“Diktatör” kızı artık iktidarda: Peru’nun ilk kadın cumhurbaşkanı Keiko Fujimori kimdir?

Keiko Fujimori

İSTANBUL (Medyascope) – Üç başarısız başkanlık kampanyası, yolsuzluk soruşturmaları, cezaevi sürecinin ardından ülkeyi “demir yumrukla” yöneten Fujimori ailesi yeniden iktidara döndü. Peki Peru’nun ilk kadın cumhurbaşkanı Keiko Fujimori kimdir? Keiko Fujimori neden ülkenin bir kesimi için “düzen” vaadi, diğer kesimi için otoriter geçmişin mirası anlamına geliyor?

Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Keiko Fujimori, solcu rakibi Roberto Sánchez’i 49 bin 641 oy farkla yenerek Peru’nun seçilmiş ilk kadın cumhurbaşkanı oldu.
  • Fujimori’nin zaferi, babası Alberto Fujimori’nin kurduğu siyasi hareketin yaklaşık çeyrek yüzyıl sonra yeniden iktidara dönmesi anlamına geliyor.
  • Seçim sonucu Peru tarihinin en yakın üçüncü başkanlık yarışı oldu. Fujimori’nin zaferinde yurtdışındaki Peru seçmenlerinin oyları belirleyici oldu.
  • Fujimori, kampanyasında güvenlik, suçla mücadele, sert ceza politikaları ve “düzen” vaadini öne çıkardı.
  • Destekçileri onu güçlü liderlik umudu olarak görürken, muhalifleri Fujimori ailesinin otoriter mirasının Peru demokrasisi için risk yaratabileceğini savunuyor.
Bilmeniz gerekenler:

Peru’da sağcı lider Keiko Fujimori, ülke tarihinin en çekişmeli seçimlerinden birini kazanarak cumhurbaşkanı seçildi.

Nihai oy sayımına göre 51 yaşındaki Fujimori, solcu rakibi Roberto Sánchez’i 49 bin 641 oy farkla geride bıraktı. Sonucun 3 Temmuz Cuma günü ülkenin en yüksek seçim mahkemesi tarafından resmen onaylanması bekleniyor.

Keiko Fujimori, Peru’nun seçilmiş ilk kadın cumhurbaşkanı oldu. Ancak zaferi yalnızca bu nedenle tarihi değil. Fujimori’nin seçilmesi, babası Alberto Fujimori’nin kurduğu siyasi hareketin, otoriter yönetiminin çöküşünden yaklaşık çeyrek yüzyıl sonra yeniden iktidara dönmesi demek.

Keiko Fujimori.

Peru’da seçim sonucu neden bu kadar tartışmalı?

Keiko Fujimori’nin zaferi çok az bir farkla geldi. Yarış, Peru’nun 204 yıllık tarihinde en yakın üçüncü başkanlık seçimi oldu. İlk iki sırada ise Fujimori’nin 2016 ve 2021’de az farkla kaybettiği seçimler yer alıyor.

Seçimin bir başka dikkat çekici sonucu da Fujimori’nin Peru içinde rakibinden daha az oy almasına rağmen cumhurbaşkanı seçilmesi oldu. Fujimori’nin zaferinde, özellikle ABD ve Avrupa’ya göç eden Peru vatandaşlarının verdiği oylar belirleyici oldu.

Perulu siyaset uzmanı Patricia Zárate, bu nedenle sonucun toplumun önemli bir kesimi tarafından kabul edilmesinin zor olacağını söyledi. Zárate’ye göre “Peru içinde kazanmadı” algısı, Fujimori’nin önündeki en büyük meşruiyet sınavlarından biri olacak.

Solcu rakibi Roberto Sánchez ise yenilgiyi kabul etmedi ve yurtdışı oylarına müdahale edildiğini öne sürdü.

Roberto Sánchez Keiko Fujimori
Roberto Sánchez.

Latin Amerika’da sağ dalganın yeni halkası

Keiko Fujimori’nin zaferi, yalnızca Peru iç siyaseti açısından değil, Latin Amerika’daki siyasi dengeler açısından da önemli.

Fujimori, Peru’nun bağımsızlığının 200’üncü yıldönümü 28 Temmuz’da görevi devraldığında bölgedeki muhafazakâr ve sağcı liderler bloğuna katılacak. Bu sonuç, Latin Amerika’da son dönemde güçlenen sağa yönelişi pekiştiren yeni bir gelişme.

Fujimori’nin güvenlik, suçla mücadele ve serbest piyasa politikaları, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin bölgesel yaklaşımıyla da uyumlu görülüyor. Batı Yarımküre üzerine çalışan Inter-American Dialogue’un eski başkanı Michael Shifter, bu sonucu “Trump yönetimi ‘bir ülke daha bizim kampımıza geçti’ diyebilir” sözleriyle yorumladı.

“Düzen mi, kaos mu?” kampanyası

Keiko Fujimori seçim kampanyasını büyük ölçüde güvenlik, istikrar ve “düzen” vaadi üzerine kurdu.

Peru son yıllarda siyasi krizler, artan şiddet suçları, gasp, yasadışı altın madenciliği ve kokain kaçakçılığı gibi sorunlarla boğuşuyor. Fujimori de bu atmosferde, babasının 1990’larda Maocu Aydınlık Yol örgütüne karşı uyguladığı sert güvenlik politikalarını hatırlatan bir çizgi izledi.

Seçim boyunca sık sık “düzen mi, kaos mu?” mesajını öne çıkardı. Şiddet suçlarına karşı sert önlemler, maksimum güvenlikli cezaevleri, yasadışı göçmenlerin sınır dışı edilmesi ve hâkimlerin güvenlik gerekçesiyle kapüşon takarak kimliklerini gizleyebilmesi gibi vaatlerde bulundu.

Kampanya sırasında “Adalet korkmayacak” diyen Fujimori, suçlularla mücadelede “güç kullanma iradesinin” önemli olduğunu söyledi.

Fujimori, Latin Amerika’nın en kırılgan siyasi sistemlerinden birini devralacak.

Peru, 2016’dan bu yana dokuz cumhurbaşkanı değiştirdi. Fujimori göreve başladığında ülkenin son 10 yıldaki 10. cumhurbaşkanı olacak. Uzmanlara göre bu siyasi istikrarsızlıkta Fujimori’nin yıllarca sürdürdüğü sert muhalefet çizgisinin de payı var.

Fujimori’nin partisi Halk Gücü, Peru’da nadir görülen ölçüde disiplinli bir siyasi örgüt. Kongre’deki gücünü kullanarak dört cumhurbaşkanının görevden uzaklaştırılmasında etkili oldu, siyasi müttefiklerini yolsuzluk soruşturmalarından korumakla suçlandı.

Bu nedenle destekçileri Fujimori’yi “güçlü liderlik” ve “devleti toparlayacak irade” olarak görürken, eleştirmenleri onu Peru demokrasisini daha da zayıflatabilecek bir siyasi geleneğin temsilcisi olarak görüyor.

Keiko Fujimori kimdir?

1975 yılında Peru’nun başkenti Lima’da doğdu.

Babası Alberto Fujimori, 1990-2000 yılları arasında Peru’yu yönetmişti.

Alberto Fujimori destekçilerine göre ülkeyi ekonomik çöküşten ve Aydınlık Yol şiddetinden kurtaran; muhaliflerine göre ise demokratik kurumları zayıflatan, insan hakları ihlalleri ve yolsuzluklarla anılan otoriter bir liderdi.

Keiko Fujimori, Peru siyasetine çok genç yaşta girdi. Henüz 19 yaşındayken, anne ve babasının ayrılığının ardından babası tarafından “first lady” olarak görevlendirildi.

Annesi Susana Higuchi, Alberto Fujimori’yi yolsuzluk ve zorbalıkla suçlamıştı. O dönem Peru kamuoyu, başkanın eşinin saraydaki bölümünün suyunu ve elektriğini kestirdiği, onu binaya sokmadığı iddialarıyla çalkalanmıştı. Bu kriz, Keiko Fujimori’nin siyasi sahneye çıkışını da hızlandırdı.

Babasının mirası: Güç mü, yük mü?

Keiko Fujimori için soyadı hem en büyük siyasi sermaye hem de en ağır yük oldu.

Babası Alberto Fujimori, 1990’larda hiperenflasyonu dizginlemesi ve Aydınlık Yol’a karşı güvenlik politikaları nedeniyle destekçileri tarafından hâlâ “ülkeyi kurtaran lider” olarak görülüyor.

Alberto Fujimori.

Ancak aynı dönem, Peru’da Kongre’nin feshedilmesi, muhaliflerin tutuklanması, seçimlere müdahale, yaygın yolsuzluk ve insan hakları ihlalleriyle de hatırlanıyor. Alberto Fujimori daha sonra yargılandı ve yargısız infazlar nedeniyle hapse mahkûm edildi.

Keiko Fujimori, babasının kurduğu “Fujimorismo” hareketinin liderliğini üstlendi. 2006’da Kongre’ye seçildi. Ardından üç kez cumhurbaşkanlığına aday oldu: 2011, 2016 ve 2021 seçimlerini kaybetti.

Üç yenilginin ardından gelen zafer

Keiko Fujimori’nin cumhurbaşkanlığına giden yolu uzun ve sert oldu.

2016’da daha ılımlı bir imaj çizmeye çalıştı, babasının otoriter mirasından uzaklaştığını göstermeye çalıştı. Ancak “anti-Fujimorismo” olarak bilinen, solculardan liberallere kadar uzanan, bu geniş koalisyon önünü kesti.

O seçimi Pedro Pablo Kuczynski’ye kaybetti. Ancak Fujimori’nin partisi Kongre’de çoğunluğu elde etti ve Kuczynski üzerinde sert bir baskı kurdu. Kuczynski daha sonra azil sürecinden kaçınmak için istifa etti.

Bu süreç, Peru’da son on yıla damga vuran siyasi istikrarsızlığın başlangıç noktalarından biri. Kongre’nin “ahlaki yetersizlik” gerekçesiyle başkanları görevden almasını kolaylaştıran mekanizma, sonraki yıllarda sık sık kullanıldı.

Yolsuzluk soruşturmaları ve cezaevi süreci

Keiko Fujimori’nin siyasi kariyeri yalnızca seçim yenilgileriyle değil, uzun yıllar süren hukuki süreçlerle de şekillendi.

2018’de Brezilyalı inşaat devi Odebrecht etrafında yürütülen geniş çaplı yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alındı ve tutuklandı. Kampanyalarına yasadışı bağış aldığı iddialarını reddetti, hakkındaki soruşturmayı “siyasi bir zulüm” olarak nitelendirdi.

Peru Anayasa Mahkemesi geçen yıl hakkındaki yolsuzluk davasını düşürdü. Ancak bu süreç, Fujimori’nin rakipleri tarafından onun siyasi güvenilirliğine yönelik en önemli başlıklardan biri olarak kullanılmaya devam etti.

Mahkeme, 2018’de Fujimori’nin serbest bırakılmasına karar verdi.

2021 seçiminden sonra ne olmuştu?

Keiko Fujimori’nin demokrasiyi zayıflatabileceğine ilişkin kaygıları büyüten dönüm noktalarından biri 2021 seçimleri oldu.

Fujimori, solcu Pedro Castillo’ya kaybettikten sonra haftalar boyunca yaygın seçim hilesi iddiasında bulundu fakat bu iddialar için kanıt sunmadı.

Bazı Perulular için ise bu dönem, onun “gücü daha fazla güç elde etmek için kullanan” bir siyasetçi olarak görülmesini pekiştirdi.

25 yaşındaki üniversite öğrencisi Adriana Lopez’in sözleri bu kaygıyı özetliyor: “Artık bütün güç onda ve gücü elde ettiğinde onunla ne yaptığını gördük. Daha fazla güç elde etmek için kullanıyor. Şimdi de başkan.”

Kırsal bölgeler neden karşı çıktı?

Keiko Fujimori, özellikle kırsal ve yerli nüfusun yoğun olduğu bölgelerde eleştiriliyor.

Rakibi Roberto Sánchez, bu bölgelerde yüksek destek aldı. Bu seçmenlerin önemli bir bölümü, Fujimori’yi ve Peru’nun muhafazakâr siyasi elitini, eski solcu başkan Pedro Castillo’nun görevden alınması ve tutuklanmasının ardından düzenlenen protestolara yönelik sert müdahaleyi desteklemekle suçluyor.

O protestolarda onlarca sivil hayatını kaybetmişti. Bu nedenle Fujimori’nin “düzen” vaadi, bazı seçmenler için güvenlik ve istikrar anlamına gelirken, diğerleri için devlet şiddeti ve otoriterlik riskini çağrıştırıyor.

Neden Fujimori?

Fujimori’nin destekçilerine göre Peru, sokak suçları, ekonomik durgunluk ve siyasi beceriksizlik nedeniyle güçlü bir lidere ihtiyaç duyuyor.

Başkent Lima çevresinde yaşayan iş insanı Carlos Sigüeñas, “Babası büyük bir liderdi, onun da ülkeyi içinde bulunduğumuz karmaşadan çıkarabilecek tutarlı bir ekibi var. Güvenlik iyileşecek, daha iyi işler olacak, daha fazla yatırım gelecek” sözleriyle bu beklentiyi anlattı.

Başkentte bir işletme yöneticisi olan Yolanda Díaz ise Fujimori’nin zaferini babasının mirası açısından yorumladı: “Babası onunla gurur duyardı. Solun nefreti ve yalanları karşısında Peru’nun iyiliği için direndi.”

Bu destekçiler için Fujimori, yıllardır süren siyasi kaosun ardından devleti yeniden toparlayabilecek sert ama gerekli bir figür.

Kimler, neden endişeli?

Keiko Fujimori’ye muhalifler ise onun iktidara gelişini Peru demokrasisi için riskli bir dönemeç olarak görüyor.

Fujimori’nin liderlik ettiği sağcı Kongre koalisyonu, son yıllarda organize suç soruşturmalarını zayıflatan yasaları geçirmek, yargıya müttefik isimleri yerleştirmek ve demokratik denge-denetim mekanizmalarını aşındırmakla suçlandı.

Muhaliflere göre Fujimori, seçim kampanyasında daha birleştirici bir dil kullansa da geçmişteki siyasi sicili onun kurumlarla ilişkisi konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Fujimori ise göreve geldiğinde tüm Peruluları temsil edeceğini söylüyor. Seçimden sonra yaptığı açıklamada, ülkenin bölünmüş olduğunu kabul ederek “Birlik köprüleri kurmalıyız” mesajı verdi.

Ancak analist Patricia Zárate’ye göre Fujimori’nin önündeki en büyük mesele güven sorunu. Zárate, “Bir siyasetçiye güvenilmemesi gerektiği hep söylenir ama Keiko Fujimori özellikle güvenilmez biri olarak ün kazandı. Bununla mücadele etmek zorunda kalacak” değerlendirmesini yaptı.

Babasından farkı ne?

Keiko Fujimori’nin müttefikleri, onun babasının otoriter eğilimlerini taşımadığını savunuyor.

Keiko ve Alberto Fujimori (1990).

Halk Gücü partisinden Fernando Rospigliosi, Fujimori’nin demokratik sınırların dışına çıkmayacağını belirterek “Otoriter ya da diktatörce davranma ihtimali yok. Kesinlikle demokrat olduğunu kanıtladı” dedi.

Keiko Fujimori de Peru’daki tek dönemlik başkanlık sınırına uyacağını ve görev süresini uzatmaya çalışmayacağını söylüyor.

Ancak Peru’da Alberto Fujimori dönemini hatırlayanlar için bu güvence herkesi ikna etmiyor. Çünkü “Fujimorismo”, bir kesim için hâlâ güvenlik ve ekonomik istikrar anlamına gelirken, bir başka kesim için otoriterlik, yolsuzluk ve insan hakları ihlalleriyle özdeşleşmiş durumda.

Peru’yu nasıl bir dönem bekliyor?

Keiko Fujimori çok dar bir farkla kazandığı, güçlü bir muhalefetin itiraz ettiği ve toplumun keskin biçimde bölündüğü bir ülkede göreve başlayacak.

Önünde üç büyük sınav var: Artan suç dalgasına karşı güvenlik politikaları, yıllardır süren siyasi istikrarsızlığın sona erdirilmesi ve kendi soyadının taşıdığı ağır otoriter mirasla hesaplaşma.

Fujimori için asıl soru, “düzen” vaadini demokratik kurumları daha da zayıflatmadan hayata geçirip geçiremeyeceği olacak.

Peru için ise bu seçim, yalnızca ilk kadın cumhurbaşkanının seçilmesi değil. Aynı zamanda Fujimori ailesinin, ülkenin en tartışmalı siyasi mirasıyla birlikte iktidara geri dönüşü anlamına geliyor.

Kaynak: WSJ, New York Times

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş