Feminist yazar Germaine Greer: “Tecavüz davalarında beyan esas alınmalı ama cezalar da hafifletilmeli”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Avustralyalı yazar ve feminist akademisyen Germaine Greer toplumun tecavüze bakışını alt üst etmek istediğini söylüyor. Nitekim Galler’deki Hay Edebiyat Festivali’nde yaptığı konuşma tümüyle bu amaca dönüktü.

download

“Tecavüzlerin çoğu aslında zarar vermiyor. Ama tecavüzün büyük bir cinsel şiddet suçu olduğu söyleniyor. Oysa çoğu -kocaların eşleri istemese dahi onları cinsel birleşmeye zorlaması gibi- tembellikten, pervasızlıktan ve duyarsızlıktan kaynaklanıyor. Tecavüzü korkunç bir şiddet eylemi olarak değil, rızaya dayalı olmadığı için iletişimin ve duyarlılığın olmadığı, aşkın bahsinin geçmediği kötü bir cinsel ilişki olarak düşünelim”. Greer’in konuşmasının ayrıntılarını Guardian gazetesinin haberinden özetle aktarıyoruz:

Greer dinleyicilerini, tecavüz suçunu işleyenlere ağır hapis cezaları yerine, “200 saatlik kamu hizmeti” ya da “kollarına, ya da yanaklarına vurulacak ‘T’ dövmesi” gibi cezalar verilmesini isteyerek de sarstı. Gerekçesi ise gerçekten şiddet içeren nadir vakalar dışında, hukuk sisteminin tecavüze karşı işlevsiz kalmasıydı. 79 yaşındaki yazar, tecavüz davalarının çoğunda avukatların mağdurun rızası olduğunu ileri sürdüğünü, kadınlarınsa bir çok vakada şiddet uygulandığına dair “delil” sunamadığı için rencide edici sorgulamalara maruz bırakıldığını anlattı ve “neden kadının beyanına inanıp cezaları hafifletmiyoruz?” diye sordu:  “Eğer beyan esastır, beyanımız delil sayılmalıdır diyorsak, o zaman tecavüzün cezasını da hafifletmeliyiz” dedi.

Greer, özellikle feministlerden tepki alacağının da farkındaydı ama aldırmadı:

“Bakın size ne söyleyeceğim: Penisin öldürücü bir suç aleti olduğuna, bütün kadınların bu öldürücü silahtan korkarak yaşadığına inanmak isteyebilirsiniz ama bu saçmalıktan başka bir şey değil. Bu doğru değil. Penis korkusu içinde yaşamıyoruz. Bir adam sizi penisi ile öldüremez”.

18 yaşındayken kendisinin de tecavüze maruz kaldığını anlatan Avustralyalı yazar, şiddet içeren tecavüz vakalarında ise, mahkemelerin penisin penetrasyonuna değil, şiddet cürümüne yoğunlaşması gerektiğini savundu. Toplumun kadınları tecavüzün onları yıkması gerektiğine inandırmak istediğini söyleyen yazar, “hayır, yıkılmıyoruz, ama çok, çok öfkeleniyoruz” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus