Eleştirilerin odağındaki iç istihbarat servisi başkanının terfi etmesi Alman siyasetini karıştırdı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya’da, iç istihbarat servisi işlevi gören Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı Hans-Georg Maassen’in tenzilirütbe beklenirken İçişleri Bakanlığı’nda müsteşarlık görevine atanmasına eleştiriler devam ediyor.

“Aşırı sağ ile mücadelede yetersiz kalmakla” suçlanan Maassen’in görevden alınmasıyla ilgili karar; Başbakan Angela Merkel, koalisyon ortağı Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) lideri ve aynı zamanda İçişleri Bakanı Horst Seehofer ve koalisyonun diğer ortağı  Sosyal Demokrat Parti (SPD) lideri Andrea Nahles’in başkent Berlin’de yaptığı dünkü görüşme sonrası alındı. Başbakan Merkel’in Maassen’in görevden alınmasından yana olduğu, görüşmeden önce Alman basınında yer almıştı. Maassen’in amiri konumundaki Seehofer ise açıklamalarıyla, kendisini görevden almakta yetkili olduğu daire başkanına sürekli sahip çıkan bir çizgi izlemişti. Koalisyon ortağı SPD ve muhalefet partileri ise, Maassen’in görevden alınması konusunda diretiyordu. Alman basınında, Massen’in görevden alınması tartışmasının koalisyonu tehlikeye düşürdüğü yorumları yapılmıştı.

Koalisyon ortağından da eleştiri var

Uzun süredir eleştirilerin odağında yer alan Maassen’in daha yüksek bir pozisyon sayılan müsteşarlık görevine getirilmesine ise yalnızca muhalefet partileri değil, koalisyon ortağı SPD de tepki gösterdi. Maassen’in müsteşarlık görevine atanmasına SPD lideri Nahles’in de onay verdiğinin açıklanmasına rağmen, Genel Başkan Yardımcısı Ralf Stegner, görevden alma ve yeni atama kararının “felaket” olduğunu söyledi ve “Koalisyon konusunda SPD içindeki sabrın sınırının oldukça inceldi” diye konuştu. Partinin gençlik örgütü Juso’nun Başkanı Kevin Kühnert de Twitter hesabından yaptığı açıklamada; “Berlin’de neler olduğu konusundaki anlayışım sıfırın altında. Rasyonel olarak açıklayacak bir şey bulamıyorum” dedi. Genel Başkan yardımcılarından Natascha Kohnen daha ileri giderek İçişleri Bakanı Seehofer’in de istifa etmesini istedi.

Yeşiller Partisi Meclis Grubu Başkanı Katrin Göring-Eckardt, Maassen’in terfi ettirilmesini “inanılmaz bir sahtekarlık” olarak nitelendirirken, Sol Parti’den Dietmar Bartsch kararı “maskaralık” olarak değerlendirdi. Liberal FDP lideri Christian Lindner ise kararın “sadece kağıt üzerinde bir çözüm”  ve bir “tiyatro” olduğunu savundu.

Maassen neden hedefteydi?

2012’de başına geldiği Anayasayı Koruma Dairesi Başkanlığı görevinden alınarak, İçişleri Bakanlığı’nda müsteşarlık görevine getirilen Hans-Georg Maassen, üç hafta önce Saksonya eyaletine bağlı Chemnitz kentinde yaşanan aşırı sağcı ve yabancı düşmanı eylemleri hafife almakla eleştiriliyordu. Maassen kentte bir Alman’ın öldürülmesi sonrasında çıkan olaylarda, bazı aşırı sağcıların göçmenleri kovaladığı görüntülerin internette yayınlanmasının ardından, bunların “bilinçli olarak yayınlanan ve yanlış bilgiler içeren” görüntüler olduğunu savunmuştu. Ancak Dresden Başsavcılığı, Maassen’in aksine, görüntülerin gerçek olduğunu açıklamıştı.

Maassen ayrıca sağ popülist, İslam ve yabancı düşmanı çizgisiyle bilinen Almanya İçin Alternatif Partisi (AfD) yetkilileriyle gizli görüşmeler yapmak ve partinin izlediği aşırı sağcı politikalar nedeniyle Anayasayı Koruma Dairesi tarafından izlemeye alınmaması için nasıl davranmaları gerektiği konusunda taktikler vermekle de suçlanıyordu.

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus