Merkez Bankası piyasaların faiz beklentisini karşılayacak mı?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

14 Aralık Perşembe günü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2017’nin son Para Politikası Kurulu’nu (PPK) toplayacak. Buradan çıkacak faiz kararları başta Türk lirası (TL) olmak üzere ekonominin genel gidişatını etkileyecek öneme sahip. Finansal piyasalar Eylül başından beri TL’nin yaşadığı hızlı değer kaybı ve enflasyonda süregelen yükseliş ile birlikte TCMB’nin faiz silahını kullanıp kullanmayacağını tartışıyor. Bugün itibariyle bu konuda genel bir kanı var. Piyasaların TCMB’den ne beklediğine yer vermeden önce kısaca son günlerde neler yaşandığını hatırlayalım.

“Yurt dışına para kaçırma” tartışması ve enflasyon verisi

3 Aralık Pazar günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bazı haberler, sinyaller alıyorum. Bazı iş adamlarının varlıklarını yurt dışına kaçırma gibi gayretlerinin olduğunu duyuyorum. Buradan sesleniyorum, önce kabinemize sesleniyorum, bunların hiçbirine çıkış için asla izin vermemelisiniz. Çünkü bu adımlar ihanet-i vataniyedir” sözlerinin yarattığı tedirginlik 3,97’den 3,90’ların altına gevşeyen dolar/TL kurunu yeniden 3,94’lere kadar yükseltti. 4 Aralık Pazartesi günü açıklanan Kasım ayı enflasyon verisinin yıllık %12,98’e yükselmesi (14 yılın en yüksek seviyesi) normal şartlarda TL üzerinde satış baskısı yaratması beklenir. Ancak Erdoğan’ın bir gün önceki açıklamasını “Türkiye serbest piyasa ekonomisine sahip bir ülkedir. 1989 yılından beri isteyen herkesin yurt dışına parasını çıkarma hakkı vardır, şüphesiz de devam etmektedir” sözleriyle düzeltmesi ve yine aynı gün Kasım ayı enflasyonunun TCMB’yi 14 Aralık’ta faiz artırmasını zorunlu kılacağı düşüncesi TL’nin dolar karşısında hızla değer kazanmasını sağladı ve dolar/TL kuru bir hafta içerisinde 3,81’lere kadar geriledi.

dolar

Bitmeyen tartışma: Faiz – enflasyon ilişkisi

Ne zaman TCMB faiz kararını açıklayacak olsa AKP iktidarı kanadından birçok isim faiz lobisinden ve faizin enflasyona neden olduğundan bahseder. Bu açıklama kimi zaman bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılır kimi zaman danışmanlar ve/veya bakanlar tarafından. Bu sefer Erdoğan’ın ekonomi kurmayları faiz konusunda eskiye kıyasla sessiz kalırken Erdoğan 12 Aralık Salı günü yüksek faize karşı olduğunu bir defa daha tekrarladı:

“Döviz kurunun yüksekliği hep ifade ettiğim gibi kesinlikle ekonominin gerçekleriyle uyumlu değildir. Bunun için de döviz kurunda kısa sürede doğru dengenin bulunacağına ben inanıyorum. Ekonomideki kısa süreli manipülasyonlarla faiz artırımı baskısını meşrulaştırma gayretlerini beyhude bir çaba olarak görüyorum. Ben yüksek faize karşı olduğumu tekrar açıklıyorum, açıklamaya da devam edeceğim. Yüksek faizin olduğu bir ülkede enflasyonun düşmesi mümkün değildir. 2018 yılı büyük başarılara imza attığımız bir yıl olacaktır.”

Gözler önce FED ardından TCMB’de

Amerikan Merkez Bankası FED’in bu akşam yılın son FED Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında (13 Aralık) açıklayacağı faiz kararı konusunda neredeyse herkes hemfikir. FED gösterge faizi 25 baz puan artıracak böylece 2017’de üçüncü faiz artışını gerçekleştirmiş olacak. Piyasalar esas olarak FED Başkanı Janet Yellen’ın 2018 ve 2019 yılları için vereceği işaretlere odaklanacak.

Türkiye, FED’in açıklamalarından sonra TCMB’nin Perşembe 14:00’da yapacağı açıklamayı takip edecek. 4 Aralık’tan bugüne kadar faizlerde anlamlı bir artış olacağını fiyatlayan piyasalar TCMB’nin bu konudaki tavrını merakla bekliyor. BloombergHT Araştırma Bölümü’nün yaptığı ankete katılan 21 kurumun beklentisine göre geç likidite penceresi (GLP) faizinde 100 baz puan artırım olabilir. Ankete katılan kurumların hiçbiri alt bant ve haftalık repoda değişiklik beklemezken, üst bantta katılımcılardan üçü artırım bekliyor. Diğer tüm kurumlar üst bantta değişiklik beklemiyor.

Geç likidite penceresinde ise iki kurum faizin sabit bırakılmasını, bir kurum 25 baz puan artırılmasını, dört kurum 75 baz puan artırılmasını, dokuz kurum 100 baz puan artırılmasını, bir kurum 125 baz puan artırılmasını, bir kurum 150 baz puan artırılmasını, bir kurum 175 baz puan artırılmasını, bir kurum 225 baz puan artırılmasını bekliyor.

BloombergHT’nin anketinde de görüldüğü gibi GLP faizindeki artışın 25 ile 225 baz puan arasında olması bekleniyor. Tahminlerini kamuoyu ile paylaşan kurumlara bakarsak; Capital Economics 25 baz puanlık bir artış beklerken Radobank faizin 150 baz puan artacağı fikrinde. JP Morgan, S&P, Unicredit ve Goldman Sachs ise 100 baz puanlık bir artış bekliyor.

yb

Diğer tahminlere baktığımızda, İş Portföy Başekonomisti Nilüfer Sezgin GLP faizinde 75 baz puanlık bir artış beklerken TMV Consulting Yönetici Direktörü İnanç Sözer 150 baz puanlık artış öngörüyor.

tb2

Faiz kararı TL’yi nasıl etkiler?

TL, Aralık ayı içerisinde dolar karşısında yaklaşık %2 değer kazanarak gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en iyi performansı gösterdi. TCMB’nin 14 Aralık’taki toplantısında faizleri değiştirmemesi TL’nin başta dolar olmak üzere diğer para birimlerine karşı hızla değer kaybetmesine yol açacaktır. Böyle bir adım sonrasında dolar/TL’nin yeni rekorlar kırması kimseyi şaşırtmaz. Eğer TCMB faizleri artırırsa bu sefer artışın düzeyi TL’nin kısa vadeli seyri için belirleyici olacaktır. Bu noktada kritik eşik 100 baz puan. TCMB, GLP faizini 100 baz puan artırarak %13.25’e çekerse TL’deki değerlenmenin bir süre daha devam etmesi muhtemel. Faiz artırımı 100 baz puanın ne kadar üzerinde olursa TL’de güçlü bir ralli olası o kadar yüksek olur. Faiz artırımı 25-50 baz puan olması durumunda ise piyasa beklentisinin karşılanmayacağı ve TL’nin yeniden zayıflama trendine girmesi muhtemel.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus