Mugabe gidici ama Zimbabve’de gidişatın iyileşebileceğine dair herhangi bir işaret yok

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Zimbabve’nin devrik lideri Robert Mugabe, İngiliz sömürge yönetimine karşı 1960’lardan itibaren direniş hareketi başlatmış olan eski bir gerilla lideriydi. Bağımsızlık kazanıldıktan bu yana (1980-1987 arasında başbakan, 1987-2017 arasında Cumhurbaşkanı olarak) tam 37 yıldır iktidarda kaldı. Ülkesini evi, halklarını da çocukları gibi gören liderlerden biri olan 93 yaşındaki Mugabe, iktidarının bu kadar uzun sürmesini iyi yönetimine değil, muhaliflerini, gazetecileri, avukatları, önüne çıkan herkesi ezen demir yumruğuna ve 1990’lardan itibaren hiperenflasyonla tanışan ülke ekonomisini rüşvet dağıtmayı sistemleştirerek yönetmesine borçlu.

zimb2

Zimbabve, en son 2009’da toplanabilen verideki yüzde 95’lik işsizlik oranıyla, bu konuda dünya birincisi. Üstelik 16 milyonluk ülke nüfusunun dörtte üçü 35 yaşın altında. Dolayısıyla milyonlarca Zimbabvelinin içine doğdukları yokluk ve yoksulluğun sorumlusu olarak onu bilip onu tanıdıklarını düşünmek hata olmaz. Nitekim, ordunun yönetime el koyduğunu açıklamasından dört gün sonra, bu Cumartesi günü, Mugabe’nin iktidarını artık koruyamayacağını anlayan on binlerce kişi başkent Harare sokaklarına dökülüp aleyhinde gösteriler yaptı. “Mugabe gitmeli”, “Mugabe halkı açlığa mahkum etti”, “iş istiyoruz” yazılı pankartlarla yürüyen ve Mugabe’nin afişlerini söküp yırtan göstericilere ordudan ve iktidar partisinden destek tamdı.

Pazarlıklar sürüyor

Zimbabve ordusu geçen Çarşamba sabahı, yönetime el koyduğunu duyurup, Mugabe’nin halefi olmaya hazırlanan eşi Grace Mugabe’yi destekleyen bakanlarla diğer bazı siyasetçileri tutuklamıştı. Grace Mugabe o günden bu yana ortalarda görünmezken, ev hapsinde tutulan Robert Mugabe ordu yetkilileriyle müzakere edip koltuğunda kalmaya çalışıyor. Ancak lideri olduğu iktidar partisi Zanu-PF bugünkü oturumunda bu sıfatını alıp Cumhurbaşkanlığından da istifa etmesini talep eden bir karar tasarısını oylayacak. Mugabe ise, ikinci kez generallerle biraraya gelerek akibeti için muhtemelen son pazarlığını yapacak.

zimb1

Mugabe Cumhurbaşkanı olduktan sonra başbakanlık makamını iptal etmiş, ülke ekonomisi ise 1990’lardan itibaren çöküşe geçmişti. Mugabe’nin 1998’de komşu Kongo’daki iç savaşa, (Uganda ve Rwanda’nın desteklediği isyancılara karşı Laurent Kabila yönetimini desteklemek üzere) asker gönderme kararı ise, ekonomiyle beraber sosyal yapıyı da parçaladı. Mugabe asker ve silah desteği karşılığında Kongo’nun elmas ve bakır madenlerinde imtiyaz hakkı elde etmişti; ancak bu yolla gelen gelir ordunun üst kademesi ile Mugabe yandaşlarını zenginleştiren bir yolsuzluk ve rüşvet sistemini yerleştirdi. Savaş ve yoksullukla sınanan Zimbabveliler, Mugabe’nin 2000’li yıllarda sömürge döneminde toprak sahibi olan beyazlara karşı başlattığı “anti-emperyalist devrimci” söylem ve bunu izleyen, beyazların topraklarının siyahlara verildiği “toprak reformu” kampanyası ile yatıştırıldı. Ancak bu adım da bu kez ABD ve İngiltere’nin ambargo ve yaptırımlarını beraberinde getirdi. Hiperenflasyonla başa çıkamayınca 2009’da kendi parasını basmayı hepten bırakan Zimbabve, iki yıl önce ise ABD dolarını resmi para birimi haline getirme planını açıklamıştı.

Gelecek olan gidecek olanı aratabilir

Mugabe’nin yerleştirdiği sistemden düne kadar memnun olan ordunun -ısrarla darbe olmadığını söylediği- bu son hamlesinin arka planında nasıl bir güç savaşı var, ayrıntılar çok netleşmiş değil. Ancak Mugabe’nin yerine gelmesini istedikleri kişi zaten yıllardır beraber çalıştıkları, iktidar partisinin önde gelen isimlerinden biri: Haleflik mücadelesinde Mugabe’nin karısına rakip olan ve devrik liderin iki hafta önce karısının önünü açmak üzere görevden aldığı, eski istahbarat servisi başkanı ve başkan yardımcısı 75 yaşındaki Emmerson Mnangawa.
Zimbabve’nin muhalefet partileri, demokratikleşme için fırsat olarak gördükleri bu son gelişmeler üzerine geniş bir koalisyonla geçiş dönemi hükümeti kurulması çağrısı yapıyorlar ama seslerini duyurmaları kolay olmayabilir. Zira Guardian gazetesine görüş bildiren emekli bir generalin ifadesiyle “iktidar partisi sayesinde siyasette de etkin olmanın tadını almış olan ordu, bu gücü kolay kolay elinden bırakmayacaktır.”

zimb5

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus