Almanya’da koalisyon görüşmeleri çöktü, erken seçim gündemde

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya’da, 25 Eylül’deki genel seçimlerin ardından dört parti arasında yaklaşık beş haftadır devam eden ve “sondaj” olarak adlandırılan koalisyon görüşmeleri, pazar gecesi Hür Demokrat Parti’nin (FDP) görüşmelerden çekildiklerini açıklamasıyla sona erdi.

18 Ekim’den bu yana devam eden koalisyon görüşmelerine Hıristiyan Birlik Partileri CDU/CSU, Yeşiller ve Liberal Demokrat Parti’den temsilciler katılıyordu. Cuma günü bitirilmesi planlanan ancak uzlaşı sağlanamaması üzerine haftasonuna uzatılan görüşmelerin sonunda, pazar gecesi FDP lideri Christian Lindner görüşmelerden çekildiklerini açıkladı. Lindner; dört partinin aralarında güven olmadığını ve büyük görüş ayrılıkları bulunduğunu ifade ederken, “yanlış yönetmektense hiç yönetmemek daha iyi” dedi.

Görüşmelerin ardından Başbakan Angela Merkel bir açıklama yaptı. Açıklamasında ellerinden geleni yaptıklarını ve bu sonuçtan dolayı üzgün olduğunu belirten Merkel, bugün (Pazartesi) Cumhurbaşkanı’yla bir görüşme yapacağını söyledi.

Uzlaşma sağlanamayan konular neler?

Müzakerelerde partilerin uzlaşmaya varamadığı konulardan en önemlisi mülteciler ve aile birleşimi oldu. Suriyeli mültecilerin ailelerini Almanya’ya getirmelerine izin verilip verilmemesi, görüşmeleri düğümleyen noktalardan biri oldu. İklim politikaları da partilerin birbirinden ayrıldığı bir diğer konu. Bunların dışındaki vergi politikası konusunda partiler arasındaki büyük görüş ayrılıkları da koalisyon görüşmelerinin çökmesinde etkili oldu.

Şimdi ne olacak?

Koalisyon görüşmelerinin başarısız olması sonrasında, bundan sonrası için üç seçenek öne çıkıyor. Bunlardan biri yeniden seçimlere gidilmesi. Ancak aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif Partisi’nin (AfD) hükümet kurulamamasından doğan krizden oylarını arttırarak çıkmasından endişe ediliyor. Ayrıca erken seçime gidilmesi için de bazı şartların gerçekleşmesi gerekiyor. Deutsche Welle Türkçe’nin haberinden edinilen bilgiye göre; erken seçime gidilebilmesi için anayasanın ilgili hükümleri uyarınca öncelikle bir başbakan seçilmesi gerekiyor. Bu durumda Cumhurbaşkanı (Frank Walter Steinmeier) bir başbakan adayı önerecek ve bu aday parlamentoda yapılacak oylamada niteliksiz çoğunlukla seçildiği taktirde azınlık hükümeti kuracak. Cumhurbaşkanı Steinmeier’in parlamentoyu feshetme hakkı da bulunuyor. Bu durumda 60 gün içerisinden seçimlerin yapılması gerekiyor.

İkinci seçenek ise bir azınlık hükümeti kurulması. Bu konuda da ilk akla gelen seçenek, parlamentodaki bir veya daha fazla partinin CDU/CSU ve Yeşiller  ya da FDP arasında kurulacak bir hükümete dışarıdan destek vermesi olarak görülüyor.

Yeni bir hükümet kurmak için bir başka seçenek ise Hıristiyan Birlik partileri CDU/CSU işle Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) seçimlerden önce olduğu gibi yine bir “Büyük Koalisyon” kurması. Ancak 24 Eylül’deki seçimlerin sonuçlarının açıklanmasının hemen ardından, SPD Genel Başkanı Martin Schulz, Merkel ile yeniden bir koalisyon içine girmeyi düşünmediklerini açıklamıştı. Bu hamle; partinin seçimlerde aldığı başarısız sonucu, bir önceki dönemde hükümette yer alınmasına bağlayan SPD yönetiminin, yeni dönemde muhalefette yer alarak oylarını arttırma isteğine bağlanıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus