Avrupa’nın en istikrarlı parti sistemi dağılmak üzere: İsveç’te aşırı sağın açtığı gedik

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

London School of Economics’e bağlı Avrupa Enstitüsü’nde Nicholas Aylott ve Niklas Bolin imzalı analiz yazısında İsveç’te gerçekleştirilecek seçimler değerlendirildi. Yazının özetini paylaşıyoruz:

İsveç’te seçim ve seçim sonrası süreçleri oldukça basit geçerdi. Kimin kazanacağı, hükümeti kimin kuracağı ve olası hükümet gündemi genelde çoktan belli olurdu. Fakat bu kez durum farklı. Bunun sebebi ise aşırı sağcı partinin kısa bir sürede ülkenin en çok oy alan ikinci partisi konumuna gelmesi. Hükümetin nasıl kurulacağı ve kimlerin hükümette olacağının cevabı şimdiden zor bir konu.

Öte yandan, İsveç’te 1920’lerden bu yana sürdürülen (1980’lere kadar beş partili – 1980’den sonra iki partili – sistem büyük ihtimalle 9 Eylül’de yapılacak seçimlerden sonra yıkılmış olacak. 1980’lerden bu yana İsveç’te merkez-sağ blok ve merkez sol blok arasında geçen bir seçim yarışı vardı. Ancak çok yakında bu değişeceğe benziyor.

İsveç Demokratları (SD) adı ile 1980’lerde kurulan aşırı sağcı parti 2010 yılında ilk kez İsveç Parlamento’suna yani Riksdag’a girdi. 2014 yılında yapılan seçimlerde en çok oy alan üçüncü parti olmayı başardı. Bu seçimlerde oyların % 13’ünü alan parti bu kez kamuoyu yoklamalarında % 18 ile % 22 arasında görünüyor. Bu yükselişin arkasında İsveç’te birincil konu hâline gelen ve seçmenlerin çözülmesini istediği göç ve göçmenler konusu geliyor. SD bu konuyu kullanıyor – göçmenlerin ülkelerine gönderilmesini talep ediyorlar – ve ilk kez ne merkez-sağ ne de merkez sol hükümet kurabilecek seviyede bir oya sahip görünmüyor. Bu yüzden aşırı sağın partisi SD, İsveç siyaseti ve toplumu için hayati öneme sahip bir konuma yükseliyor.

İsveç’te seçim sonrası hükümet kurmak için iki seçenek ortaya çıkıyor. Ya merkez-sağ ve merkez-sol arasında bloklar arası bir anlaşma yapılacak ya da bu bloklardan biri SD ile anlaşıp hükümet kuracak. Öte yandan İsveç’te bir de tüm bu olaylar haricinde yükselen yeni bir parti var. Sol Parti. Merkez-sağ ve merkez-sol ne Sol Parti ile ne de SD ile anlaşmak istemiyorlar. Geriye çok az seçenek kalıyor. Merkez-sağdan bazı partilerin –Hrıstiyan Demokratlar gibi – SD ile anlaşma ihtimalleri var ve SD yeni bir muhafazakar blok kurmak için giderek daha fazla sesini çıkarıyor. Seçimler tüm bu seçeneklerin gerçekleşme ihtimallerini önümüze serecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus