BM’de Trump konuştu, Netanyahu coştu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 72. oturumu, dün ABD’nin New York kentinde başladı. Bir hafta sürecek genel kurul görüşmelerinde devlet liderleri konuşma yaptı. Dünkü oturum 35 liderin konuşmasına ev sahipliği yaparken, bu liderlerin arasında BM Genel Sekreteri António Guterres, ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da vardı. Genel Kurul’un bugünkü oturumundaysa İran, Filistin, Japonya ve İngiltere’nin de bulunduğu 38 ülkenin lideri konuşma yapacak.

Dünkü oturumda en dikkat çekici konuşmayı yapan lider kuşkusuz ABD Başkanı Trump’tı. Genel Kurul’daki konuşması öncesinde İsrail Başbakanı Netanyahu ile göürşen Trump konuşmasında başta Kuzey Kore ve İran olmak üzere birçok konuya değindi. Trump’ın konuşmasından öne çıkan satırbaşları şöyle:

Trump: “ABD müttefiklerini korumak zorunda kalırsa, Kuzey Kore’yi tek başımıza yok etmekten başka seçeneğimiz kalmaz”

“Teröristler ve aşırılık yanlıları güç toplayarak Birleşmiş Milletler gezegeninin her köşesine yayıldı. Geçmişin aklıyla hareket etmeliyiz. Koalisyon ve istikrarı böyle sağlayabiliriz. Ülkelerin, kendi vatandaşlarının çıkarlarını korumalarını ve başka ülkelere saygı duymalarını istiyoruz. Tanrı’nın bize bahşetmiş olduğu hayat çerçevesinde ABD olarak kendi kaderimizi çizmek istiyoruz. Bu görüşmeler bize güzel ilişkiler sağlıyor.”

“Biz ABD’de yaşam biçimimizi kimseye empoze etmeye çalışmıyoruz. ABD Başkanı olarak her zaman ABD’yi ön planda tutacağım. Siz de kendi ülkelerinizin liderleri olarak kendi ülkelerinizi her zaman ön planda tutmalısınız. Güçlü uluslar kendi egemenliklerini savunurlar. Bazı ülkeler teröre destek veriyor. Kuzey Kore çürük bir rejime sahip. Kuzey Kore’nin nükleer silah peşinde koşması ve kullandığı balistik füzeler tüm dünyayı tehdit ediyor. BM Genel Kurulu’na yüksek çoğunlukla yaptırımları onayladıkları için teşekkür ediyorum. ABD müttefiklerini korumak zorunda kalırsa, Kuzey Kore’yi tek başımıza yok etmekten başka seçeneğimiz kalmaz. Roket adam kendisi ve rejimi için intihar görevinde.”

trump

Trump: “İran’la nükleer anlaşma ABD için bir utanç kaynağıdır”

“Bölgedeki istikrarı bozmaya çalışan İran, bir ‘haydut devlet’tir. İran yönetimi teröre destek veriyor. Sonsuza kadar ayakta kalamayacağını düşünüyorum. İran, petrolden kazandığı parayla Hizbullah ve Beşar Esed rejimini destekleyerek bölgede kriz yayıyor. İran’la nükleer anlaşma ABD için bir utanç kaynağıdır. Bu konuda henüz son sözümüzü duymadınız.”

“Terörle mücadele konusunda 50 kadar ülkeyle ortak aldığımız birlikte mücadele etme kararı sonrası kendi uluslarımızın dışında tutmalıyız bunları. Onlara finansal kaynaklar sağlayanlara engel olmalıyız. Afganistan’daki şeytanlar için askeri operasyonlarımız yeniden şekillendirilecek. Aynı şekilde Taliban ile mücadelemizle ilgili planlarımız şekillendirilecek. IŞİD’i yıkmak için son sekiz ayda çok fazla adım atıldı. Suriye’deki krizin arttığını gördük. Siyasi bir kriz var. Yasaklanmış olan kimyasal silahların kullanılması durumunda hiçbir ülke güvende olmayacak. Suriye’de diktatör Beşar Esed rejimi bu saldırılarına son vermeli. ABD, hava sahasında gerekli müdahaleyi gerçekleştirmiştir. Türkiye, Ürdün ve Lübnan’a destekleri için teşekkür ediyoruz. Suriye’den kaçanları karşıladıkları için de teşekkür ediyoruz.”

Trump, Venezüela ile ilgili ise, “Venezüela’daki sosyalist diktatörlük kabul edilemez” dedi.

Macron: “Paris İklim Antlaşması yeniden müzakere edilmeyecek”

Göreve geldiği günden bu yana ilk kez BM Genel Kurulu’na hitap eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ana gündem maddesi ise Paris İklim Anlaşması’ydı. Suriye, İran ve Kuzey Kore konularına da değinen Macron, iklim anlaşması konusundaysa ABD’ye seslendi.

Macron, ABD’nin Paris İklim Antlaşması’ndan çekilme kararına saygı duyduğunu, kapının bu ülkeye her zaman açık olduğunu dile getirerek, diğer devletlerin antlaşmayı uygulamaya devam edeceğini kaydetti.

“Paris İklim Antlaşması yeniden müzakere edilmeyecek” ifadesini kullanan Macron, anlaşmanın bağlayıcı olduğunu da hatırlattı. Macron, “Paris Antlaşması’nı uygulamayı sürdüreceğiz. Daha iyi bir dünya yaratmaya çalışan bizlerin bu gücü var” dedi.

Macron, günümüzde en büyük sorunun terörizmin kökünü kazımak olduğunu vurgulayarak, “Suriye’de barış için çalışmak, Suriye halkı için çalışmak anlamına gelir, fakat aynı zamanda bu bizi teröristlere karşı koruyor” dedi. Astana görüşmelerinin Suriye konusunda yetersiz kaldığını savunan Macron, ülke için yeni bir temas grubu kurulmasını da önerdi.

NEW YORK, NY - SEPTEMBER 19: President of France Emmanuel Macron addresses the United Nations General Assembly at UN headquarters, September 19, 2017 in New York City. Among the issues facing the assembly this year are North Korea's nuclear developement, violence against the Rohingya Muslim minority in Myanmar and the debate over climate change. (Photo by Drew Angerer/Getty Images)
NEW YORK, NY – SEPTEMBER 19: President of France Emmanuel Macron addresses the United Nations General Assembly at UN headquarters, September 19, 2017 in New York City. Among the issues facing the assembly this year are North Korea’s nuclear developement, violence against the Rohingya Muslim minority in Myanmar and the debate over climate change. (Photo by Drew Angerer/Getty Images)

Macron: “İran’la olan nükleer anlaşmayı geçersiz kılmak büyük bir hata olur”

ABD’nin hata olarak gördüğü İran’la nükleer anlaşma konusuna da değinen Macron, “İran’la nükleer anlaşmayı, yerine başka bir şey önermeden geçersiz kılmak büyük bir hata olur. Anlaşmaya uymamak sorumsuzluk olur. Çünkü faydalı bir anlaşma.” dedi.

Son aylarda dünya gündeminin ana maddesi olan Kuzey Kore’ye de değinen Macron, bütün tırmanmalara karşı olduklarını dile getirirken diyalog kapısını da kapatmayacaklarını kaydetti. Macron, dünyanın “çok taraflılığa” her zamankinden daha çok ihtiyacı bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Netanyahu: “Nükleer anlaşma İran‘ın Kuzey Kore gibi olmasına neden olacak”

ABD Başkanı Trump’ın Genel Kurul’daki konuşmasına en çok heyecanlanan lider İsrail Başbakanı Netanyahu oldu. Trump’ın konuşmasını “çok cesur” bulan Netanyahu, İran’la nükleer anlaşma sürerse Kuzey Kore ile yaşananana benzer bir sorun ortaya çıkacağını ileri sürdü. Netanyahu, “İran perdesinin Ortadoğu’nun üzerine indiğini” söyledi.

Konuşması sırasında sık sık İsrail’in teknolojisini öven Netanyahu, terörizm konusundaki istihbarat çalışmalarının ne kadar ileri olduğunu da anlattı. Trump’ın İsrail ziyaretine ve kendisin Avustralya, Asya, Güney Afrika ve Avrupa gezilerine değinerek “70 yıl sonra dünya İsrail’i ve İsrail de dünyayı kucaklıyor” dedi.

netanyahu

Netanyahu, özellikle İran’a yönelik sert eleştirilerde bulunduğu kısımlarda Trump’ı övmeyi de ihmal etmedi. İran’ı “Ortadoğu’yu ele geçirme kampanyası yürütmek ve balistik füze denemeleri yaparak tüm dünyayı tehdit etmekle” suçlayan Netanyahu, İran ile varılan nükleer anlaşmanın Tahran’ın daha fazla nükleer silah üretmesine olanak sağlayacağını savundu.

“Bazıları hala İran ile varılan bu tehlikeli anlaşmayı savunuyor. Kuzey Kore için de aynı şeyleri söylemişlerdi ama böyle olmadığını hepimiz gördük. Eğer bir değişiklik olmazsa bu anlaşma İran’ın Kuzey Kore gibi olmasına neden olacak. İsrail’in nükleer anlaşma konusundaki politikası belli; değiştirin ya da iptal edin.”

Netanyahu, öte yandan, “İran’a yönelik yaptırımlar kaldırıldığında, İran zincirinden salınmış aç bir kaplan gibi milletler topluluğuna katılmak yerine birbiri ardına ülkelere saldıracak” dedi ve ekledi: “İran’ın Suriye’de kalıcı askeri üsler kurmasını ve bize karşı ölümcül silahlar üretmesini önlemek için harekete geçeceğiz.”

Erdoğan: “Mültecilerle ilgili çalışmalarımıza uluslararası toplumdan yeterli desteği alamıyoruz”

“Teröristler faaliyetlerini sürdürüyor. Endişe ile takip ediyoruz. En etkili yol bu çatı altında samimi işbirliği önemlidir. Daha güvenli ve müreffeh bir dünya için elimizi taşın altına koyalım. Sayın Başkan, değerli delegeler Suriye tüm dünyada derin yaralar açtı. Terör, sınırları aşarak bir kanser gibi yayılıyor. Suriye halkını maalesef uluslararası toplum yalnız bıraktı. Bu insanların yaşadıklarıı kayıtsız kalamazdık. Şu anda ülkemizde 3 milyonun üstünde Suriyeli ile 200 binin üstünde Iraklıya ev sahipliği yapıyoruz. Astana toplantılarını başlattık. Yeni bir planı hayata geçiriyoruz. İstikrarlı ve müreffeh bir Suriye için her adımı destekliyoruz. Mülteci akınını önlemek için her türlü adımı atıyoruz. ”

“Çalışmalarımıza uluslararası toplumdan yeterli desteği alamıyoruz. Kamunun, sivil toplum kuruluşlarının harcamaları 30 milyar dolar harcadık. Avrupa söz verdiği yardımı yapmadı. Verdikleri sözleri tutmaya davet ediyorum. Türkiye sadece ülkemize gelen sığınmacılara kucak açmakla kalmıyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun mağdruların yardımına koşuyoruz. Somali konusundaki çalışmalarımız örnek olacak düzeydedir.”

tayyip

Erdoğan: “Erbil’i bağımsızlık girişiminden vazgeçmeye çağırıyoruz”

“Sayın Başkan değerli delegeler. Türkiye Suriye ve Irak’ta istikrarsızlıktan beslenen terör örgütleri ile mücadele etmektedir. 3 bine yakın DEAŞ militanını etkisiz hale getirdik. Fırat Kalkanı operasyonu DEAŞ’a karşı verilen en önemli mücadeledir. PYD / YPG’nin Suriye’de ele geçirdiği bölgelerde kendisine karşı çıkanları öldürme çabaları insanlık suçudur.”

“Irak’ın da toprak bütünlüğü konusunda bağımsızlık talepleri gibi çatışmaya neden olabilecek taleplerden vazgeçilmeli. Erbil’i girişimden vazgeçmeye davet ediyoruz. Karar bölgede yeni çatışmalara neden olabilir. ”

“Bugün görmezden geldiğimiz her krizin küresel bir çatışmanın fitilini ateşleyeceğini unutmamalıyız. Nükleer silahların her çeşidine karşı olduğumuzu belirtmek istiyorum. ”

“Birkaç hafta önce Myanmar’dan alınan haberler ile sardıldık. Vatandaşlık hakları dahi elinden alınan Arakanlı Müslümanlar göçe zorlanmaktadır. Uluslararası toplum tıpkı Suriye konusunda olduğu gibi iyi bir sınav veremedi. Asıl olan Arakan halkının kendi topraklarını içinde huzurla yaşamalarını temin etmektir. Türkiye olarak bu konuda ülkelerle görüştük. Eşim, oğlum, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımızı kamplara gönderdik. Desteklerimiz sürüyor.”

Erdoğan: “Artık İkinci Dünya Savaşı sonrası dünya yok!”

“Biz güvenlik konseyinin tamamı aynı hak ve yetkilere sahip 20 ülkeden oluşan bir yapıya sahip olmasını öneriyoruz. İkinci dünya savaşı sonrası bir dünya yok. Tüm dünya ülkelerinin görev aldığı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) insanlığın vicdanı olacağını umuyoruz.”

“’Dünya 5’ten büyüktür’ diyerek sembolleştirdiğimiz BMGK’nın yeniden yapılandırılmasının haklılığı ortaya konuyor. BMGK’nın demokratik, şeffaf ve adil bir yapıya kavuşturulmasını istiyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus