Polonyalı yargıçlar: İktidarın hedefindeyiz, bağımsızlığımız tehlikede

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Polonya’da 2015 yılında iktidara gelen milliyetçi, muhafazakar Hukuk ve Adalet Partisi’nin (PiS) yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı ilkelerini tehlikeye attığı gerekçesiyle sert eleştirilere neden olan yargı reformu düzenlemelerinden biri daha 1 Temmuz itibariyle yürülüğe giriyor. Buna göre ülkenin en üst düzeydeki yargı organı olanı Ulusal Yargı Konseyi’nin üyelerinden %40’ı 1 Temmuz itibariyle zorunlu olarak emekliliğe ayrılacak.

Reform kapsamında Konsey üyelerinin yargıçlar tarafından değil parlamentonun beşte üçlük çoğunluğu tarafından seçilmesini sağlayan yasa da daha önce yürülüğe girmişti. Yargıçların atanması ve görevdeki yargıçlar hakkındaki şikayetlerin incelenmesi gibi görev ve yetkileri bulunan Konsey’e yönelik bu değişikliklerle ilgili olarak Guardian gazetesine demeç veren Polonyalı yargıçlar, özellikle siyasi açıdan hassas davalara bakan yargıçların büyük baskı altında olduğunu söylemişler. Haberi özetle aktarıyoruz:

Polonya’nın üst düzey yargıçlarından üçü, iktidarın hedefinde olduklarını, kendilerine karşı “gözdağı verme ve taciz etme” amaçlı bir nefret kampanyasının yürütüldüğünü söylüyor. Ulusal Yargı Konseyi’nin eski sözcülerinden Krakow bölge savcısı Waldemar Zurek, “Devlet düşmanı ilan edildim” diyor. Zureck, Konsey’in sözcüsü olarak yargı bağımsızlığına ilişkin açıklamaları ertesinde, iktidar yanlısı medyanın özel hayatına ilişkin yalan haberler yayınladığını, telefonla ve mail yoluyla taciz edici tehditkar mesajlar almaya başladığını anlatıyor. Dahası otomobilinin arka lastiğinin “şüpheli bir şekilde” patlaması gerekçe gösterilerek hakkında dava da açılmış. “Savcılık bu soruşturmayı, kişisel yaşamıma dair beni itibarsızlaştırmalarını sağlayacak bilgi toplamak için kullandı. Attığım her adımımı izlediklerini bilmemi istiyorlar” diyor.

Varşova bölge yargıcı Wojciech Łączewski de benzer deneyimler yaşamış. 2015 yılında üst düzey bir PiS üyesi olan Mariusz Kamiński’yi görevini kötüye kullanmaktan 3 yıl hapis cezasına mahkum etmiş. Fakat PiS’in adayı Andrzej Duda Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanır kazanmaz Kamiński için af çıkarmış, üstüne de Kamiński İstihbarat Servislerinden Sorumlu Bakan olmuş. Bu kez Łączewski hakkında Kaminski davasında gizli ajanlardan birinin kimliğini ifşa ettiği gerekçesiyle dava açılmış. O da meslektaşı gibi, o günden bugüne istihbarat servisi tarafından, kendisine özellikle hissettirilerek ama yasadışı bir şekilde izlendiğini anlatıyor. Polonya anayasa mahkemesinde avukat olan eşi de, arşive sürgün edilmiş. “Yoruldum, koca bir devlet var karşımda” diyor Łączewski. 2016 yılındaki bütçe oylaması sırasında muhalefet partisi milletvekillerinin oturuma katılmasını engelleyen iktidar partisi milletvekilleri aleyhinde dava açan yargıç Igor Tuleya da, hükümet yanlısı medya tarafından şeytanlaştırıldığını, tehdit mesajları aldığını, uyuşturucu müptelası olduğuna dair söylentilerle itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını anlatıyor.

Varşova’daki Helsinki Yurttaşlar Derneği’nden Małgorzata Szuleka, baskılardan ya da iktidardan şikayet eden yargı mensupları hakkında disiplin soruşturması açıldığını, 1 Temmuz’da Konsey’de emekliliğe ayrılacak yargıçların yerine, parlamento tarafından seçilecek olanların gelmesinden sonra baskıların daha da artmasının beklendiğini söylüyor. “Komünizm dönemindekine benzer uygulamalar bunlar” diyor Łączewski, “Beni mesleğimden ayırabilirler, ülkeden ayrılmaya zorlayabilirler ama içimdeki bağımsız yargıcı asla öldüremezler.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus