CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu Medyascope’a konuştu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Söyleşinin tam metni:

Yayına hazırlayanlar: Gamze Elvan – Sahra Atila

Medyascope TV özel yayınından merhaba! Bu özel yayında CHP İstanbul İl Başkanlığı’nA geçtiğimiz hafta sonu seçilen Canan Kaftancıoğlu’yla konuşacağız. Canan Hanım’la yayın yapmamızın sebebi bugün kendisi Ankara’da, AKP grup toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eleştiri demeyelim de daha da ötesi suçlamalrına maruz kaldı. Öncelikle Canan Hanım’la bunu konuşacağız. Canan Hanım, merhaba!

Canan Kaftancıoğlu: Merhabalar, iyi yayınlar diliyorum!

 Teşekkürler efendim. Öncelikle şunu sorayım. Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hakkınızda söylediklerini dinlediniz. Öncelikle nedir tepkiniz? Neler söylemek istersiniz bu sözlere karşılık?

Vallahi ben dinledim, izledim hiçbir şey hissetmedim. Çünkü ben mevcut yapının, AKP Genel Başkanı’nın da her zaman gerçeklikten uzak, kamuoyunu yanıltmaya dönük, geçmişte olduğu gibi yaptığı işleri bildiğim için “yine aynı şekilde davranmaya devam ediyorlar” diye düşünerek yayını izledim.

Burada sizin İstanbul İl Başkanı seçilmenizden dolayı bu sözlere muhatap kalmanızdan bir anlam çıkarmak gerekir mi?

Kuşkusuz gerekir, bence asıl çıkarılması gereken mana bu. Çünkü ben İstanbul İl Başkanlığı’na adaylığımı koyup o yarışa girerken söylediğim çok net bir şey vardı ve buna inanmasaydım o yarışa girmezdim, bunu da ifade edeyim. Benim söylediğim çok net şey, önümüzdeki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin alınacağına olan inancımdı ve bunu gerçekleştireceğimi biliyor olmamdı ve ben bu yarışı bunu söyleyerek  “İstanbul’u alan Türkiye’yi de alır” büyük iddiasını ortaya koyarak adaylığımı koymuştum. Bu gelen saldırılardan sonra görüyorum ki hep birlikte biz örgütümüzle birlikte ne kadar doğru bir iş yapmışız. Dolayısıyla ben CHP’de uzun yıllarda siyaset yapan, farklı yönetim kademelerinde bulunan biri olarak, geçmişte paylaştığım kimi paylaşımların hatta geçmişte paylaşmadığım halde üretilerek dolaşıma sokulan kimi yaklaşımlar da saldırıların olmasını bulunduğum noktanın ve yaptığım işin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha bana hissettirdi.

Peki, efendim çok merak edilen bir şey, kongre günü aslında bir tweet vardı ki dikkatimizi çekti. Halk Tv tarafından atılmış bir tweetti, bu. Ermeni Soykırımı’na ilişkin sizin yazdıklarınız üzerineydi. Bu tweeti nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hemen açıklayım: Ben nerede paylaşıldığını inanın bilmiyorum çünkü ben işime gücüme baktığım için birileri gibi dedikodu ya da art niyetli mekanizmalar üzerinden iş yapmadığım için bilmiyorum. Ama ben kendi yaptığımı ya da durumumu size söyleyebilirim; benim tweetimde yazan tek şey bir tarihte, -sizlerin de hatırlayacağınız gibi- İstanbul’da Ermeni Soykırımı yürüyüşü yapılmıştı. Ben de sosyal demokrat, insan hakları mücadelesi veren bir insan olarak birçok İstanbul’da yapılan birçok eyleme, etkinliğe katılmış biri olarak benim Twitter’ımda Ermeni Soykırımı’nı, yürüyüşün başladığını -yani yürüyüşün adı bu zaten- ve o yürüyüşe dair birtakım şeyler yazmıştım. Ama onun dışında dolaşıma sokulanların hiçbiri benim tweetim değil.

Taş atan bir kadın fotoğrafı var. O siz misiniz?

Onu söylemeyi çok ayıp buluyorum ben. Şundan dolayı; taş atan kadın fotoğrafı her kimse yani şu anda neredeyse, günlerdir “Canan Kaftancıoğlu” diyerek sosyal medyada ve televizyonlarda linç ediliyor. Ben kendimden çok o kadının her kimse hakları gasp edildiği için onun adına üzülüyorum. Benim olmadığım aşikar ama benim olmadığım bilinen birinin de bir AKP Genel Başkanı’nın grup toplantısına kadar göstermesi de düştükleri aczin bir sonucudur diyorum.

Peki bu durumda parti içinde ya da sosyal demokrat çevrelerden de bu tweetleri eleştiren kritik edenler var ki bahsettiğim aslında televizyon kuruluşu Halk TV’de da bunlardan biri. Bunlara bir anlam yüklemek gerekir mi?

Şöyle, elbette bir anlam yüklemek gerekir hatta bir anlam değil bence çok anlam yüklemek gerekir. Bunu şöyle söyleyebilirim; ben Canan Kaftancıoğlu olarak ve birlikte siyaset yaptığım, yol yürüdüğüm arkadaşlar olarak geçmişten bugüne kadar hani ne söylediğin, ne yaptığınız, politik olarak nerede durduğunuz ve bundan sonra ne yapacaklarını bilen insanlar olarak ne yazık ki, ne yazık ki kimi çevreler tarafından bunlar üzerinden olan ya da olmayan tweetler ya da paylaşımlar üzerinden yıpratılmaya çalışılıyoruz. Bunun elbette bir çok anlamı var ama en önemli anlamı o birçok anlamının bir kısmını biz parti içinde, kendi, içimizde konuşulur çözeriz o apayrı bir tartışma konusu ama dış kamuoyuna verilmesi, verdiği mesaj açısından en büyük anlamı biz CHP olarak, bizler olarak hep birlikte büyükşehir ve Türkiye’yi kurtaracak bir yapı olmamızdan kaynaklı duyulan rahatsızlık en büyük anlamdır bence.

Peki hiç parti yönetiminden ya da tabandan “Canan Hanım bakın böyle bir durum varmış” türünden ima yolunda istifa mesajı aldınız mı?

Hayır, hayır, hiç böyle bir şey almadım. Tam tersi beni şaşırtacak derecede -ben bu kadarını açıkçası beklemiyordum- hem parti örgütünden sadece İstanbul’dan değil Türkiye’nin her yerinden parti dışı, demokrasiye, adalete, insan haklarına inana her türlü çevreden bunun içerisinde sağcısı, solcusu, muhafazakârı aklına gelen her düşünceden insanları arayarak “Biz sizin yanınızdayız ve söylediğiniz ve yaptığınız her şeyin doğru olduğunu düşünüyoruz sizinle birlikte yol yürümeye hazırız” diye sayısız binlerce mesaj aldım. Parti yönetiminden de hiç bir şekilde istifa vesaire gibi bir şey olmadı. Çünkü ben CHP İl Başkanlığı Adayı olduğumda örgütüme ne olduğumu ne yapacaklarımı ve hep birlikte gerçekleştireceğim büyük hayalimizdi. Anlatarak o sandıktan çıktık ve örgütümün buna inanmasıyla il başkanı oldum. Dolayısıyla söylediğiniz anlamda hiç bir şey olmadı.

Canan Hanım son sorum;  bu saldırıların veya eleştirilerin nasıl adlandırılırsa artık kadın olmanızla bir alakası olduğunu düşünüyor musunuz?

Şöyle sadece kadın olmamla alakası olduğunu düşünmüyorum ama kadın olmamın da bu erkek egemen bakışa bir rahatsızlık verdiğini hissediyorum. Herhalde diğer sorunları mevzuları bir kenara bırakırsak erkek egemen yapıda yaptıklarıyla, ettikleriyle, duruşuyla var olabilmiş şimdilik diyelim bir kadının kimilerini rahatsız etmesi kabul edilemez ama anlaşılır.

Canan Hanım çok teşekkürler yayınımıza katıldığınız için, kolaylıklar diliyorum.

Çok teşekkür ederim. İyi yayınlar diliyorum.

Evet Medyascope TV özel yayında konuğumuz İstanbul İl Başkanlığı’na seçilen Canan Kaftancıoğlu’ydu. Bizi izlediğiniz için teşekkür ederiz. Görüşmek üzere.

 

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus