Avrupalı Müslümanlar entegrasyona sanıldığından daha açık

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Avrupalı Müslümanlar, aşırı sağ ve popülist partilerin yaygın kullanıma soktuğu gibi Avrupa’ya entegre olmamış değiller. Yaşadıkları ülkelere ve kurumlarına güven ve bağlılık duyarken, Hollanda ve Fransa’da ülke içinde doğan nesiller ana vatanlarına karşı, göçen nesillerden daha az aidiyet duygusu besliyor.

Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı, geçtiğimiz 21 Eylül’de, Ekim 2015 ve Eylül 2016 arasında, 10 500 Avrupalı Müslüman ile yaptığı araştırmanın sonuçlarını açıkladı. 

Avrupalı Müslümanlar, yaklaşık yirmi milyon nüfusları ile Avrupa’nın ikinci en büyük dini grubunu oluşturuyor. Almanya ve Fransa’da yaşayan Müslüman nüfus, Avrupa’da ikamet eden ve/ya vatandaş olan Müslüman nüfusun yarısını oluşturmaktayken, Doğu Avrupa ülkelerinde yaşayan Müslüman sayısı ise yok denecek kadar az. 

Araştırma, popülist ve aşırı sağ partilerin kullanıma soktukları genel önyargı olan; Müslümanların Avrupa toplumuna entegre ol(a)madığı iddiasını çürütüyor. Avrupalı Müslümanların demokratik kurumlara duyduğu güven, diğer Avrupa vatandaşlarına oranla çok daha yüksek. Bunun yanı sıra; Türkiye, Afrika ve Güney Asya kökenli Müslümanlar, ikamet ettikleri Avrupa ülkelerine büyük bir bağlılık duymaktalar. 

Aile yakınlarının Müslüman olmayan bir eş seçmesi durumunda, bundan hiçbir biçimde rahatsızlık duymayacağını söyleyen katılımcıların oranı yüzde 48. Hıristiyan Avrupalılar için ise, Müslümanlar ile evlilik daha büyük bir tabu olmayı sürdürüyor; hiçbir biçimde Müslüman bir eşi/hısımı kabul etmeyeceklerini beyan edenlerin oranı yüzde 30 (Müslümanlarda bu oran yüzde 17). Öte yandan,  Avrupa ortalaması ile Müslüman Avrupalılar arasındaki en büyük görüş farklılığı homoseksüellere karşı bakışta kendini gösteriyor.  Müslümanların yüzde 25’i yaşadıkları yeri bir gay ya da lezbiyen ile paylaşmaktan rahatsızlık duyacaklarını söylerken, rahatsızlık duyacaklarını söyleyen Avrupalılar’ın ortalaması yüzde 16 ‘da kalıyor. Araştırma Müslümanların Avrupa’ya entegrasyonunu kanıtlasa da, Avrupa’daki ikinci neslin yalnızlaştıran bir hayal kırıklığı duygusu içinde olduğunu da gösteriyor. Fransa ve Hollanda’da yaşayan göçmen neslin çocukları, kendilerini, içinde yaşadıkları ülkelere ebeveynleri kadar bağlı hissetmediklerini söylüyorlar.

Rapor aynı zamanda Avrupalı Müslümanlar’ın yaşadıkları ayrımcılıklara da değiniyor; üç Avrupalı Müslümandan biri son beş yıl içerisinde iş ararken  ayrımcılığa uğradığını hissetmiş. Özellikle başörtülü kadınlar iş piyasasındaki ayrımcılık karşısında daha kırılganlar. Fransa’da yaşayan Müslümanlar ise diğer ülkelere oranla, ırk ve din temelli ayrımcılığın daha yaygın olduğunu ve Müslümanların görünüşleri dolayısı ile daha çok polis kontrolüne tabi tutulduklarını düşünüyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 
  • Medyascope
  • Medyascope Plus