Yapay zeka: Bindik bir alamete

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Baş döndürücü hızda ilerleyen yapay zeka alanındaki gelişmeler hiç şüphesiz ki hayatımızı derinden etkileyecek; ancak dünyanın en parlak beyinleri yapay zeka konusunda kıyamet senaryolarından çok da uzak olmadığımız uyarısında bulunuyorlar. Stephen Hawking, Bill Gates ve Elon Musk; yapay zekanın insan ırkının kendini de bitirecek son icadı olmaması için dikkatli olunması gerektiği konusunda hem fikirler.

Yapay zeka programlamaları basitçe iki temel kategoriye ayrılıyor; birincisi, yönlendirilmiş (supervised) yapay zeka programları:

Bu programlarda, veri setlerini oluşturan girdiler ve bunların çıktılarının ne anlama geldiği yazılımcılar tarafından önceden bilinmekte. Öğrenme algoritmaları kullanılarak oluşturulan modellerle bu veri seti beslenmekte ve ileride farklı girdiler verildiği zaman, modeli eğitmekte kullanılan veri seti çerçevesinde tutarlı öngörülerde bulunulması hedeflenmekte. İkinci olarak, yönlendirilmemiş (unsupervised) yapay zeka:

Bu programlarda ise genel olarak önceden ne anlama geldiği net olarak etiketlenmemiş çıktılar kullanılmakta, öğrenme algoritmaları tarafından algılanan özellikler üzerinden, veri kümesindeki elemanların birbirleri arasındaki ilişkilerinin tespit edilmesi ve nihai olarak gruplara ayrılarak kategorize edilmesi prensibi işletilmekte. Ayrıca yapay zekaların insan ile kurduğu iletişimden öğrenmesi ve kendini geliştirmesi sadece ses, verilen emirler, yapılan aramalar, yazılı mesajların ve tepkilerin öğrenmesi ile sınırlı kalmıyor, aynı zamanda NLP teknikleri de öğrenme aşamasında kullanılıyor.

2014 yılında BBC’ye verdiği röportajda Hawking, evrimsel gelişim hızı biyoloji ile sınırlandırılmış insanlığın, yapay zekaları denetlemekten aciz kalacağı uyarısını yaptı. Yapay zeka teknolojisinin insanlık tarihindeki en önemli mihenk taşlarından biri olabileceği gibi risklerin kontrol edilememesi durumunda ise bunun insanlığın kat ettiği son ilerleme olacağını belirtiyor. Özellikle orduların gittikçe artan bir biçimde yapay zeka teknolojisi ile insandan bağımsız karar alma yetisine sahip teknolojileri finanse etmesinin ve kullanmak istemesinin büyük risk alanlarından biri olduğunu belirtiyor.

Elon Musk son yaptığı açıklamasında yapay zekanın, Kuzey Kore’den daha büyük bir tehdit olduğunu söylemişti. Musk, yapay zekanın insan ırkını domine edeceği öngörüsüyle başka gezegenlerin kolonileştirilmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca, yapay zeka algoritmalarının denetiminin ulusal ya da uluslararası kurumlar tarafından sağlanması gerektiğini düşünüyor.

elon musk

Google tarafından satın alınan Boston Dynamics’in ürettiği otonom hareket edebilen savaş robotları ve terörist grupların kullanabileceği savaş stratejilerini algoritmik biçimde hesaplayan programlar, kıyamet kehanetlerine varan yolda çoktan ulaştığımız birkaç menzil.

Akıllarda ciddi soru işareti yaratan bir güvenlik riski de hackerların yapay zeka programlarını hacklemesi durumunda yaşanabilecek senaryolar. Yüz tanıma, ses tanıma, tepki tanıma ve taklit etme gibi özellikleri bulunan ve kullanıldıkça öğrenerek gelişen yapay zekaların hacklenmesi durumunda ortaya çıkabilecek güvenlik riski gerçekten de korkutucu.

Yapay zeka gelişimine pozitif açıdan yaklaşan, bilişim dünyasının önemli ismi, Facebook’un yapay zeka araştırmaları laboratuvarı direktörü, Yann LeCun ise Musk’ın açıklamalarının Mars ile ilgili projelerine destek sağlamak amacıyla yapılan iletişim çalışmaları olduğu görüşünde. LeCun, yapay zekanın insanlığın refahını arttıracak ve hayat kurtaracak pek çok yenilik getireceğini söylüyor. Riskleri yadsımayan LeCun, yapılması gerekilenin bu teknolojinin getireceği büyük faydalara (trafik kazalarının azalması, radyoloji aletlerinin kanserli hücreleri kendiliğinden fark etmesi,vb.) odaklanılması olduğu görüşünde.

Cennet ve cehennem senaryoları dışında ise bilişim bilimleri uzmanları, esas üzerinde düşünülmesi gereken sorunların; yapay zekaların aldığı kararların denetlenebilmesi, hatalarından öğrenmelerinin sistematik hale getirilmesi ve karar alma mekanizmalarına insan müdahalesinin sınır ve sistematiğinin oluşturulması olduğunu söylüyor.

Jenny Dearborn, SAP’nin Kıdemli Öğrenim Uzmanı, yapay zeka ile ilgili tartışmaların büyük bilişim firmalarının tekelinde kalmaması gerektiği görüşünde. Yapay zeka düzenlemelerinin hükümet yapılandırma, sosyal düzen oluşturma pratikleri ile paralellik sergileyen biçimde oluşturulması gerektiğini söylüyor. Eşit temsiliyetin, çeşitliliğin ve sosyal içermenin, sistemler oluşturulurken muhakkak dikkate alınması gerektiğinin altını çiziyor. Şoförsüz giden bir aracın kazanın kaçınılmaz olduğu hallerde, araçtaki insanın hayatını kurtarmak için kalabalığın üzerine sürmek ya da kalabalığa zarar vermemek için yolcunun hayati riskini göze almak seçimini hangi ahlaki zemine uygun olarak yapacağının algoritması, demokratik bir mutabakatı gerekli kılıyor. Dolayısıyla yapay zeka ile ilgili farkındalığın arttırılarak, hakkındaki düzenlemelerin açık ve demokratik tartışma ortamları yaratılarak yapılması gerekliliği ortaya çıkıyor.

Yapay zeka devrinin biz etrafta dolaşan robotlar beklerken çoktan geldiği açık. Esas kıyamet ise şu anda yaşanıyor; büyük bilişim firmaları ve uzmanları hariç, bütün insanlığı etkileyecek bu dönüşüm üzerinde kamuoyunun yeterli bilgi ve söz hakkına sahip olmamasıyla.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 
  • Medyascope
  • Medyascope Plus