İSTANBUL (Medyascope) – Mahir Çayan 15 Mart 1946’da doğdu. Türkiye’de 1968 gençlik hareketinden doğan solun en önemli teorik ve örgütsel figürlerinden biri oldu. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi’nin kurucu liderleri arasında yer alan Çayan, “Kesintisiz Devrim” metinleriyle Türkiye solunda strateji tartışmalarını etkiledi. Peki Mahir Çayan kimdir?

Bilmeniz gerekenler
1968 gençlik hareketi ve siyasal çizgisi
Mahir Çayan, Türkiye’de 1968 gençlik hareketinin içinden çıkan ama yalnızca öğrenci eylemleriyle sınırlı kalmayan bir figür oldu. Çayan, Türkiye solunda teorik-politik çizgi kurucu bir isim olarak anıldı.
1960’ların sonunda Türkiye solu içinde parlamenter mücadele, Millî Demokratik Devrim, Sosyalist Devrim ve silahlı mücadele tartışmaları sertleşti. Çayan’ın siyasal çizgisi de bu tartışmalar içinde şekillendi. Parlamenter mücadeleyi yetersiz gören Çayan, devrimci mücadelenin örgütlü, kesintisiz ve silahlı mücadele boyutunu içeren bir stratejiyle yürütülmesi gerektiğini savunan hatta yöneldi.
THKP-C’nin kuruluşu
Mahir Çayan’ın siyasi biyografisinin merkezinde Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi, yani THKP-C yer aldı. THKP-C, 1970’lerin başında Türkiye solunun silahlı mücadele stratejisini savunan ana örgütlerinden biri oldu. Çayan, bu yapının kurucu ve lider isimleri arasında anıldı.
THKP-C’yi aynı dönemde ortaya çıkan THKO’dan ayıran başlıklardan biri, Çayan’ın teorik metinlerinde daha sistematik biçimde ifade edilen devrim stratejisiydi. THKO daha çok Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve Sinan Cemgil gibi isimlerle; THKP-C ise Mahir Çayan’ın “Kesintisiz Devrim”, öncü savaş ve politikleşmiş askeri savaş kavramlarıyla birlikte hatırlandı.
Mahir Çayan’ın adını Türkiye sol tarihinde kalıcı kılan başlıklardan biri “Kesintisiz Devrim” metinleri oldu. “Kesintisiz Devrim II-III”, THKP-C’nin ideolojik, politik ve stratejik görüşlerini sistemli biçimde ortaya koyan temel metinlerden biri olarak değerlendirildi.
Çayan’ın bu metinlerde kurduğu hat, devrimi birbirinden kopuk aşamalarla değil, siyasal ve askeri mücadelenin iç içe geçtiği kesintisiz bir süreç olarak ele aldı. Bu nedenle Mahir Çayan, Türkiye solunda yalnızca bir örgüt lideri olarak değil, aynı zamanda devrim stratejisi tartışmalarını etkileyen bir teorisyen olarak da anıldı.
12 Mart Muhtırası ve THKP-C’ye yönelik operasyonlar
12 Mart 1971 Muhtırası, Mahir Çayan’ın hayatındaki en kritik kırılmalardan biri oldu. Muhtıra sonrasında sol örgütlere, öğrenci hareketlerine ve devrimci yapılara yönelik operasyonlar yoğunlaştı. THKP-C kadroları da bu sürecin hedefindeki yapılar arasında yer aldı.
Çayan’ın adı, THKP-C’nin 1971’deki silahlı eylemleriyle birlikte anıldı. Kaynaklarda, banka soygunları ve İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom’un kaçırılması gibi eylemler THKP-C’nin bu dönemdeki faaliyetleri arasında sayılıyor. Bu eylemler, 12 Mart sonrasında yürütülen operasyonların ve yargılamaların temel iddiaları oldu.
Maltepe Cezaevi firarı
12 Mart sonrasında tutuklanan Mahir Çayan, daha sonra Maltepe Cezaevi’nden firar etti. Bu firar, Çayan’ın Kızıldere’ye uzanan son siyasal sürecinin önemli halkalarından biri oldu.
Maltepe firarı sonrasında Çayan ve arkadaşları, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarını engellemek amacıyla yeni bir eylem hattına yöneldi.
Mahir Çayan ve arkadaşlarının Kızıldere’ye uzanan sürecinin merkezinde, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarını engelleme girişimi vardı. Mahir Çayan ve arkadaşları, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamını THKP-C ve THKO ortak eylemiyle engellemek için Karadeniz’deydi.
Bu süreçte Ünye’deki NATO radar üssünde görevli bir Kanadalı ve iki İngiliz teknisyen kaçırıldı. Grup, rehinelerle birlikte Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyüne geçti. Kızıldere, 12 Mart döneminin en sembol olaylarından biri olarak Türkiye siyasi tarihine geçti.
30 Mart 1972: Kızıldere
30 Mart 1972’de Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyünde Mahir Çayan ve arkadaşlarının bulunduğu ev güvenlik güçleri tarafından kuşatıldı. Mahir Çayan, Ertuğrul Kürkçü, Cihan Alptekin, Ömer Ayna, Sinan Kazım Özüdoğru, Hüdai Arıkan, Saffet Alp, Sabahattin Kurt, Ertan Saruhan, Nihat Yılmaz ve Ahmet Atasoy Kızıldere’de kıstırıldı. Günün sonunda Çayan’ın da aralarında olduğu 10 kişi ve rehineler hayatını kaybetti.
Kızıldere’den sağ kurtulan tek isim Ertuğrul Kürkçü oldu. Sol-siyasal hafızada “Kızıldere Katliamı” olarak anılan olay, Mahir Çayan’ın adını Türkiye devrimci hareketinin en sembol isimlerinden biri hâline getirdi.
Kızıldere’de Mahir Çayan’ın yanı sıra Cihan Alptekin, Ömer Ayna, Sinan Kazım Özüdoğru, Hüdai Arıkan, Saffet Alp, Sabahattin Kurt, Ertan Saruhan, Nihat Yılmaz ve Ahmet Atasoy hayatını kaybetti. Ertuğrul Kürkçü ise olaydan sağ kurtulan tek isim oldu.








