Kadınların giremediği Athos Dağı, turistlerin ve Rusya’nın hedefinde

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

New York Times’ın haberinden alıntıdır

Rahip Theolothelis, 91, 26.6.1986; Rahip Kiprianos, 100, 14.8.1987. Asırlar önce ölmüş rahiplerin kafatasları ahşap raflarda sıra sıra dizili.

Üzerlerinde sahiplerinin isimleri yazan kafatasları, Yunanistan’ın kuzeyinde bulunan ve Doğu Ortodoks Kilisesi’nin manevi merkezi olan Athos Dağı’nda, Zenofontos Manastırı’nda sergileniyor. Bir kafatası daha felsefi bir mesaj taşıyor: “Kardeş, insanın yüceliğine bak.”

50 yaşında, kırçıl sakallı, temiz gri elbiseler içindeki Peder Jerome, rahiplerin kemiklerinin sergilenmesinin fanilik üzerine düşünmek için olduğunu açıklıyor: “Bugün buradasın, yarın yoksun. Ölümü her gün hatırlamak seni kötülükten alıkoyar.”

Kafatasları insanın gelip geçiciliğinin altını çizerken içinde 20 manastırın bulunduğu Athos Dağı, ebedi görünüyor. Rahipler burada yüzyıllardır her gün ilahiler söylüyor. 1976’da manastırı harabeye dönmüş şekilde bulan ve sonrasında yeniden kuruluşuna öncülük eden 79 yaşındaki Başrahip Aleksios, adadaki cemaatin bin yıldan fazla zamandır geleneklerini koruduğunu söylüyor: “Kilise’nin gelenekleri vardır, fakat Athos Dağı ilahi bir yer.”

Rus manastırının iskelesine yanaşan gemiden inen hacılar ziyarete hazırlanıyor.

Yarımada, Yunan adaları gibi sahilleriyle, çam ormanlarıyla ve 2000 metre yüksekliğindeki Athos Dağı’yla turistik bir alan olabilecek nitelikte. Fakat bölge, Kutsal Dağ Özerk Manastır Bölgesi adıyla rahipler tarafından yönetilen özerk bir bölge.

Athos Dağı’nın konumu.

Rahiplerin yerleşmesinden bu yana kadınlar “dikkat dağıttıkları ve koruyucu azize Bakire Meryem’e yersiz rekabet oluşturdukları” gerekçesiyle bölgeye kabul edilmiyor. Athos Dağı ve çevresinde tek bir otel, bar, dükkan ve televizyon yok. Kimse yarımada sahillerinde yüzmüyor ve günlük bir ziyaretçi kotası bulunuyor.

Uluslararası sorunların etkisi de bölgede hissediliyor. Yunanistan geçen yaz birkaç üst düzey Rus Ortodoks Kilisesi rahibine, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in özel ilgi gösterdiği bölgeye giriş vizesi vermemişti. Yunan yetkililer, Ekim Devrimi öncesi Çarlık Rusyası’nın yarımadaya ilgisinin yeniden canlanmasından korkuyor. 6. yüzyıldan beri rahiplerin bulunduğu yarımadadaki manastırlarda, halen kullanılan Gregoryen takviminden 13 gün geride olan Jülyen takvimi yürürlükte.

Hacılar iskelede gemi beklerken.

Çoğunluğu Yunan olan rahipler her gün kilisede 6 saat geçiriyor. Günde sadece iki öğün yemek yeniyor. Örnek bir menüde mercimek püresi, domates, zeytin, meyve ve su ya da şarap bulunuyor. Rahip Jeremiah hızlı yemek yediklerini, ortalama bir yemeğin 15 dakika sürdüğünü söylüyor.

İbadet vaktinin geldiğini duyuran bir rahip, “semantron” adı verilen ahşap çekiç ve bir parça tahtadan oluşan aleti çalarken.

Manastırlar şarap, zeytinyağı, bitki çayları ve hatta vücut kremleri de dahil olmak üzere kendi ürünlerini satıyor. Mesela, Vatopedi Manastırı’ndaki hediyelik eşya dükkanındaki bir ikonanın bedeli 17 bin dolar. Önceden eşeklerle ve hacılarla dolu yollardan şimdi lüks otomobiller geçiyor. Zenofontos marangozhanelerinde ağır işler ise Arnavut ya da Mısırlı işçilere yaptırılıyor.

Yabancı hacılar küçük bir kilisede.

Birçok manastırın üzerinde inşaat vinçleri görmek mümkün. Manastırların birkaçı hariç hepsi, Avrupa Birliği tarihi eserleri koruma fonu kapsamında yeniden inşa edilmiş.

Üst düzey hükümet ve kilise yetkilileri, Rusya’nın heybetli Rus manastırı St. Panteleimon’u geri kazanmak için 30 milyon dolar harcama yapmayı planladığını söylüyor. 2005’ten bu yana Athos genelinde hem kamusal hem de özel harcamalar, birkaç bağışçı ve uzman tarafından hazırlanan bir BBC raporuna göre 200 milyon dolara ulaşmış olabilir.

Yarımada üzerine politik vesayet savaşı

Putin, 2016’da Athos’u en son ziyaret ettiğinde, Rus basını liderlerinin adeta bir Bizans imparatoru gibi karşılandığını heyecanla bildirmişti. Yunan hükümeti ve kilise yönetiminden bazı yetkililer ise bu karşılaştırmayı endişe verici bulmuştu.

Mısırlı bir işçi Zenofontos Manastırı’nın yeni ahşap pencerelerine son dokunuşları kondururken.

Vatopedi’de bedava dağıtılan radikal gazeteler Rus Ortodoks Kilisesi’ni överken, Athos’u yetkisi altında bulunduran İstanbul Patriği 1. Bartholomeos’u düşman ajanı olmakla suçluyor. Rus ve İstanbul patrikhaneleri Ukrayna’da bağımsız bir kilise konusunda anlaşmazlık yaşıyor. Rus Ortodoks Kilisesi geçen pazartesi, cemaatinin Athos da dahil olmak üzere Bartholomeos’un yetkisi altındaki tüm kiliselerde komünyon ayinlerine katılmasını yasakladı. Ancak bunun hacıların ya da bağışçıların geleceğini nasıl etkileyeceği henüz belli değil. Rahip ve hacılar, Athos’a manevi sebeplerde geldiklerini söyleyerek siyasi soruları yanıtlamaktan kaçınıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus