İSTANBUL (Medyascope) – Gazeteci Bakışı’nda bu hafta Medyascope programcısı Alişer Delek’in konuğu CHP kurultay delegesi ve hukukçu Bülent Yücetürk oldu. Programda CHP’de mutlak butlan kararı sonrası yaşanan kriz, disiplin süreçleri, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasındaki gerilim, parti içi demokrasi tartışmaları ve yeni parti iddiaları değerlendirildi.
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Bülent Yücetürk, CHP’deki mutlak butlan sonrası süreci Alişer Delek’e değerlendirdi.
- Yücetürk, kararın hukuka uygun olmadığını ve disiplin sürecinin onur meselesi olarak tanımlandığını söyledi.
- Kemal Kılıçdaroğlu, çevresindekilerin genel başkan olarak öne çıkmayacağını savundu; bunun yerine başka isimler öne çıkabilir.
- Yücetürk, 367 krizinin beklenmedik sonuçlar doğurduğunu belirterek, mevcut CHP’nin de önemini vurguladı.
- Eleştiriler devam ederken, CHP seçmeninin yeni parti alternatiflerine yönelebileceği dile getirildi.
Gazeteci Bakışı’nın bu bölümünde CHP kurultay delegesi ve hukukçu Bülent Yücetürk CHP’de mutlak butlan kararı sonrası yaşananları Alişer Delek’e değerlendirdi. Yücetürk, “Kemal Bey’i seçmeyecekler” dedi. Mutlak butlan kararını ve bu kararla yönetime gelenleri eleştirdiği için tedbirli olarak disipline sevk edildiğini anlatan Yücetürk, kararı duyduğunda MYK’daki bazı arkadaşlarına mesaj attığını ve onlara “bana bu onuru verdiğiniz için teşekkür ediyorum” dediğini söyledi. Kendisine karşı çıkan MYK üyelerinin de olduğunu belirten Yücetürk, süreci “bir onur nişanesi” olarak tanımladı.
3-4 Kasım kurultayında Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verdiğini, o dönemki “değişim ekibi”ne ise bazı gerekçelerle karşı çıktığını söyleyen Yücetürk, Özgür Özel’in 31 Mart seçimleri sonrası iktidarla girdiği “normalleşme” sürecini de televizyon programlarında ve yazılarında eleştirdiğini hatırlattı. Aynı şekilde Kılıçdaroğlu’nun Mayıs 2023 seçim yenilgisinin ardından T24’te bir değişimin kaçınılmaz olduğunu yazdığını da belirtti.
Yücetürk, kendi siyasi tercihinin tartışmanın konusu olmadığını vurguladı ve şunları ekledi:
“Ben hukuk penceresinden bakıyorum. Bu mutlak butlan kararı hukuka uygun mu değil mi? Siyasi partiler yasasına, Yargıtay içtihatlarına bakıldığında böyle bir karar hukuka uygun değil.”

“FETÖ bile beni meslekten ihraç etmeye kalkışmadı”
Bülent Yücetürk, 25 yıllık hâkimlik-savcılık geçmişinde YARSAV’ın kuruluşunda yer aldığını, 2010 referandumundan itibaren yargının dönüşümünü ve dönemin iktidarını sert biçimde eleştirdiğini belirterek, “İktidar bile, FETÖ’cüler bile beni meslekten ihraç etmek için herhangi bir girişimde bulunmadı. Şimdi ifade özgürlüğünü kendine rehber edinmiş CHP, kendi mensubunu bu yüzden disipline sevk ediyor” dedi.
Mutlak butlan sürecine dair öngörüsünü anlatan Bülent Yücetürk, Yargıtay’ın, mutlak butlan kararını onaylamayacağını ama süreci uzatacağını vurguladı.
Mutlak butlan süreci tamamlansa bile, Kılıçdaroğlu’nu çevresindekilerin genel başkan olarak öne çıkarmayacağını öne süren Yücetürk, “Yanındakiler diyecek ki, “Sen kalırsan bu partinin alacağı oy yüzde 1, biz barajı geçmek zorundayız’ bu durumda Gürsel Erol, Oğuzhan Salıcı veya Müslüm Sarı gibi isimlerden biri öne çıkabilir” dedi.
Sürecin sonunda parti yönetiminde bugün etkili olan isimlerin de “günah keçisi” ilan edilerek tasfiye edileceğini belirten Yücetürk, “Devrim ilk çocuklarını yer. Önce Kemal Bey’i, sonra yanındakileri tasvip edecekler, sonra bunlar hukuka uymadı diyecekler” diye vurguladı.
“367 krizini çıkaranlar bunu öngörmüyordu”
Bülent Yücetürk, siyasi mühendisliklerin beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini, 2007’deki 367 krizi sonrası AKP’nin oylarını yüzde 34,5’ten yüzde 47’ye çıkarmasını örnek vererek anlattı. Yücetürk, muhalif seçmenin, CHP’deki bu süreçten sonra ne Kılıçdaroğlu’na ne iktidar partisine yöneleceğini, 100 bin imzayla bağımsız cumhurbaşkanı adayı bile çıkarabileceklerini dile getirdi.
Özgür Özel’in kuracağı olası yeni parti ile mevcut CHP’nin anketlerdeki toplam oy oranının tarihsel olarak yüksek çıkmasının nedeni de ele alan Yücetürk, bu dönemde CHP seçmeninin anket sorularına partizan refleksle yanıt verebileceğini, bunun rakamı şişirebileceğini söyledi.








