Yusuf Tunçbilek yazdı: Göktürk Ömer Çakır neden Çerkes kadınlarına saldırdı?

Göktürk Ömer Çakır, kendisi Türk milliyetçisi çizgisiyle bilinen Ötüken Neşriyat’ın Genel Yayın Yönetmeni. Büyük bir sıfat, o da bunu gururla taşıyor. Ziya Gökalp, Yusuf Akçura, Peyami Safa gibi isimleri basan köklü yayınevini idare etmek kolay bir iş olmasa gerek. Ancak Çakır, yaptığı işten ziyade, sosyal medya içerikleriyle öne çıkıyor.

Göktürk Ömer Çakır
Yusuf Tunçbilek yazdı: Göktürk Ömer Çakır neden Çerkes kadınlarına saldırdı?

Çakır, son olarak Çerkes kadınlarına saldıran ifadeleriyle gündeme geldi. Gönderileri aşağılayıcı ve kışkırtıcı bir dil içeriyordu. Çakır, dijital ortamların etkileşim mantığına hakim bir profil. Geçmişte de farklı konularda ismini duyurmuştu. Ancak bu sefer ciddi bir durumla karşı karşıya gibi. Kendisine yönelik reaksiyon artınca, ironik dili görünmez oldu.

Toparlanacak olursa, Çakır’ın Ötüken Neşriyat Genel Yayın Yönetmeni, Türk milliyetçisi ve Trabzonlu kimliği gibi sıfatları taşıyarak Çerkeslere saldırması dikkat çekici. Onca eleştiriye rağmen geri adım atmaması ise hafife alınacak bir konu değil. Bütün bunların Yeni çözüm süreci ile değerlendirilmesi mantıklı olacaktır.

Tartışmanın başlangıcı

Çakır, 1 Haziran’da X platformu üzerinden bir paylaşım yaptı: “Anasının intikamı peşine düşen rezil bir Çerkes cadısının ettiklerinin, bir ispritizma halkasının içinden geçip Osmanlıları nasıl katlettiğinin dehşetli hikayesi için @mustafabbozkurt’un ilk kurgu eserini tekinsiz bir akşam elinize alın. Yayınevimiz Ötüken olduğu için kahpe cadıyı Çerkes yaptık, pardon.”

Süreç içerisinde Çakır’ın Çerkeslerle ilgili eski ifadeleri de ortaya çıktı. Örneğin bir tanesi, “Saray şenlikleri düzenleriz. Koridorlarda Çerkes kızları kovalarız.” Diğer biri, “İnansan da inanmasan da Çerkesler Türk hareminin mezeleri olarak her halükarda Türk kimliğinin altında olmuşlardır.” gibi. Çakır, neden özellikle Çerkes kadınlarına saldırıyor?

Gelen eleştiriler

Olay üzerine, Çerkesleri temsil eden Kafkas sivil toplum kuruluşları bildiriler yayımlayıp, Çakır’ın özür dilemesini ve paylaşımı kaldırmasını talep ettiler. Fakat beklenenin aksine Çakır veya Ötüken Neşriyat’tan olumlu bir yanıt gelmedi. Sonra ne olduysa, Çakır ya da X platformu gönderiyi sildi.

Ötüken Neşriyat’tan eserleri çıkan yazarların karşılık vermesi beklenirdi. İlk olarak yazar Başak Akın, yayıneviyle olan tüm iş birliklerini sonlandırdığını açıkladı. Kavganın ortasında kalan Mustafa B. Bozkurt ise Çakır’a katılmadığını, eserinin Çerkes folklarından beslendiğini ve Çerkes halkının yaşadığı dramları konu edindiğini belirtti.

Ülkenin sahibi

5 Haziran’da da Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç, Kürt kadınları rencide edici bir fıkra anlatmıştı. Gelen itirazlar üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Koç hakkında soruşturma başlatmış, Adalet Bakanı Akın Gürlek de bir etnik kimliğe mensup vatandaşların ve kadınların hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu belirtmişti.

Çerkesler ilk etapta Ötüken Neşriyat’ın başındaki kişinin Çerkes kadınlarını aşağılamasını anlamlandıramadılar. Koç olayına ulusal bir tepki verilirken, Çakır olayına bir şey yapılmaması önemliydi. Kafkas yapılanmaları esas buna itiraz etti. Sonuçta, Koç özür dilerken, Çakır geri adım atmadı. Peki, bu tabloda Çakır gücünü nereden alıyor?

Hemşehri milliyetçiliği

Çakır’a bakan kişiler, sadece Türklük, Türk milliyetçiliği vs. görüyor. Halbuki Çakır’ın hayatında Trabzonluluk da baskın bir unsur. Çakır’ın hesaplarından Ötüken Neşriyat’ı kendisinin dahil olduğu bir grup Trabzonlunun yönettiği açık. Türkiye’de Karadenizlilerin ağırlığı düşünüldüğü zaman pek şaşırılacak bir durum değil.

Koç ailesinin önde gelen üyesi Rahmi Koç’un özür dilediği ülkede, Ötüken Neşriyat yöneticisi Göktürk Ömer Çakır’ın taviz vermemesi düşündürücü. Türkiye’de milyonlarca insana iş fırsat verip vergi rekortmeni olan Koç’ların değil, Karadenizli kimliğinin sağladığı ağlarla bir yerlere gelebilen Çakır’ların sözü geçiyor.

İdeolojik kamuflajlar

Türkiye’de çıkar odaklı hemşehricilik, etnik kimlikler ve ayrılıkçı hareketlerden daha baskın bir akım. İktidardan muhalefete, bakanlardan belediye başkanlarına, cemaat liderlerinden mafya liderlerine, iş adamlarından yayınevlerinin yöneticilerine kadar her yerde Karadenizlilerin baskın olduğu görülüyor.

Çakır örneğinde, Türk milliyetçiliği ardına kamufle olan bir Trabzonlulukla karşı karşıyayız. Bunun İslamcı kamuflajlı versiyonları da olabilir. Yani aslında mevzu Çerkesler değil. Burada amaç, azınlık olarak kodlanan insanların öfkesi çekilerek, çoğunluk olan Türklerin desteğinin alınıp, hemşehricilik merkezli akçeli işlerin sümen altı edilmesi.

Yeni çözüm süreci mevcut dengeleri değiştirecektir. Türk milliyetçiliği ya da başka ideolojik kamuflajların ardına gizlenen çevreler, pastadaki paylarını koruma derdinde. Kürt gerçekliği kabul gördükçe, yeni gerilim başlıkları başka etnik kimlikler üzerinden kurgulanıyor. Çerkes kadınları etrafında koparılan son tartışma da bu arayışın emaresi gibi duruyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.