererek bu toplantıya katılmayacaktı. Ancak bugün itibarıyla Manisa programını akşama erteleyerek önce TBMM’de olacağını duyurdu. Rahmetli eski Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümü anması Özel için özel bir anlam taşıyor — ama o anmaya ancak 13.30’daki grup toplantısından sonra gideceğini açıkladılar.

Alişer Delek yazdı: Kovulan mı, ayrılan mı?
Alişer Delek yazdı: Kovulan mı, ayrılan mı?

Demek ki Özel mesafeyi değil, alanı seçti. Şu an itibarıyla salı günü için bir kürsü kavgası net olarak karşımızda.

Bana göre salı atılan hamlelere göre gerçek anlamda disiplin süreci başlayacak. İpler bu hafta kopabilir.

Peki ayrılık olur mu?

Mevcut durumda iki kanadın Parti Meclisi’ndeki sayısının başa baş olduğu görülüyor; bu nedenle yeni parti seçeneği Özel kanadı tarafından henüz “öncelik” arasında sayılmıyor. Meclis grubunu alternatif bir merkez olarak tutmak, sahada görünür kalmak, kurultay kozunu canlı tutmak — bunlar parti içi mücadeleyi şimdilik seçtiklerini gösteriyor.

Benim gözlemim şu: Bu ayrılık artık “olur mu olmaz mı” sorusu olmaktan çıktı. Mesele yalnızca zamanlaması. Özel, parti içi yolları tüketmeye çalışıyor — kurultay, grup, PM, disiplin itirazları. Tüm bu mekanizmaları işletmek hem hukuki zemin sağlıyor hem de “bizi zorla çıkardılar” anlatısını besliyor.

Taban ayrı parti istiyor

Ama tabanın bu sabra tahammülü yok. Mitinglerde, sokakta, o kalabalığın içinde hissedilen enerji çok farklı bir şey söylüyor: “Yeter, yeni sayfa.” Taban içeride beklemeyi değil, dışarıda kurmayı istiyor. Bu baskı bir noktada Özel’in elini zorlayacak.

Ancak yeni parti kurmak göründüğü kadar kolay değil. Yargı süreçleri devam ediyor; iktidar baskısı kuruluş aşamasından itibaren hissedilecek. Finansman ve teşkilat küçük engeller değil. Üstelik Özel cephesindeki milletvekilleri için, belediye başkanları için ayrı, sıradan üyeler için ayrı hesaplar var. Herkesin risk iştahı aynı değil.

Kılıçdaroğlu’nun en büyük kozu şu an zaman. Öfkenin biteceğine, gündemin değişeceğine, bugünlerin unutulacağına inanıyor. Ama somut ve yeni bir söylem olmadan zaman onun için değil aleyhine işleyecek. Ve CHP için baraj sorunu kapıya dayanacak.

Bir de şunu eklemeli: CHP’nin Terörsüz Türkiye Barış Masası’na verdiği destek Özgür Özel CHP’sinde gerçek bir karşılık bulmadı. Masanın iktidarın çözüm sürecine meşruiyet sağladığını düşünenler, DEM Parti’nin bu süreçte araçsallaştırıldığını söyleyenler, Özel’i destekleyenler arasında da çoğunluktaydı. O rahatsızlık zemine sinmişti zaten. Üstüne bir de parti içi kavga görüntüsü eklenince bambaşka bir algı oluşuyor: “Bunlar mı yönetecek bu ülkeyi?”

Alişer Delek yazdı: Kovulan mı, ayrılan mı?
Alişer Delek yazdı: Kovulan mı, ayrılan mı?

Bu soruyu en çok kim sormak ister?

İYİ Parti, Zafer Partisi, Anahtar Parti — hepsi şu an ellerini ovuşturuyor. CHP’nin kendi içinde savaşması, muhalefet tabanındaki milliyetçi ve merkez seçmeni için yeniden bir adres arayışını tetikleyecek.

Ama asıl tehlike başka yerde. Öfkeli, hayal kırıklığına uğramış ve “zaten bir şey değişmez” diyen genç seçmenin sandığa gitmeme ihtimali her geçen gün artıyor. Sandığa gitmeyen her seçmen, iktidar için fiili bir oya dönüşür. Bu AK Parti’nin bir şey yapmadan kazanabileceği en iyi senaryo.

CHP’deki hesap kim kazanır, kim kovulur, kim ayrılır ekseninde dönüyor. Oysa asıl soru şu: Bu kavganın faturasını kim ödeyecek?

Cevabı biliyoruz. Yine muhalefet seçmeni. Daha da önemlisi demokrasi…

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş