Meksika’da medya: İpler devletin elinde

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

New York Times gazetesinde yer alan habere göre, Meksika’da faaliyet gösteren medya kuruluşları, devletten aldıkları reklamlar sayesinde ayakta duruyor. Ancak devlet kaynaklarına artan bu bağımlılık medya kuruluşlarının yayın özgürlüklerini ortadan kaldırıyor. Son beş sene içerisinde Meksika hükümeti tarafından medya kuruluşlarına verilen reklamların hacmi 2 milyar doları aşmış durumda. Birleşmiş Milletler Meksika Özel Temsilcisi David Kaye’ye göre, gelişmekte olan ülkelerde de görülebilen bu durum Meksika’da olağanüstü boyutlara ulaşmış durumda.

New York Times tarafından yapılan mülakatlar, devlet yetkililerinin düzenli bir şekilde medya kuruluşlarının haber akışlarına müdahale ettiğini ortaya koyuyor. Sansasyonel haberler ya yumuşatılarak yayınlanıyor ya da hiçbir zaman yayınlanmıyor. Ülke genelinde yürütülen araştırmalar, her üç gazeteciden ikisinin oto-sansür uyguladığını ortaya koyarken, gazeteciler bunu ölüm korkusunun yanında reklam baskısı yüzünden yaptıklarını söylüyor. Yerel bir derginin editörü olan Enrique Krauze, profesyonel gazetecilerin ülkedeki pislikleri haberleştirmek istemeleri halinde ne devletten ne de özel şirketlerden para bulamayacaklarını söylüyor. Derginin direktörü olan Marce Levario’a göre ise bu paraların kesilmesi durumunda Meksika’da medya diye bir şey kalmaz.

Ekran Resmi 2017-12-27 12.52.21

Medya kuruluşlarının devlet ile tek bağı ise reklam gelirleri değil. Hükümet yetkililerin ve yerel yöneticilerin zaman zaman reklam sınırlarının dışına çıkarak, gazetecilere rüşvet verdiği belirtiliyor. Savcılara göre, böylesine yoğun bir para akışının tek amacı ise siyasi programa destek sağlamak. Öte yandan, ülke genelinde faaliyet gösteren çeşitli medya kuruluşlarının aynı zamanda devletten kamu ihaleleri alan holdinglerin parçası oldukları da biliniyor.

Medya ile devlet arasında oluşan bu model, kendi imkanları ile güçlükle ayakta duran yayın organlarını da tehdit ediyor. Yirmi yıl öncesinde muhalif çizgisiyle bilinen La Jornada gazetesi, içine düştüğü finansal açmazdan devletin reklam desteği ile kurtuldu. Ancak eleştirmenlere göre, bu sürecin sonunda gazete yayın bağımsızlığını kaybetti. Levario, Le Jornada gazetesinin artık Başkan’ın sözcüsü durumuna geldiğini vurguluyor.

Ortaya çıkan bu tek taraflı para akışına karşın, Anayasa Mahkemesi kasım ayında aldığı kararla, kamu finansman akışlarının tarafsız bir şekilde düzenlemesi gerektiğini karara bağladı. Ancak Başkanlık tarafından yapılan açıklamada reklam harcamalarının, halkın bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi amacıyla anayasal güvence altına alınmış bir hak olduğu belirtildi ve devam edeceği vurgulandı.

Gazetecilik Meksika’da ne anlama geliyor?

Reforma gazetesinin işe alım biriminde editör olan Diana Alvarez ise işe alım mülakatlarındaki gözlemleri ışığında, Meksika’da gazeteciliğin çok değişken anlamları olduğunu söylüyor. Alvarez, geçtiğimiz yıllarda büyük bir gazetede çalışan ve gazetecilik alanında yüksek lisansı olan bir adayın, gazetedeki görevini “ülke genelinde yayımlanan gazeteleri tarayarak, devlet yetkilileri hakkında çıkan olumsuz gazete kupürlerini dosyalamak” olarak tanımladığını belirtiyor. Habere göre, bu dosyalar daha sonra yetkililere ulaştırılarak, yöneticilerin imajlarının düzeltilmesi için bir yol haritası oluşturuluyor.

Alvarez, konuştuğu bir başka “yazı işleri” adayının ise gazeteye daha fazla reklam geliri getirme konusunda fikirlerini paylaştığını anlatıyor.  Alvarez, adayın “önce yayımlanacağı izlenimi vereceğimiz eleştirel bir yazı ile ısıyı arttıracağım, sonrasında ise reklam anlaşması ile ateşi söndüreceğim” dediğini aktarıyor.

Medya-devlet ilişkisinde soru işaretleri artıyor

Ancak muhalefetin lideri ve başkanlık adayı Ricardo Anaya ve ailesi hakkında El Universal gazetesinde yer alan iddialar medya-devlet tartışmalarında yeni bir perde açtı. El Universal’ın haberine göre, Anaya siyasi mevkilerini kullanarak hem kendisine hem de ailesine maddi menfaat sağlamıştı. El Universal gazetesi habere konu gayrimenkullerin detaylı listelerini de yayınladı. Ancak mahkeme kararına göre, haberin tek eksikliği gerçekliğiydi. Haberin yayınlanmasından kısa süre sonra, habere konu gayrimenkullerin Anaya’nın siyasi yaşamından önce edinildiği belgelendi.

Ülke genelinde faaliyet gösteren gazeteler arasında en fazla devlet kaynaklı reklam gelirine sahip olan El Universal gazetesinin yayın çizgisi gazete açısından önemli sonuçlar doğurdu. Yaşanan tartışmalar sonucunda temmuz ayında altı köşe yazarı ve gazeteye birçok ödül kazandırmış olan araştırmacı gazeteci Salvadar Frausto gazeteden ayrıldı.

Gazetenin yayımlamadığı haber, internet medyasında ödül kazandı

2015 senesinin Ocak ayında, El Universal gazetesinde çalışan, gazeteci Laura Castellanos, 16 kişinin yaşamını yitirdiği ve federal polisin de içinde yer aldığı bir çatışmayı incelemesi için bölgeye gönderildi. Bir süredir öz savunma gruplarının, organize suçlarla mücadele kapsamında silahlanmasını yakından takip eden Castellanos konu hakkında uzman kabul ediliyordu. Çatışmayı önemli kılan bir diğer nokta ise, Başkan’ın yakın müttefiki olan Alfredo Castillo’nun çatışma sonrasında olayları incelemesi için bölgeye yollanmış olmasıydı. Castillo inceleme sonrasında yaptığı açıklamada ölümlerin federal polis ile silahlı saldırganlar arasında meydana gelen çatışmada gerçekleştiğini duyurdu.

Castellanos ise çalışmalarının sonucunda farklı bir sonuca ulaştı. Federal polis, silahsız ve bir kısmı diz üstüne çökerek teslim olmakta olan şüphelileri vurarak öldürmüştü. Castellanos ve gazetenin editörleri bu duruma şaşırmamıştı. Ancak 2,5 aylık bir süre boyunca haberin yayınlanmaması ve haber kaynaklarından bir tanesinin işkenceye maruz bırakılarak öldürülmesi Castellanos’u endişelendirdi.

Castellanos’un çabaları sonucunda, haber, gazeteci Carmen Aristegui’nin kurmuş olduğu haber sitesinde yayınlandı. El Universal gazetesi haberin “standartlarının altında” olması sebebiyle yayınlamadığını söylese de Castellanos’un haberi Meksika’nın en önemli gazetecilik ödülü olan ulusal araştırmacı gazetecilik ödülüne layık görüldü.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus