Suudi Veliaht Prensi nükleer yarışta hedef alınca İran’dan cevap gecikmedi: “O hayal dünyasında yaşayan, toy biri”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Salman ABD merkezli CBS kanalından Norah O’Donell ile Perşembe günü, tamamı pazar günü yayınlanacak, bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajın yayınlanan bölümlerine göre Prens Salman’ın hedefinde İran bulunuyor.

Reuters’ta yer alan habere göre, Prens Salman röportajda “Suudi Arabistan nükleer bombası olsun istemiyor ama hiç şüphe yok ki İran nükleer bomba geliştirirse biz de mümkün olduğunca çabuk aynısını yaparız” diyerek İran’a rakip olma iddiasında bulundu. Böylelikle zaten bölgede nükleer güce sahip olma üzerinden çatışma potansiyeli barındıran rekabette yer edinmeye çalışacağını ifade etmiş oldu.

On yıllardır ihtilaf içindeki Suudi Arabistan ile İran arasındaki ilişkiler yine gerginleşiyor

Sunni İslamcı Suudi Arabistan ile Şii İslam’ın savunucusu İran on yıllardır ihtilaf içerisinde. Bu iki ülke Ortadoğu’da ve ötesinde bir nevi vekâlet savaşı yürütüyor. İki ülke, Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen’deki politik krizlerde ve askeri çatışmalarda rakip gruplaşmalarda yer alıyor.

Ocak 2016’da Suudi Arabistan’ın, Şii din adamı Şeyh el Nimr’i idam etmesi nedeniyle Tahran’daki Suudi Arabistan Büyükelçiliği önünde çeşitli protesto gösterileri olmuş ve bunun üzerine Suudi Arabistan İran ile diplomatik ilişkilerini kesmişti. Aralık 2017’de ise İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Riyad’ın Yemen’deki bombardımana son vermesi ve İsrail ile bir nevi müttefiklik şeklindeki ilişkisini sonlandırılması şartlarıyla Suudi Arabistan ile ilişkilerin düzelebileceğini açıklamıştı. Hasan Ruhani döneminde azaltılmaya çalışılan gerginlik Prens Salman’ın nükleer bomba geliştirmekle ilgili açıklamaları sonrası yeniden artmış oldu.

 

 

 

Veliaht Prens, röportajda ayrıca İran’ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney’i, Nazi lideri Adolf Hitler’e benzettiği daha önceki açıklamalarını yineledi. Hamaney hakkında “bir dönem yayılmak isteyen Hitler gibi, Ortadoğu’da kendi projesini yaratmak istiyor” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

Veliaht Prens Salman’ın açıklamalarına İran’dan cevap gecikmedi: “… O hayal dünyasında yaşayan toy biri”

Kendisiyle yapılan röportaj boyunca İran’ın gücünün önemini azaltma eğiliminde olan Prens Salman’ın açıklamalarına İran’dan da cevap gecikmedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi “Onun sözleri bir yanıtı hak etmiyor” dedi ve Kasımi, Prens Salman hakkında ayrıca “O politika hakkında öngörü eksikliğinden kaynaklanan keskin sözler dışında hiçbir fikre sahip değil. Çünkü o hayal dünyasında yaşayan, toy biri” ifadelerini kullandı.

Riyad, dünya büyük güçleriyle Tahran arasında gerçekleştirilen İran’ın nükleer enerji programını frenlemesi karşılığında onun üzerindeki ekonomik yaptırımların hangilerinin kaldırılacağı ile ilgili olan 2015 anlaşmasını da tartışmaya açıyor.

Bununla birlikte Veliaht Prens Salman’ın açıklamaları ABD’nin Ortadoğu’daki en başat müttefiki İsrail için de sonuçlar doğuruyor. Bir süredir İran’a karşı İsrail ile Suudi Arabistan arasında bir müttefiklik ilişkisi geliştiği, hatta İsrailli ve Suudi yetkililerin Mısır’ın arabuluculuğunda Kahire’de çeşitli görüşmeler gerçekleştirildiği iddia ediliyor. Suudi hava sahasından İsrail uçaklarına uçuş izni verilmesi ve Mısır ile Suudi Arabistan’ın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan ederek tartışmaları arttıran ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail-Filistin sorununa yönelik çözümünü Filistin yönetimi başkanı Mahmud Abbas’a kabul ettirmeye çalıştığı da duyumlar arasında.

İsrail uzun zamandır İran’ın nükleer gücünü geliştirmesinin bölgede Farisi gücün karşısında konumlanan Arapların da nükleer güç geliştirmesini tetikleyeceğini ve bunun bölgenin halihazırdaki dengesini bozacağını iddia ediyor. 1970’de bağıtlanan ‘Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na (NPT’ye) taraf olmayan İsrail, eğer Arap komşuları ve İran ile bir barış durumunda olsaydı, bu anlaşmanın kontrol ve denetimleri kabul edilebilir olurdu fikri üzerinden antlaşmaya taraf olmamasını meşrulaştırıyor.

Suudi Arabistan’ın nükleer güç geliştirme programı

Bir süredir Veliaht Prens Salman’ın petrole ekonomik bağımlılığı azaltmak için giriştiği ekonomik reformların bir ayağı olarak sivil nükleer enerji kapasitesini geliştirmeye yönelik planlar içerisinde olduğu belirtiliyor. Dünyaca ünlü petrol ihracatçısının söylediğine göre, Suudi Arabistan yalnızca barışçıl kullanım için nükleer teknoloji geliştirmek istiyor fakat Suudi Arabistan’ın nükleer yakıt üretmek için uranyum zenginleştirip zenginleştirmeyeceği konusu ise açık değil ve ayrıca bu süreç nükleer silahların geliştirilip geliştirilmeyeceği ile de ilgili.

Veliaht Prens Salman’ın yorumları gelecek hafta ABD’ye yapacağı ziyarette nükleer güç geliştirmesiyle ilgili şirketlerle yapacağı görüşmeleri de etkileyebilir. ABD şirketleri başka bir ülkeye nükleer teknoloji transferini ancak o ülkenin ABD ile anlaşma yapması şartıyla gerçekleştiriyor. Bu anlaşmaya göre, anlaşma yapılan ülkenin nükleer teknolojisinin geliştirilmesi sürecinden yurt içi uranyum zenginleştirme ve tüketilmiş nükleer yakıtların ön işlemesi hariç tutuluyor ki bunlar nükleer teknolojinin askeri kullanımı için gerekli adımlar.

Daha önceki açıklamalarda Suudi yetkililer bir gün uranyum zenginleştirme ihtimalini önleyecek herhangi bir anlaşmayı imzalamayacaklarını belirtmişti. Buna karşın, Riyad, bütün nükleer faaliyetlerin barışçıl amaçlara yönelik olarak uluslararası antlaşmalar tarafından tanımlanmış sınırlar dahilinde sınırlandırılmasını kapsayan nükleer enerji programı hakkında ulusal politikasını salı günü onayladı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus