Yusuf Tunçbilek yazdı: Mustafa İslamoğlu’nun kot pantolonlu ve akıllı saatli yeni tarzı

Twitter’ın (yeni adıyla X) kendine has gündemi var. Orada yaşananlar önemsiz değil. Türkiye’deki birçok itibar suikastı, bu tarz platformlarda gerçekleşiyor. Son olarak Mustafa İslamoğlu yeni tarzı üzerinden linçe uğradı. İslamoğlu bu sefer fikirleri üzerinden değil de üzerindeki kot pantolon, beyaz tişört ve akıllı saat dolayısıyla eleştirildi.

İslamoğlu’nu yakından takip edenler bilir, kendisi uzun yıllardır geleneksel çevrelerin hedefinde. Her açıklaması, her kitabı olay oluyor. Dinden çıktığı anlatılır, babası Ahmet İslamoğlu’nun onu evlatlıktan reddettiği söylenir. Onun tehlikeli bir isim olduğunun altı çizilir, insanların ondan uzak durması istenir.

İslamoğlu da son yıllarda İslamcılığa yönelik sert eleştiriler yaptı ve bu çizgiyi hayatındaki en büyük hayal kırıklıklarından biri olarak tanımladı. Bütün bu gelişmeler, zaten aykırı bir görüntü veren İslamoğlu’nun iyice marjinalleştirilmesine yol açtı. Yakın geçmişte Dücane Cündioğlu ve Talha Hakan Alp gibi aydınların başına gelenler gibi.

İslamoğlu çizgisi

Mustafa İslamoğlu, yenilikçi fikirleri, hitabeti ve yazdıklarıyla öne çıkan biri. Memleketi Kayseri’de başlattığı çalışmalarını, 1990’da Akabe Vakfı’nda kurumsallaştırdı. Hilal TV 2005’te, Yardım Eli Derneği 2007’de, 2008’de Kur’ani Hayat dergisi gibi yapıların kuruluşuna imza attı. Sami Hocaoğlu müstear ismiyle uzun yıllar Yeni Şafak gazetesinde yazdı.

İslamoğlu, bir yandan geleneksel bir hoca olan Ahmet İslamoğlu’nun oğlu olması, bir yandan ise hem Türkiye’de hem de Mısır’da ilahiyat alanında okuması nedeniyle ciddi bir potansiyele sahipti. Ancak onun görüşleri, gelenek ağırlıklı değil, yenilik ağırlıklı şekillendi. Kur’an-ı Kerim’i öne çıkardı, bundan dolayı da geleneksel kesimle karşı karşıya geldi.

Sistem eleştirisi

İslamoğlu’nu İslamoğlu yapan ise, 1996’da Ali Kırca’nın sunduğu Siyaset Meydanı’nda yaptığı sistem eleştirisiydi. Yıllar sonra, 2022’de İslamoğlu bu programla ilgili bir açıklama yaptı. Yayına bütün ideolojilerden ve kimliklerden insanların katıldığını, bir tane de İslamcı biri olduğunu, ancak kendisine bir cümleyle bile destek olmadığını söyledi.

Mustafa İslamoğlu’nun kot pantolonlu
Mustafa İslamoğlu’nun kot pantolonlu ve akıllı saatli yeni tarzı

Bu isim, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünürü olan Sadık Albayrak’tır. 1996 yılında da o dönem İBB Başkanı Erdoğan’ın belediyesinde kültür danışmanı görevi yapıyordu. Albayrak, Trabzonlu bir isim. Öylesine bir Trabzonlu’dur ki, Trabzonspor yöneticiliği bile yapmış, İstanbul’da doğan çocuklarına Trabzon aşkını aktarabilmiştir.

Mustafa İslamoğlu’nun kot pantolonlu
Mustafa İslamoğlu’nun kot pantolonlu ve akıllı saatli yeni tarzı

Karadeniz ekolü

Türkiye’de adı konmamış dini bir rekabet var. Karadeniz kökenli dini çevrelerde, İsmailağa örnekliği üzerinden de net bir şekilde görünecek, geleneksel bir anlayış hakim. Karadeniz ekolü, küçümsenemeyecek bir hakimiyet alanına sahiptir. Kur’an kursları, vakıflar, dernekler Türkiye’nin birçok bölgesinde ciddi bir etki alanı oluşturmuştur.

İslamoğlu gibi yenilikçi ilahiyatçılar arasında da Karadenizliler dikkat çekiyor. Bayraktar Bayraklı, Yaşar Nuri Öztürk, Mehmet Okuyan akla ilk gelenlerden. Ancak bu isimler, cemaat tipi örgütlü yapılar kurmamışlar ve faaliyetleri bireysel girişim olarak kalmıştır. Dolayısıyla dini alanda ağırlık kazananlar, yenilikçileri dışlayan cemaat tarzı yapılanmalar oldu.

Linç kültürü

Türkiye’deki dini tartışmalar yalnızca fikir ayrılıklarıyla anlaşılamaz. Özellikle bölgesel aidiyetlerin bu süreçlerde etkili olduğu belirtilebilir. İslamoğlu’na yapılan saldırılar da böyle okunursa mesele farklı bir anlam kazanıyor. İslamoğlu eğer Karadenizli ve geleneksel görünümlü bir hoca olsaydı, bu kadar yoğun bir biçimde sorgulanmayabilirdi.

Mustafa İslamoğlu’nun kot pantolonlu
Mustafa İslamoğlu’nun kot pantolonlu ve akıllı saatli yeni tarzı

Zaten yıllardır sistematik bir biçimde İslamoğlu’nu hedef alanlara bakıldığında en büyük oluşumun İsmailağa Cemaati olduğu görülüyor. Cemaat, Trabzon doğumlu Mahmut Ustaosmanoğlu tarafından kurulmuştur. İslamoğlu’nun en sert eleştirmenlerinden biri olan Ahmet Mahmut Ünlü de İsmailağa’nın önemli figürlerinden biridir.

Gelenekçiler yenilikçiler

Aslında sistematik olarak gerçekleşen İslamoğlu linçlerinin arkasında daha farklı dinamikler olduğu açık. İslam’ı bir tür itaat, toplumu konsolide etme, siyasi tercihlerde belirleyici noktalara çekmek için kullanan klikler var. Bunlar için İslam, itaati önceleyen bir anlayışın aracı haline getiriliyor. Bu durum ne kadar gelenek, aslında o da tartışılmalı.

Geleneği temsil ettiğini iddia eden, geleneği güncel siyasi kamplaşmalara göre kurgulayanlara en iyi cevap yine gelenekçilerden gelecektir. Çünkü artık yeniliği ve geleneği temsil edenler arasındaki tartışmalardan sağlıklı bir sonuç çıkmayacağı açık. Bu anlamda, belki de bu iki akımı tamamen yok sayan ya da ikisini de kapsayan üçüncü bir yol da inşa edilebilir.

Tarz değişikliği

İslami camiada son dönemde önemli kırılmalar yaşandı. Örneğin bunlardan bir tanesi Dücane Cündioğlu’ydu. Küpe taktı, dövme yaptı. Bunlar zihinsel kırılmaların göstergeleri olarak okunabilir. Saf değiştirme, davayı satma, mahalleyi terk etme üzerinden geliştirilecek önyargılar meseleyi sığlaştırıyor. Cündioğlu, geçmişte geleneği temsil eden biriydi ayrıca.

Diğer bir tarz değişikliğine giden isim ise Talha Hakan Alp’tir. Alp de tam anlamıyla geleneksel kökenlerden gelen bir isim. İslamoğlu’nun en büyük eleştirmenlerinden olan Ebubekir Sifil ile uzun yıllar önemli faaliyetlere imza attılar. Ancak gelinen noktada Alp, saçlarından kaşlarına kadar, her yeri didik didik edilip hedef gösterilen bir figüre dönüştü.

Aydının itibarsızlaştırılması

Özetlemek gerekirse, Mustafa İslamoğlu ve diğer isimlere yapılan itibarsızlaştırmalar, seçmeni konsolide eden, toplumu kutuplaştıran, manipülatif yönlendirmelerin izlerini taşıyan bir tarza sahip. Sanki dindarlar tek cephe halinde hareket ediyor ve aynı siyasi tercihleri paylaşıyormuş gibi bir intiba yaratılmaya çalışıyor.

Farklı düşünen, toplumdaki tıkanıklığı aşmak için öneriler geliştirebilecek bütün isimlerin çeşitli yöntemlerle sistematik olarak linç edildiği görülüyor. Bazısı kot pantolonu üzerinden, bazısı da küpesi üzerinden. Siyasi partilerin ve sivil toplumun sindirildiği Türkiye’de sıranın otoriteyi sorgulayan aydınlara geldiği anlaşılıyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş